<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256</id><updated>2011-07-30T08:44:16.359-07:00</updated><category term='dişleri fırcalamak'/><category term='hamilelikte diş bakımı'/><category term='Diştaşı nasıl ortadan kaldırılır'/><category term='diş beyazlatma'/><category term='diş eti hastalıkları'/><category term='diş teli çeşitleri'/><category term='Dişeti Kanamaları'/><category term='beyaz dişler için'/><category term='Diş Eti Kanaması'/><category term='diş teli kullanımı'/><category term='ağız kokusunu önlemek'/><category term=': ağız bakımı'/><category term='diş bakımı'/><category term='dişetlerini tazelemek'/><category term='protez'/><category term='diş teli üçretleri'/><category term='diş sızlama'/><category term='Diş Sağlığı diş bakımı'/><category term='Periyodik Muayene'/><category term='diş teli fiyatları'/><category term='diş ipi nedir'/><category term='diş ağız sağlığı'/><category term='hamilelikte diş tedavisi'/><category term='diş teli'/><category term='diş implantı'/><category term='hamilelikte diş'/><category term='diş beyazlı bitkisel çözüm'/><category term='Dolgu Maddeleri'/><category term='Diş taşı temizletme'/><category term='ağız tedavisi'/><category term='Dolgu Nedir'/><category term='diş üzerindeki plak'/><category term='diş teli modelleri'/><category term='suna dumankaya'/><category term='diş beyazlatma teknikleri'/><category term='hamilelikte dişler için beslenme'/><category term='ağız sağlığı'/><category term='lazer ile dişbeyazlatma'/><category term='diş macunu seçerken'/><category term='diş koruması'/><category term='Diş eti kanaması nedenleri'/><category term='diş dolgusu'/><category term='Ağız Kanseri'/><category term='diş hassasiyeti'/><category term='diş bayazlatma yöntemi'/><category term='beyaz diş diyeti'/><category term='Diş eti iltihabı'/><category term='sağlığı'/><category term='diş temizliği'/><category term='diş ipi nasıl kullanılır'/><category term='Diş eti Kanamaları Nedenleri'/><category term='diş fırçalamak'/><category term='diş  beyazlatma'/><category term='Dişlerde Estetik Dolgular'/><category term='diş sağlığı'/><category term='Diş Eti'/><category term='Diş Eti Tedavi'/><category term='Dolgu Çeşitleri'/><category term='dişi temizleyince beyazlaşıyor mu'/><category term='diş etini güçlenmesi'/><category term='diş diyeti'/><category term='Diş Etleri'/><category term='Diş eti çekilmesi nasıl önlenir'/><category term='diş eti hastalığı'/><category term='diş teli resimleri'/><category term='ağız yaralanması'/><category term='Dişleri Gıcırdatmak'/><category term='diş eti kanamaları'/><category term='diş'/><category term='ağız kokusu'/><category term='Diş eti çekilmesinin sebepleri'/><category term='ağız bakımı'/><category term='diş implant ücret'/><category term='önemli bakımı'/><category term='flor'/><category term='çürük tedavisi'/><category term='imlatta lazer teknoloji'/><category term='sıcak hava dişleri sızlatıyomu'/><category term='diş bakım macunu'/><category term='Ağız kokusu neden olur'/><category term='beyaz dişler hayel değil'/><category term='Diş taşı temizliği'/><category term='beyaz dişler için bitkisel çözüm'/><category term='Dişeti çekilmesinin sebepleri'/><category term='diş ağrısı sebepleri'/><category term='diş muayenesi'/><category term='ağız yararları'/><category term='Dişeti Kanaması'/><category term='Estetik Dolgu'/><category term='bitkilerle diş beyazlatma'/><category term='diş eti çekimi'/><category term='Diştaşı nasıl temizlenir'/><category term='diş tedavisi'/><category term='hamilelikte diş sağlığı'/><category term='bembeyaz dişler'/><category term='agız sağlığının'/><category term='diş ağrısını geçirme yöntemi'/><category term='Çocuklarda daimi dişlerin Önemi'/><category term='diş kanaması'/><category term='Diş eti kanaması neden olur'/><category term='aft'/><category term='Diş fırçalama süresi'/><category term='amalgam dolgular'/><category term='lazer ile diş bakımı'/><category term='diş kanaması nedenleri'/><category term='diş implantı fiyatı'/><category term='Uyurken dişleri sıkmak'/><category term='Diş Macunu'/><category term='Diştaşı nedir'/><category term='diş eti tedavisi'/><category term='Dişeti çekilmesi'/><category term='diş ipi kullanımı'/><category term='Diş eti çekilmesi'/><category term='Diş Gıcırdatma'/><category term='Diş beyazlatmak'/><category term='hamilelikte ağız diş sağlığı'/><category term='diş ağrısı için evde yapılması gerekenler'/><category term='ağız hastalıkları'/><category term='diş fırçası seçimi'/><category term='diş çekimi'/><category term='diş çürükleri'/><category term='diş fırçalama'/><category term='Diş Etlerinde Kanama'/><category term='bitkilerle diş ağrısına son'/><category term='diş çürümesi'/><category term='diş dolguları'/><category term='diş düşmesi'/><category term='dental implant'/><category term='alkolsüz ağız gargarası yararları'/><category term='ağız diş sağlığı'/><category term='Doğal ağız gargarası'/><category term='Diş Telinin Zararları'/><category term='porselen dolgular'/><category term='Altın dolgular'/><category term='ağız kokusu nedenleri'/><category term='inley dolgular'/><category term='bembeyaz dişler için'/><category term='Diş eti iltihabının belirtileri'/><category term='neden dişler sızlar'/><category term='diş ipi kullanma tekniği'/><category term='ağız yararları tedavisi'/><category term='ağız kokusu tedavisi'/><category term='Diş gıcırdatma tedavi'/><category term='gümüş dolgular'/><category term='diş röntgönleri'/><category term='Kompozit reçine'/><category term='diş eti sağlığı'/><category term='diş gıcırdaması'/><category term='diş fırçası seçerken'/><category term='için kolay karışım'/><category term='implantta lazer'/><category term='ağız kokusu nasıl önlenir'/><category term='bembeyaz dişler için doğal öneri'/><category term='ağız kokusu nasıl giderilir'/><category term='sıcsak hadada soğuk içeçek'/><category term='diş eti bakımı'/><category term='diş beyazlatma formülü'/><category term='diş ipi'/><category term='Diş gıcırdatma nedenleri'/><title type='text'>Diş Sağlığı, Diş Bakımı, Diş Çekimi, Diş Dolgusu</title><subtitle type='html'>Diş Ssağlığı, Diş Bakımı, Diş Çekimi, Diş Dolgusu, Çürüksüz dişler, Bakımlı Dişler</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>103</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-7333664762145945127</id><published>2010-10-02T07:31:00.000-07:00</published><updated>2010-10-02T07:35:04.966-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş kanaması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Eti Kanaması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş kanaması nedenleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusu nedenleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusu nasıl giderilir'/><title type='text'>Ağız Kokusu ve Diş Eti Kanaması</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Ağız Kokusu ve Diş Eti Kanaması&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TKdCvG_O6eI/AAAAAAAABYE/N6SgwlcEsyU/s1600/a%C4%9F%C4%B1z+koosu.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 134px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523456845090318818" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TKdCvG_O6eI/AAAAAAAABYE/N6SgwlcEsyU/s200/a%C4%9F%C4%B1z+koosu.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Köşe yazarımız Diş Hekimi Özlem Öncü bizlere Ağız Kokusu ve Diş Eti Kanamaları hakkında önerilerde bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ağız Kokusunun Nedenleri:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ağız kokusu çoğunlukla ağız ve diş hastalıkları kaynaklı bir sorundur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;En çok rastlanan nedenleri şunlardır:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;■Diş çürüğü&lt;br /&gt;■Diş eti hastalığı&lt;br /&gt;■Hatalı yapılmış ya da eskimiş, kırılmış dolgu ve protezler&lt;br /&gt;■Diş ve diş eti abseleri&lt;br /&gt;■Sigara kullanımı&lt;br /&gt;■Ağız bakımının ihmali&lt;br /&gt;■Ağız kuruluğu (Ağızdan solunum, bazı ilaçlar, tükürük bezi hastalıkları kökenli kuruluk)&lt;br /&gt;Ayrıca:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;■Sinüs, akciğer, boğaz enfeksiyonları&lt;br /&gt;■Gastrit ve ülser gibi sindirim sistemi hastalıkları&lt;br /&gt;■Karaciğer ve böbrekteki bazı bozukluklar&lt;br /&gt;■Metabolizma bozuklukları&lt;br /&gt;■Şeker hastalığı (Diyabet)&lt;br /&gt;Diş Eti Kanamasının Nedenleri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş eti kanaması da yüksek oranda ağız-diş sağlığının bozulması ile bağlantılı bir sorundur. Sağlıklı diş etinin iltihaplı diş etine dönüşmesi, diş eti kanamasının başlaması çürüksüz bir dişin kaybı ile bile sonuçlanabilecek bir dizi olaylar zinciri halinde gerçekleşir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bakteri Plağı Nedir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakteri plağı ince, şeffaf ve yapışkan bir mikrop tabakasıdır. Bu tabaka dişler fırçalandıktan hemen sonra dil, diş eti ve ağızdaki her tip protez üzerinde hızla ve kolayca birikmeye başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakterilerin ağız içinden uzaklaştırılmasında tükürüğün varlığı ve yıkama özelliği önem taşır. Bazı bakteriler bu temizleyici ve koruyucu tükürüğe rağmen plağa yapışır ve çoğalırlar. Bakteri plağı böylece yiyeceklerdeki şekeri parçalayıp aside dönüştüren, diş koruyucu tabakası mineyi yıkıma uğratarak, diş çürüğüne yol açan bir yapı haline gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tükürüğün % 99’u su olup; kalan % 1’i çeşitli mineraller, elementler ve bazı organik bileşiklerdir. Her bireyde bu maddelerin miktarı kişisel ve kalıtsal nedenlerle farklılık gösterir. Aynı şekilde bakteri plağının yapısı da kişiden kişiye değişebilir. Hâtta, ağzın değişik bölgelerindeki bakteri plağı yapısı da farklı farklı olabilir. Bu durum, bireylerin kendi ağız bakımlarına ve doktor tarafından uygulanan diş eti tedavisi girişimlerine çok farklı cevaplar vermesinin nedenidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakteri plağı bir gargara ya da çalkalama ile giderilemeyecek kadar yapışkan özelliktedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Diştaşı Nedir?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bakteri plağının tükürük içindeki ve ağız ortamındaki çeşitli maddelerle birleşmesi sonucu oluşan sert bir tabakadır. Diş fırçalamayla yok edilemeyecek kadar sert bir tabakadır. Ancak profesyonel diş taşı temizleme işlemi ile giderilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Diş Eti İltihabı ve Diş Eti Hastalığı Nasıl Anlaşılır?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş eti iltihabı, meslek pratiğimizde sık sık karşılaştığımız ve hastalarımızın “Kanayacak diye fırçalamaktan bile korkuyorum.”cümlesi ile ifade ettiği ve diş eti hastalığının ilk aşaması olan rahatsızlıktır. Diş eti şişkin, parlak, kırmızı ve kanamaya eğilimlidir. Ağız kokusu olabilir. Bu aşamada hastalık profesyonel diş taşı temizliği ve özenli ağız bakımı ile kolayca tedavi edilebilir düzeydedir. Ancak ihmal edilirse diş taşı içeriğindeki bakteriler ve bunların ürünleri daha derin tabakaları da etkilemeye başlar. Zamanla, diş ile kemik arasındaki bağlantı lifleri de etkilenir ve dişlerde sallanma, buna bağlı kapanış bozuklukları ve aralanmalar ortaya çıkar. Giderek diş eti çekilir, destek kemiğin yıkımını takiben diş eti cebi (periodontal cep) oluşur. Cebin içine dolan ve temizlenemeyen yiyecek artıkları ile mikroplar, ağız kokusunu daha da arttırır. Dişlerin arasındaki bölgelerden iltihap akıntısı, ağızda kötü bir tat duygusu, yiyeceklerin tadını alamama durumu ve şiddetli koku hissedilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş eti hastalığı, yetişkinlerde diş çekiminin en önemli nedenlerinden biridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dikkat!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş Eti Kanaması Deyip Geçmeyiniz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş eti kanaması çoğunlukla ağız diş sağlığı ile ilgili bir sorun olmakla birlikte bazen önemli bir sistemik hastalığın ağız içi belirtisi olarak ortaya çıkabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;■Diş eti kanamasına burun kanaması da eşlik ediyorsa,&lt;br /&gt;■Diş çürüğüne eğilim arttıysa,&lt;br /&gt;■Yorgunluk, halsizlik ve solunum güçlüğünden şikâyetçi iseniz,&lt;br /&gt;■Ciddi bir KANSIZLIK (ANEMİ ) sorununuz olabilir.&lt;br /&gt;■Bu belirtilerin yanı sıra özellikle bacaklarınızda kemik ağrısı, karında şişlik, bulantı, ateş, gece terlemesi, iştahsızlık, kilo kaybı söz konusu ise bir tür lösemi (kanser) söz konusu olabilir.&lt;br /&gt;Kızarık, ağrılı ve kanamalı diş etiniz gri bir zarla kaplı ise, konuşurken bile acı duyuyorsanız, aşırı tükürük salgısı söz konusu ise; stres ve ağız hijyenine dikkat etmemekten, beslenme bozukluğu veya sigaradan kaynaklanan VINCENT ENFEKSİYONU hastalığınız olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öneriler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Ağız ve diş sağlığı kişinin özel ve sosyal hayatını önemli ölçüde etkiler. Ancak, bunu sadece bir güzellik ve estetik konusu olarak görmeyiniz, genel sağlığınızın bir parçası olduğunu unutmayınız. Diş eti hastalığının; kalp hastalığı, kalp krizi, romatizma, şeker hastalığı ve böbrek yetmezliği ile doğrudan ilişkili olduğu doğrudan kanıtlanmıştır.&lt;br /&gt;2. Tükürüğün koruyucu etki göstermesi ancak fırçalanmış diş yüzeylerine doğrudan temas etmesi halinde mümkündür. Diş taşı ile kaplı bir ağızda yapılan fırçalama işlemi amaca ulaşamamaktadır. Kişi ağız bakımı yaptığını sanırken, dişlere ulaşılamadığı için çabası yetersiz kalmaktadır.&lt;br /&gt;3. Günde en az 2 kez her yemekten sonra olmak üzere, dişlerinizi fırçalayınız.&lt;br /&gt;4. Öğün aralarında özellikle şekerli yiyecekler atıştırmaktan kaçınınız.&lt;br /&gt;5. Özellikle yemekten sonra şekersiz sakız çiğneyiniz, koruyucu etkisi de buna bağlı olarak çoğalır.&lt;br /&gt;6. İki diş arasındaki bölge savunma açısından ağzın öteki bölgelerine göre daha zayıftır ve buraya fırça girmesi olanaksızdır. Bu nedenle günde en az 1 kez diş ipi ile diş aralarını temizleyiniz.&lt;br /&gt;7. Yemekten sonra diş fırçalayamayacak durumda iseniz, bir miktar peynir yiyerek, ağızda oluşacak asit düzeyini dengeleyebilirsiniz. Çünkü yemeklerden hemen sonra yiyecekler parçalanarak, şeker ve asit açığa çıkmaktadır.&lt;br /&gt;8. Asitli ve kolalı içeceklerden uzak durunuz.&lt;br /&gt;9. Sigaranın yanı sıra kahve, çay ve şarabın da dişlerinizde renklenmeye yol açacağını unutmayınız.&lt;br /&gt;10. 6 ay- 1 yılda bir diş hekiminize giderek profesyonel diş temizliğinizi yaptırınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde ultrasonik cihazlarla çok hızlı ve etkili diş eti tedavisi yapılabilmektedir. Düzenli kontrollerde ağız sağlığı ile ilgili sorunlar başlangıç aşamasında saptanır. Ne kadar geç kalınırsa, uygulanacak tedavinin süresi, maliyeti ve zorluğunun artacağını unutmayınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin; fırçalama sırasında midesi bulandığı için çok önemli olan azı dişi temizliğini yapamayan bir hastaya, o bölgede tek sıralı bir fırça kullanması önerilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-7333664762145945127?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/7333664762145945127/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=7333664762145945127' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/7333664762145945127'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/7333664762145945127'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/10/agz-kokusu-ve-dis-eti-kanamas.html' title='Ağız Kokusu ve Diş Eti Kanaması'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TKdCvG_O6eI/AAAAAAAABYE/N6SgwlcEsyU/s72-c/a%C4%9F%C4%B1z+koosu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-9217571169249375971</id><published>2010-10-02T07:26:00.000-07:00</published><updated>2010-10-02T07:30:26.424-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sıcsak hadada soğuk içeçek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='neden dişler sızlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sızlama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sıcak hava dişleri sızlatıyomu'/><title type='text'>Sıcak Havada Soğuk İçecekler Dişlerinizi Sızlatıyor Mu?</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Sıcak Havada Soğuk İçecekler Dişlerinizi Sızlatıyor Mu?&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TKdBvymRP4I/AAAAAAAABX8/3RkO9ymb7HQ/s1600/di%C5%9F1.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 157px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523455757285146498" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TKdBvymRP4I/AAAAAAAABX8/3RkO9ymb7HQ/s200/di%C5%9F1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Yaz mevsiminin gelmesiyle sıcak ve soğuk farkına yol açan gıdaların tüketilme sıklığı artar. Kışın belki de çok dikkatimizi yoğunlaştıramadığımız diş hassasiyetinden, yazın soğuk içecek ve yiyeceklerin tüketilmesinin artmasıyla kaçamaz hale geliriz ve böylece diş hassasiyeti, gündemimizdeki sırasını belirler. Memorial Ataşehir Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Hastalıkları Bölümü’nden Dr. Ezel Yıldız Elmas, dişlerde sıcak soğuk hassasiyeti hakkında bilgi verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dondurma, Buzlu Bir İçecek Hatta Meyve Bile Dişlerinizi Sızlatabilir&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Şikayetler oldukça belirgindir ancak diş hekiminin hastadan daha ayrıntılı klinik bilgiyi toplamaya ihtiyacı vardır. Hasta hassasiyet şikayeti ile geldiğinde ilk adım tüm hikayeyi hastadan dinlemektir. Öngörülen gerekli bilgiler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş ağrısının şekli ve niteliği (keskin, künt, vurucu)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hassasiyetin lokalizasyonu (genellikle benzer grup dişlerde benzer şikayetler oluşabilir)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişte hassasiyetin başladığı yüzey&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağrının şiddetinin tanımlanması (1-10luk skalada, 1=hafif, 10=dayanılmaz )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hassasiyeti Başlatan Uyarıcı Tetikleyici Yiyecek ve İçecekler Var mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ağrı mı, hassasiyet mi?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş hassasiyetinin ortaya çıkmasında birçok farklı etken rol oynayabilir. Ağız içerisindeki gelişen çeşitli sorunlar, çürükler, diş eti çekilmeleri, diş ve bazen kök kırık ve çatlakları, hatalı diş fırçalama alışkanlıkları, beslenme alışkanlıklarındaki hatalar, oluşan ağrının hasta tarafından diş hassasiyeti olarak tanımlanmasına yol açabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Diş Hassasiyetinin Nedenleri Nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Eski dolgulu dişler:&lt;/strong&gt; Kanal tedavisi uygulanmış ve sonradan fistül oluşmuş veya canlılığını tamamen ya da yarı yarıya kaybetmiş dişlerin ağız kapandığında karşı dişlerle temasında oluşan ağrı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kırık ve çatlak dişler:&lt;/strong&gt; Dikey ve yatay, parça kırık veya çatlak oluşan dişlerin ağız kapandığında karşı dişlerle temasında oluşan ağrı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Diş çürükleri:&lt;/strong&gt; En yüksek derecede hassasiyet algısı, çürük doku diş minesini tamamen harap ettiğinde mine-dentin sınırını geçerken görülür. Hassasiyet, çürük dişin canlı dokusuna ilerleyene kadar artarak devam eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Diş eti çekilmesi:&lt;/strong&gt; Kronik diş eti hastalığı olan kişilerde, diş eti ameliyatları sonrasında veya yaşla, ağız bölgesine alınan darbeler sonucu, dişlerdeki çapraşıklıklar ya da diğer yumuşak dokulardaki anomaliler ile dişlerin kök yüzeyinin açığa çıkmasıyla oluşan ağrı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Diş fırçası abrazyonu:&lt;/strong&gt; Sert diş fırçası kullanımı veya yumuşak diş fırçasının aşındırıcı özelliği, fazla macun kullanımı veya hatalı fırçalama sonrasında genellikle baskın kullanılan elin denk geldiği bölgede oluşan aşınma, hem diş eti çekilmesine neden olabilir; hem de diş eti çekilmesi sonucu yumuşak kök yüzeyinin açığa çıkmasıyla hissedilen ağrıya sebep olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Abfraksiyon lezyonları:&lt;/strong&gt; Genellikle dişin anatomik şeklinin bozuk olduğu yerlerde dişlerde aşınma ve yüzeyden mikro düzeyde parça kopması ile oluşur. Çürük olmadığı halde diş yüzeyinde madde kaybı olan bu tip lezyonlar yüksek hassasiyet göstererek, dişin canlı dokusuna kadar ilerleyebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Erozyon lezyonları:&lt;/strong&gt; Düşük Ph’lı ve yüksek karbonat oranlı kola, meyve ve enerji içecekleri diş yüzeyinden çürüksüz madde kaybı oluşumuna sebep olmaktadır. Bu tür içeceklerin kullanım alışkanlıkları, asitle yüzeyel olarak yumuşayan mine veya dentinin diş fırçalama ile kolayca yerinden kalkmasına sebep olacaktır. Reflü, bulimia gibi gastointestinal sistem hastalıkları dişlerin dile bakan yüzeylerinde, yüzeylerine zarar verirken; beslenme ile alınan asitli gıda tüketiminin fazlalığıyla oluşan lezyonlar dişlerin yanaklara (dışa) bakan yüzeylerinde görülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Beslenme tipi:&lt;/strong&gt; Herhangi bir sebeple hasarlanmış diş yüzeyi, domates, meyve suları, kola içecekleri gibi düşük Ph’ lı içeceklerin asidik sıvısıyla temas ettiğinde ani hassasiyet oluşacaktır. Beslenme şekli erozyondan dolayı oluşan hassasiyeti şiddetlendirebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Genetik hassasiyet:&lt;/strong&gt; Hassas dişlerin hikayesi yıllardır hastalar tarafından anlatılır. Bu tip hassasiyetin sebebi, %10 sementin kök dokusunun ve mine dokusunun diş dentin yapısını örtmediği tipte sınıflandırılan anatomik yapı bozukluğu ile de korelasyon kurularak veya tüm hastaların farklı ağrı eşik değerlerinin olmasıyla da açıklanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dolgu sonrası hassasiyet:&lt;/strong&gt; Bazı tip gümüş civa karışımı amalgam dolguların 24-48 saat büzülmeye bağlı olarak hassasiyet oluşturması; diş renginde yapılan dolgu uygulamalarında yeterli teknik hassasiyet gösterilmemesi veya hatalı asit uygulaması; dolgu yapılırken diş kurutma tekniğinin hatalı uygulaması; diş dokusunda çürük temizlenirken hatalı uygulamalar yaparak dişin canlı sinir dokusunu etkilemek; dolgu yaparken ani ısı değişikliği oluşturmak ya da dolgunun normalden yüksek bırakılması; ağız içinde ani uyarılmaya veya ‘pas ya da alüminyum’ tadına sebep olan farklı metaller arasındaki reaksiyonlar hassasiyet oluşumunu tetikler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İlaç kullanımı:&lt;/strong&gt; Ağız kuruluğuna sebep olan ilaçlar (antihistaminikler, tansiyon ilaçları gibi) tükürüğün miktarını azaltarak koruyucu etkisini de bozar ve beslenmeyle meydana gelebilecek travmalara veya bakteri plak artışına sebep olurlar. Tükürük akışındaki azalma, yaşlanma ve ilaç alınımıyla birlikte tükürük Ph’ının diş çürüklerinin ve erozyon lezyonlarının oluşumuna sebep verecek düzeye inmesine neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Beyazlatma hassasiyeti:&lt;/strong&gt; Kanal tedavisi uygulanmamış dişlere uygulanan diş beyazlatmasında %10’luk karbamid peroksitin ( %3 hidrojen peroksit, %7 üre) mine ve dentini geçerek sinir dokusuna ulaşmasıyla oluşur. Dentindeki sıvı akışı ve materyalin sinir dokusuyla temasıyla yoğunluğun değişimi nedeniyle, hassasiyet geri dönüşebilir sinir dokusu iltihabı şeklini alır. Hassasiyet tüm diğer beyazlatma yöntemleri (ışık aktivasyonlu, lazerle beyazlatma) sonucunda oluşabilir ve tercih edilen beyazlatma markası ve içeriği ile ilgilidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyazlatma işlemi sırasında hassasiyetin ortaya çıkması beklenmesine rağmen; klinik hassasiyet oluştuğunda sebebin beyazlatma olabileceği belirtilmelidir. Hafif seyreden hassasiyetlerin tedavi protokolünde yeri yoktur. Ancak diş hekimi, hastayı tedavi süresini uzatma (örneğin uygulama sıklığı) konusunda bilgilendirerek yeni uygulama talimatları verebilir. Bu yöntemin geçerli olmadığı durumda, bazı klinisyenler beyazlatma yönteminin diş yüzeylerine flor jelleri uygulamalarıyla desteklenmesini savunurlar. Diğer klinisyenler beyazlatma öncesi ve sonrasında 2-3 hafta boyunca hassasiyet giderici diş macunları kullanımı öneririler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Potasyum içeren hassasiyet giderici yardımcı materyallerin ağza uygulanan plaklarla kullanımının gelişmesi, diş hekimine hassasiyeti gidermekte yardımcı olurken; tedavi sürecinde hastaların daha efektif rol oynamalarını da sağlamıştır. Beyazlatma çalışmalarında, ihtiyaç duyulduğunda Günde bir, haftada bir, beyazlatmadan önce veya beyazlatma tedavisinin uygulama tipine göre 10-30 dk yardımcı hassasiyet giderici maddeler uygulanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hassasiyet Giderici Diş Macunları, Şikayetleri Azaltıyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En genel, profesyonel olarak önerilen, hassas dişe yalnız uygulama kolaylığı sunan hassasiyet giderici diş macunları, potasyum tuzları içerenlerdir. Potasyum tuzları mine ve diş dentin dokusundan kolayca geçerek birkaç dakika içinde dişin canlı sinir dokusuna ulaşır. Çoğunlukla potasyum bazlı hassasiyet giderici diş macunları diş dokusunu korumak için flor içerir aynı zamanda bazıları da değişik tatlar, beyazlatma özelliği, tartar kontrolü ve karbonat içerikli olarak tüketiciye sunulur. Kinik girişimlerde hassasiyet giderici etkili diş macunları günde iki kere ve yaklaşık iki hafta kullanım sonucunda hassasiyetin azalmasını sağlamış ve daha büyük etkileri de düzenli kullanımıyla gözlenmiştir. Bu arada hasta, üreticinin tavsiyesine de uyarak günde iki defa ağız hijyen uygulamasının bir parçası olarak fırçalamayı sürdürmelidir. Hastalara sürekli kullandıkları diş macununa benzer özellikler taşıyan hassasiyet giderici edici diş macunları önerildiğinde başarı oranı yükselecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tedaviyi Ertelemeyin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hassasiyetin sıklığı ve şekli, tedavi seçenekleri arasındaki seçimi belirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Restorasyon yapılmamış veya açık bir sorun patoloji bulunmayan kişilerde dişlerin kronik hassasiyet şikayeti çoğunlukla beklenmedik ve araştırılmaya muhtaç durumları işaret eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş dolguları sonrası görülen hassasiyet klinik olarak 2 hafta ile 8 hafta arası takip edilir. Hekim tarafından uygun görülürse bu süre beklenmeden de dolgular yenilenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş beyazlatması sırasında diş hassasiyetini engellemesi için uygulanan %5lik potasyum nitrat flor jeli (diş macunu) gibi hassasiyet giderici materyaller oldukça etkili olmakta ve hastanın olay üzerindeki kontrolünü artırmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-9217571169249375971?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/9217571169249375971/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=9217571169249375971' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/9217571169249375971'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/9217571169249375971'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/10/scak-havada-soguk-icecekler-dislerinizi.html' title='Sıcak Havada Soğuk İçecekler Dişlerinizi Sızlatıyor Mu?'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TKdBvymRP4I/AAAAAAAABX8/3RkO9ymb7HQ/s72-c/di%C5%9F1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-6944024755173738627</id><published>2010-07-30T02:09:00.000-07:00</published><updated>2010-07-30T02:12:59.245-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş teli fiyatları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş teli üçretleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş teli modelleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş teli resimleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş teli çeşitleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş teli'/><title type='text'>Diş Teli Fiyatları</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Diş Teli Fiyatları&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TFKXWIN2kqI/AAAAAAAABNs/4GpHAE2BhmM/s1600/di%C5%9F+teli.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 141px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5499624501391299234" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TFKXWIN2kqI/AAAAAAAABNs/4GpHAE2BhmM/s200/di%C5%9F+teli.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;İnsanların en önemli organlarından olan dişler çocukluktan ölene kadar devamlı olarak kullanmaya mecbur olduğumuz bir uzvumuzdur. Böylesine önemli bir organa gereken önemi vermek hiç kuşkusuz mecbur olduğumuz bir durumdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Estetik diş teli işlemleri Avrupa‘da yaklaşık 10 yıldır uygulanan lingual tedavi bizde’de laboratuvarı kurulan istanbul üniversitesi diş hekimliği fakültesi ortodonti kliniğinde’de yapılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş teli tedavisinin estetik avantajının yanında dişlerin dil tarafına bakan yüzeylerinde yer alması nedeniyle ‘S’ harfinin telaffuzunu zorlaştırma, dilde rahatsızlık, yemek yeme zorluğu gibi geçici dezavantajlarınında bulunduğunu kaydetti. Diş teli tedavi başlangıcında tellere alışma sorunu yaşansa da yüzde 90’ı ilk bir ayda uyum sağlıyor. Yöntemin maliyeti ise 2-2.5 milyar lirayı buluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Estetik diş teli yapımı hakkında videoyu izleyebilirsiniz:&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-6944024755173738627?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/6944024755173738627/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=6944024755173738627' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/6944024755173738627'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/6944024755173738627'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/07/dis-teli-fiyatlar.html' title='Diş Teli Fiyatları'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TFKXWIN2kqI/AAAAAAAABNs/4GpHAE2BhmM/s72-c/di%C5%9F+teli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-4111514589356193491</id><published>2010-07-30T01:32:00.000-07:00</published><updated>2010-07-30T01:36:58.302-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş beyazlatma formülü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beyaz dişler hayel değil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş beyazlatma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beyaz dişler için'/><title type='text'>Beyaz Dişler Artık Hayal Değil!</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Beyaz Dişler Artık Hayal Değil!&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TFKOhTHzQnI/AAAAAAAABNU/o6f5-fJg6_g/s1600/beyaz+di%C5%9Fler.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5499614797692617330" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TFKOhTHzQnI/AAAAAAAABNU/o6f5-fJg6_g/s200/beyaz+di%C5%9Fler.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Dişlerinizi sadece 10 dk’da beyazlatabilecek devrim niteliğinde bir buluş. İlandır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişleriniz yüzünden gülümseyemiyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişlerinizi çok kısa bir süre içinde inanılmaz derecede beyazlaştıran çok özel bir ürün! Diş hekimine gidecek zamanınız, paranız ya da sabrınız yoksa, White Light sizin için mükemmel bir ürün. Ayrıca, evinde haftalar ya da aylar süren diş beyazlatma işlemleriyle uğraşmak istemeyenler için son derece elverişli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;White Light diş beyazlatma sistemi, diş hekimine avuç dolusu para vermeden evde uygulayabileceğiniz bir işlemdir. White Light’ın en iyi yanı, bir lazer diş beyazlatma işleminin tüm avantajlarını, hızlı ve kolay kullanımıyla sunabilmesidir. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-4111514589356193491?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/4111514589356193491/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=4111514589356193491' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/4111514589356193491'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/4111514589356193491'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/07/beyaz-disler-artk-hayal-degil.html' title='Beyaz Dişler Artık Hayal Değil!'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TFKOhTHzQnI/AAAAAAAABNU/o6f5-fJg6_g/s72-c/beyaz+di%C5%9Fler.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-930993888379710511</id><published>2010-07-27T07:20:00.000-07:00</published><updated>2010-07-27T07:23:57.598-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakım macunu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Sağlığı diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Macunu'/><title type='text'>Türkiyede 1 yılda 1 Kişi 1 tüp Macun Bitiriyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TE7r0WlzoNI/AAAAAAAABKs/L7Nu1sUMriM/s1600/macun.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 131px; FLOAT: left; HEIGHT: 58px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5498591479715832018" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TE7r0WlzoNI/AAAAAAAABKs/L7Nu1sUMriM/s200/macun.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Türkiyede 1 yılda 1 Kişi 1 tüp Macun Bitiriyor&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Procter&amp;amp;Gamble'ın Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Profesyonel İlişkiler Müdürü Berat Faruk Onur, Türkiye'de yıllık kişi başı ortalama diş macunu tüketiminin, Avrupa ülkelerinin 4'te 1'i oranında olduğu açıkladı.&lt;br /&gt;Procter&amp;amp;Gamble'ın Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Profesyonel İlişkiler Müdürü Berat Faruk Onur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de ağız ve diş sağlığı bakımının önemli görülmediğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelişmiş ülkelerde özellikle de Kuzey Avrupa'da ağız sağlığını, genel sağlığa açılan bir kapı olarak görüldüğünü belirten Onur, bu ülkelerde ağız ve diş sağlığına, kalp hastası olmamak, mide rahatsızlığı çekmemek ya da başka herhangi bir sağlık sorunundan korunmak amacıyla yaklaşıldığını ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onur, Türkiye'de ise insanların daha çok görüntü ve estetik kaygılı tedaviler üzerine yoğunlaştığını dile getirerek, şöyle konuştu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Türkiye'de kişi başı yıllık ortalama diş macunu tüketimi, Avrupa ülkelerinin 4'te 1'i kadar gerçekleşiyor. Örneğin, İngiltere'de yıllık kişi başı ortalama 400 gram diş macunu tüketilirken, Türkiye'de bu oran 80 grama kadar düşüyor. Bir başka açıdan Türkiye'de bir kişi, yıl boyunca sadece orta boy bir tüp macun tüketiyor.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de bir kişinin haftada ortalama 1,5 defa dişlerini fırçaladığına dikkati çeken Onur, uzmanların ise günde en az 2 defa ve dakika boyunca dişlerin fırçalanmasını tavsiye ettiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ORTAK FIRÇA KULLANIMI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onur, ağız ve diş sağlığını önemseyenlere diş fırçalarını 3-4 ayda bir değiştirmelerini önerdiklerini ifade ederek, ''Türkiye'de 3-4 kişilik bir aileye yılda ortalama 1 fırça tüketiyor. Bu fırçanın da maalesef ortak kullanımı söz konusu. Bu, Türkiye'de ağız ve diş sağlığı alanında yaşanan en büyük problemlerden bir tanesidir'' diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de ağız ve diş sağlığının sadece macun ve fırçadan ibaret olduğunun düşünüldüğüne işaret eden Onur, bu alanda çok geniş bir ürün gamının bulunduğunu vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onur, Türkiye pazarında gelişmiş ülkelerden farklı olarak diş ipi, ağız gargarası ve flos kullanımının yüzde 5'in altında gerçekleştiğini belirterek, ülkede diş fırçası ve macunu kapsayan bir pazar bulunduğunu, burada da rakamların çok geride seyrettiğini kaydetti. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-930993888379710511?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/930993888379710511/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=930993888379710511' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/930993888379710511'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/930993888379710511'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/07/turkiyede-1-ylda-1-kisi-1-tup-macun.html' title='Türkiyede 1 yılda 1 Kişi 1 tüp Macun Bitiriyor'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TE7r0WlzoNI/AAAAAAAABKs/L7Nu1sUMriM/s72-c/macun.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-1109004975606752888</id><published>2010-07-27T05:42:00.000-07:00</published><updated>2010-07-27T07:19:43.824-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamilelikte ağız diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamilelikte diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamilelikte diş sağlığı'/><title type='text'>Her Hamilelik Bir Diş Kaybettirir Yalanı</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Her Hamilelik Bir Diş Kaybettirir Yalanı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız ve diş sağlığı her dönem olduğu gibi hamilelik döneminde de dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Kadınların hamilelik döneminde ağız ve diş yapısı biraz daha hassaslaşır.&lt;br /&gt;Bu dönemde gerekli önlemler alındığında diş sağlığında herhangi bir sorun oluşmayacaktır. Fakat günümüzde diş sağlığına önem yeteri kadar verilmediği için hamilelik döneminde bazı kulaktan dolma bilgilerle diş bakımı yapılmaktadır. Ağız sağlına özellikle dikkat edilmesi gereken bir dönemde yani hamilelikte başvurulan yanlış yöntemler sebebiyle bazen sağlıklı dişler bile kaybedilmektedir.&lt;br /&gt;‘Her hamilelik bir diş kaybettirir’ düşüncesi yüzünden çürük dişe razı gelmek, hamileyken diş taşı temizliği yaptırmamak, ağrı yapsa bile çürük dişi tedavi ettirmemek, gebelikte ağız gargarası yapmamak hamilelik döneminde ağız ve diş bakımında yaygın olarak yapılan hataların başında gelmektedir. Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu hamile olan veya hamile kalmak isteyen bayanlara ağız ve diş sağlığı konusunda bilgiler verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelik gingivitisi nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Gebelik döneminde diş etlerinde şişlik ve kızarıklar olabilir. Bu dönemde diş etleri oldukça hassas olduğu için kanamalar diş etinde kanamlar oluşur. Hamile kadınlarda sıklıkla gözlenen bu durum östrojen ve progesteron hormon salgılarının artmasından kaynaklanır. Genelde hamileliğin ilk 3 aylık döneminde başlayarak hamileliğin son 3 aylık dönemine kadar devam edebilir. Gerekli olan günlük diş bakımı yapılmadığı taktirde diş etinde oluşan iltihap artış gösterebilir. Eğer hamile olmadan önce dişlerde bir iltihaplanma var ise gebelik döneminde periodontitise ilerleyebilir. Hamile kadınlarda "hamilelik tümörü" geliştirme riski de vardır. Bunlar dişeti büyümelerinin tahrişi sonucu oluşan iltihabi lezyonlardır. Eğer hastanın çiğneme, fırçalama ve diğer ağız bakımı işlemlerini engelliyorsa diş hekimi tarafından alınmalıdır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelik Döneminde dental tedaviler ne zaman uygulanmalıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Hamileliğin ilk üç ayında bebeğin organ gelişimi gerçekleştiğinden dolayı dental tedavilerden kaçınılmalıdır. Fakat diş ağrısı oldukça şiddetli ve dental tedavi uygulanmadığında daha çok problem yaşanacaksa diş hekimi, hastanın kadın doğum uzmanı ile görüşerek tedaviyi hastaya zarar vermeyecek şekilde uygulayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamileliğin 4 ve 6 aylık dönemlerinde diş tedavilerinin uygulanması en doğru zamandır. Bu dönemde kanal tedavisi, diş çekimi dolgu gibi ertelenmesi mümkün olmayan işlemler rahatlıkla uygulanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamileliğin son üçüncü ayında erken doğum riski yaşanabileceğinden acil olmayan dental tedaviler dışında herhangi bir işlemin uygulamaması daha iyi olacaktır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelik döneminde anestezi uygulaması, röntgen çekimi ve antibiyotik kullanımı zarar verir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Gebelik döneminde sınırlı uyuşturma kullanımında üretici firmanın uyarıları dikkate alınmalıdır. Eğer herhangi bir zarar tespit edilmemişse uygulanmasında bir sakınca yoktur. Aynı şekilde ağrı kesici gibi ilaçlarda üretici firmanın uyarıları doğrultusunda uygulanmalıdır. Antibiyotik olarak Tetrasiklin gurubu antibiyotikler alınmamalıdır. Tetrasiklin gebelik sırasında alınırsa bebeğin dişlerinde "tetrasiklin renklenmeleri" dediğimiz renklenmeler oluşur. Röntegen çekimi acil değilse uygulanmamalıdır. Eğer ki acil olan bir diş tedavi uygulaması ise anne adayına önlük giydirilmeli ve hızlı film kullanılmalıdır. Aynı zamanda düşük doz uygulaması yapılmalıdır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelik döneminde ağız bakımı nasıl yapılmalıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Hamilelik döneminde de günlük ağız bakımı aksatılmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günde iki kez dişler fırçalanmalı ve fluorid içeren bir diş macunu ile fırçalamak, diş aralarının diş ipi ile temizlenmesi yeterli olacaktır. Aynı zamanda ılık tuzlu su ile gargara yapılarak diş etleri rahatlatılabilir. Hamillik döneminde kusma sıklıkla karşılaşılan bir durumdur fakat kusmadan sonra dişler fırçalanmamalıdır. Ağız bol su ile çalkalanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü kusma sonucu oluşan mide asidi, fırçalama etkisi ile beraber dişlerde aşınmalar oluşturabilir. Ancak bir saat sonra dişler fırçalanabilir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelik döneminde dişler daha çabuk çürür mü?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Hamilelik döneminde “annenin dişlerinden kalsiyum çekildiği ve bu nedenle her bebeğin anneye bir diş kaybettireceği" inancı kesinlikle doğru değildir. Bu kulaktan duyma bir bilgidir. Hamilelik döneminde ağız yapısı daha hassaslaşır ve çürük oluşumuna daha rahat zemin hazırlayabilir. Fakat diş çürüklerinin asıl nedeni anne aydının şekerli ve tatlı yiyecekleri hamilelik döneminde daha çok tüketmesi ve yeme işleminden sonra diş fırçalama işlemini genellikle ihmal etmesidir. Hamilelik döneminde hormonal değişiklikten dolayı daha çok diş bakımına özen gösterilmeli aynı zamanda kusma işleminden sonra ağız bakımına daha çok dikkat edilmelidir. Uyarıların dikkate alınmaması durumunda diş çürümelerinin oluşması ve diş kayıplarının görülmesi olağandır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelik döneminde diş sağlığı açısından hangi besinler tüketilmelidir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Anne ve bebeğin diş sağlığı açısından fosfor ve kalsiyum yönünden zengin meyve, sebze, tahıl, süt ve süt ürünleri ile et, balık ve yumurta gibi ürünler dengeli olarak alınmalıdır. Şeker ve tatlı ürünler mümkün olduğu kadar alınmamalı, kurutulmuş meyve ve karamel gibi yapışkan besinlerden kaçınılmalıdır.”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-1109004975606752888?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/1109004975606752888/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=1109004975606752888' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1109004975606752888'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1109004975606752888'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/07/her-hamilelik-bir-dis-kaybettirir-yalan.html' title='Her Hamilelik Bir Diş Kaybettirir Yalanı'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-6971836215339500842</id><published>2010-07-23T01:22:00.000-07:00</published><updated>2010-07-23T01:24:29.843-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ağız Kanseri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız hastalıkları'/><title type='text'>Ağız Kanseri Ve Kanser Öncesi Gelişen Durumlar</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Ağız Kanseri Ve Kanser Öncesi Gelişen Durumlar&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Lökoplazi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TElRlnQFSzI/AAAAAAAABIc/A8ryXkOZLcg/s1600/a%C4%9F%C4%B1z+kanseri.bmp"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 97px; FLOAT: left; HEIGHT: 119px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5497014526815849266" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TElRlnQFSzI/AAAAAAAABIc/A8ryXkOZLcg/s200/a%C4%9F%C4%B1z+kanseri.bmp" /&gt;&lt;/a&gt;Lökoplazi, beyaz diş taşı anlamına gelir; ağızda veya dilde veya diş etlerinde beyaz leke üreten bir vakadır. Lökoplazi, sivri diş veya kırılmış takma dişten kaynaklanan ve nükseden iritasyonların da aralarında bulunduğu birçok farklı sebepten oluşabilen ve ağızda en sık rastlanılan prekanseröz (kanser öncesi gelişen) oluşumdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer sebepler, tütün çiğne&amp;shy;mekten kaynaklanan iritasyon, lupus (deri veremi, böbrek yetmezliği, liken planus ve üçüncü dönem sifilis’tir.İlk evrelerinde, lökoplazi çok nadiren sancılı olur ve herhangi bir boyutta gri ya da beyaz bir leke olarak görünür. Leke, kademeli olarak sertleşir ve pürüzlenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağzınızda, 2 haftanın sonunda iyileşmeyen sertlik ve kalınlaşma olursa doktorunuza veya diş doktorunuza bildiriniz. Tedavinin ilk aşaması, lökoplazinin fiziki nedenlerini ortadan kaldırmaktır, örneğin yüzeyi pürüzlü bir takma dişin sebep olduğu zedelenme gibi. Sigara içiyorsanız, dokto&amp;shy;runuz bırakmanızı önerecektir. Kanser olasılığını bertaraf etmek için, biyopsi talep edilebilir. Kanser bulunursa, acil cerrahi müdahale (lokal anestezi tatbi&amp;shy;kinden sonra) esastır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ağız Ve Dudak Tümörleri&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız, iyi huylu (kanserli olmayan) tümörler için genel bir yerdir. İyi huylu tümörler, sıçramazlar ancak genellikle tahriş ederler. En bilinen tümör, fibromdur (fibroma). Kronik iritasyondan kaynaklanır, genellikle dişlerin, ağızdaki hassas dokulara yukarı-aşağı sürtünmesi sonucu oluşur ve genellikle beyazdır. Bir başka iyi huylu tümör, karnabahara benzeyen papilomlardır; bunlara virüsler sebep olur.&lt;br /&gt;Birçok kişinin ağız tavanında, yuvarlak tümsekler vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tümsekler, torus palatinus denilen alışılmamış bir kemik yapısının sebep olduğu yapılardır, endişe verecek herhangi bir etkileri yoktur. Çok miktarda iyi huylu ur vardır; diş doktorunuz iritasyonu önlemek ve teşhis için bunları alabilir. Ağız kanserleri (oral kanserler de denir) ender görülmezler ve genellikle sigara kullanımıyla ilişkilendirilirler. Alkol ve sigara birleşimi, oral kanser riskini dramatik bir şekilde artırır. Ağız kanseri, iyileşmeyen ülser veya yara, beyaz bir leke (genellikle kırmızı alanlarla) ya da bir yumru şeklinde başlar. Oral kanserin tedavisi, erken teşhistir. 2 haftadan fazla süren beyaz bir alan veya yumru veya yara olursa, diş doktorunuza veya doktorunuza bahsedin &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-6971836215339500842?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/6971836215339500842/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=6971836215339500842' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/6971836215339500842'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/6971836215339500842'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/07/agz-kanseri-ve-kanser-oncesi-gelisen.html' title='Ağız Kanseri Ve Kanser Öncesi Gelişen Durumlar'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TElRlnQFSzI/AAAAAAAABIc/A8ryXkOZLcg/s72-c/a%C4%9F%C4%B1z+kanseri.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-558930577079876805</id><published>2010-07-23T01:02:00.000-07:00</published><updated>2010-07-23T01:21:28.260-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ağız kokusu neden olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusu nasıl önlenir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusu tedavisi'/><title type='text'>Ağız Kokusu Nasıl Önlenir</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Ağız Kokusu Nasıl Önlenir&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TElQ2P6AtCI/AAAAAAAABIU/qdWQ_7uaoWs/s1600/a%C4%9F%C4%B1z+kokusu.bmp"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 115px; FLOAT: left; HEIGHT: 111px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5497013713095406626" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TElQ2P6AtCI/AAAAAAAABIU/qdWQ_7uaoWs/s200/a%C4%9F%C4%B1z+kokusu.bmp" /&gt;&lt;/a&gt;Günümüzde birçok insanda görülen ve ortama rahatsızlık veren ağız kokusu birkaç yöntemle ortadan kaldırılabiliyor. Uzmanlar dişeti hastalığı, diş çürüğü, problemli dolgu ve ağzında tükürüğün az bulunmasını sebepleri arasında gösterdiği ağız kokusunun, düzenli fırçalama ve diş hekimine gidilmesiyle ortadan kaldırılabileceğini ifade ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca, bu zamana kadar çok duymadığımız dilin fırçalanması da kokunun engellemesinde fayda sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş Hekimi Murat Sözmen, çevremizdeki birçok insanda ağız kokusunun büyük bir sorun olarak karşılarına çıktığını belirtiyor. İnsandaki ağız kokusunun yüzde doksan nedeninin diş ve dişeti hastalıklarından kaynaklandığına dikkat çeken Sözmen, kokunun önlenmesi için düzenli diş fırçalamanın ve diş ipi kullanmanın öneminden bahsediyor. Çünkü ağız kokusunun en temel sebebi diş aralarında kalan gıda artıkları. Bunun yanında ağızda kokuya sebep olan, çürük, problemli dolgu, dişeti çekilmesi ve diş taşı sorunu bulunuyorsa mutlaka bir diş hekimine gitmeniz tavsiye ediliyor. Çünkü dişlerinizi düzenli fırçalasanız da bunların tedavisi diş hekimi koltuğundan geçiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözmen’in, kokuya neden olan faktörler arasında bahsettiği diğer bir önemli gerekçe ise ağızdaki tükürük miktarı. Ağızda salgılanan tükürüğün yıkayıcı etkisi bulunması, dişleri temizleyerek, ağızdaki zararlı maddelerinin etkisini azaltıyor. Tükürüğün az olması bu etkiyi zayıflatıp, ağız kokusuna sebep oluyor. Sözmen, “Böyle durumlarda hastada diş taşı çok olur. Koku da fazla. Bir de dişini iyi fırçalamıyorsa tehlike ciddi boyutlara ulaşır. Kişi bol su içmeli ve düzenli diş fırçalamalı ki denge sağlansın.” diyor. Sözmen öte yandan, dilin de fırçalanmasının ağız kokusunu engellemede önemli olduğu vurgusunu yapıyor. Çünkü sigara, çay ve kahve içenlerde dil pası oluşuyor. Bu da kokuya neden oluyor. Sözmen bu durumda ‘dişlerinizi fırçaladıktan sonra dilinizi de mutlaka fırçalayın.” şeklinde konuşuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş hekimi Murat Sözmen, dişte oluşan ve başta kokuya sebep olan diş taşlarının temizlenmemesi durumunda dişin çekilmesinin söz konusu olabileceğini aktarıyor. Sözmen, “Diş, taşları zamanla diş eti çekilmesine neden olur. Bu durum diş ile dişeti arasında derinliği açar. En son olarak dişi sadece kemik tutar. Diş enfeksiyona açık hale gelir. Sallanır. Çekilmesi zaruri olur.” diyor. Sözmen ayrıca, 20′lik dişlerin de uygun çıkmaması durumunda çekilebileceğini anlatıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Et kalıntıları da koku yapar&lt;br /&gt;Diş hekimi Murat Sözmen “Etler lifli gıda olduğu için diş aralarında kalabiliyor. Bu da diş fırçalamayla ya da diş ipiyle çıkarılmaz ise kokuya sebep olabilir.” uyarısında bulunuyor. Bu etlerin çıkarılmasında kürdan kullanmanın tehlikeli olabileceğini anlatan Sözmen, “Bu enfeksiyona neden olur. Bu durumda ağız sağlığı tehlikeye girer.” dedi. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-558930577079876805?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/558930577079876805/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=558930577079876805' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/558930577079876805'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/558930577079876805'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/07/agz-kokusu-nasl-onlenir.html' title='Ağız Kokusu Nasıl Önlenir'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TElQ2P6AtCI/AAAAAAAABIU/qdWQ_7uaoWs/s72-c/a%C4%9F%C4%B1z+kokusu.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-4370311642282948022</id><published>2010-07-23T00:59:00.000-07:00</published><updated>2010-07-23T01:02:25.259-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş ipi kullanma tekniği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş ipi kullanımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş ipi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş ipi nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş ipi nasıl kullanılır'/><title type='text'>Diş İpi Kullanımı</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Diş İpi Kullanımı&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TElMORRFo0I/AAAAAAAABIM/UBk2e02MVp4/s1600/di%C5%9F+ipi.bmp"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 104px; FLOAT: left; HEIGHT: 93px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5497008628219355970" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TElMORRFo0I/AAAAAAAABIM/UBk2e02MVp4/s200/di%C5%9F+ipi.bmp" /&gt;&lt;/a&gt;Diş ipi, diş fırçasının ulaşamadığı sıkı diş aralarında kalan yiyecek artıklarının temizlenmesi açısından son derece gerekli bir araçtır. Çocuklara diş fırçalama öğretildiği yaşlarda diş ipi kullanımının da teknikleri anlatılarak öğretilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemek artıkları en belirgin çürük sebebi olduğundan diş fırçalama sonrası dişler arasının ve diş ile diş eti çizgisi aralarının diş ipi kullanılarak temizlenmesi ihmal edilmemelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl Kullanılır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Diş ipinden otuz santimetre uzunluğunda koparılır ve bir kısmı bir elin orta parmağına, diğer kısmı öteki elin yine orta parmağına dolanır. Diş ipinin bir kısmı da ortada serbest bırakılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ortada bırakılan kısım işaret parmağıyla geriye doğru itilerek dişler arasından geçirilir. Yalnız asla sert hareket etmemeli, aksi takdirde diş eti zarar görebilir. İpi dişlerin deiş eti kısımlarına doğru itilerek ağız boşluğu yönünde diş aralarını sıyıracak şekilde indirilir. Tabii ki diş etlerini kesmemek için yavaş hafif dokunuşlar olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Aynı şekilde yine bir parça diş ipi alınarak alt dişler içinde işlem tekrarlanır. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-4370311642282948022?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/4370311642282948022/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=4370311642282948022' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/4370311642282948022'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/4370311642282948022'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/07/dis-ipi-kullanm.html' title='Diş İpi Kullanımı'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TElMORRFo0I/AAAAAAAABIM/UBk2e02MVp4/s72-c/di%C5%9F+ipi.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-5407608561066444617</id><published>2010-06-07T09:57:00.000-07:00</published><updated>2010-06-07T10:01:06.806-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='imlatta lazer teknoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='implantta lazer'/><title type='text'>İmplantta Lazer Teknolojisi</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;İmplantta Lazer Teknolojisi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TA0lxu6Mn6I/AAAAAAAABDU/ZyiCJUpnPiI/s1600/laser_weld1.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 132px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5480077857915707298" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TA0lxu6Mn6I/AAAAAAAABDU/ZyiCJUpnPiI/s200/laser_weld1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Son zamanlarda lazer tekniği kullanılarak üretilen ve ağızda kemik kaybını en aza indiren implantların daha uzun ömürlü olduğu bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meffert İmplant Enstitüsü Başkanı Ali Arif Özzeybek, yaptığı açıklamada, son bir yıldır dünyada daha yaygın hale gelen, lazer teknolojisiyle üretilen implantlarla çok iyi sonuçlar alındığını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lazer-lock teknolojisiyle üretilen bu implantların en üst kısmındaki 0.3 milimetrelik bölümde nano ve mikro düzeltmeler yapılarak epitel hücrenin kontrol altına alındığını anlatan Özzeybek, bu teknolojinin ilk olarak ABD’de uygulanmaya başlandığını, son bir yıldır başka ülkelerde de yaygınlaştığını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Özzeybek, şunları kaydetti:&lt;/strong&gt; “Eski teknolojiyle üretilen implantların uygulandığı tedavide birinci yılın sonunda çenedeki kemik kaybı bir milimetreyken lazerle üretilenlerde sadece 0.20 milimetre oluyor. Eski yöntemle üretilen implantların kemiğe kaynadığı yerde oluşan oyuğa zamanla bakterilerin yerleşmesi sonucu oluşan kemik kaybı, implantın ömrünü kısaltıyor. Oysa lazerle üretilen implantta epitel hücre kontrol altına alındığı için yok denecek kadar az bir oyuk oluşması sebebiyle bakteri oluşumu engelleniyor. Bu da implantın ömrünü uzatıyor.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lazerle üretilen implanttaki kemik kaybının, bugüne kadar bu tedavide ortaya çıkan en düşük oran olduğunu bildiren Özzeybek, yeni geliştirilen bu teknolojinin Lazer Lock Amerikan Osseointegrasyon Derneği’nin ‘en iyi buluş’ ödülünü aldığını söyledi&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-5407608561066444617?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/5407608561066444617/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=5407608561066444617' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5407608561066444617'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5407608561066444617'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/06/implantta-lazer-teknolojisi.html' title='İmplantta Lazer Teknolojisi'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TA0lxu6Mn6I/AAAAAAAABDU/ZyiCJUpnPiI/s72-c/laser_weld1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-574646021248822807</id><published>2010-06-07T09:55:00.000-07:00</published><updated>2010-06-07T10:01:44.774-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız yararları tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız yararları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız yaralanması'/><title type='text'>Ağız Yararları</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Ağız Yararları&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TA0l7PfZz6I/AAAAAAAABDc/GNPKAzagJG0/s1600/laser_weld1.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 132px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5480078021280518050" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TA0l7PfZz6I/AAAAAAAABDc/GNPKAzagJG0/s200/laser_weld1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Ağız yaraları son derece rahatsız edicidir. Hemen her yaşta görülebilen ağız yaraları, ağız içinde bulunan mikropların ve mantarların dengesinin bozulmasından oluşur ve ülserleşebilir. Ağızdaki dişler ve takma dişler de ağız mukozasını tahriş ederek sorunlara sebep olurlar. Bunların dışında bazı kan hastalıkları ve kullanılan ilaçlar da yine ağızda yaraların oluşumuna sebeptir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız içinde en çok görülen, aftöz somatit ve genel tabir ile bildiğimiz uçuklar (herpes), ağız içine kenarları belirgin yuvarlak ya da oval biçimli ve bir kaç tane olabilen yaralardır. Virüs sebepli olduğundan ağız yaralarının kesin bir tedavisi yoktur. B ve C vitaminleri ile Antibiotik ve Antimikotik (Tetrasiklin, Misteklin) ve kortizon verilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genelde bebeklerde görülen ve pamukçuk olarak tabir edilen tıp uzmanlarınca da moni-liasis ya da müge denilen ağız hastalıklarıdır. Pamukçuk ise gebelik döneminde anneden bebeğe geçen mantarlar sonucu yenidoğan ve çocuklarda görülür. Tedavi olarak; antimikotik adı verilen (Nystatin) ya da jansiyon moru (violet de gentiane), metilen mavisi (blue de methylen) ilaçları uygulanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dilde gelişen yaralar ise tüberküloz, lösemi, difteri ve frengi hastalıklarında karşılaşılan yaralardır. Dildeki iltihaplanmalar ve ağrı da genellikle demir eksikliği sonucu kansızlık ve şeker hastalıklarında oluşur. dil üzerindeki beyaz ve çatlaklı oluşumlar ise kanser öncesi hastalık olarak kabul edilen lökoplaziyi işaret ediyordur. Dilin ön kısımlarında kenarlarda sert yüzeyde açılan yaralar ise dil kanserinin başlangıcı sayılabilir bu nedenle kesinlikle ihmal etmeden doktora danışmakta fayda vardır&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-574646021248822807?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/574646021248822807/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=574646021248822807' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/574646021248822807'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/574646021248822807'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/06/agz-yararlar.html' title='Ağız Yararları'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TA0l7PfZz6I/AAAAAAAABDc/GNPKAzagJG0/s72-c/laser_weld1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-2681158573839449565</id><published>2010-04-14T02:19:00.001-07:00</published><updated>2010-04-14T02:21:27.618-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusunu önlemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız diş sağlığı'/><title type='text'>Ağız Kokusunu Nasıl Önleyebilirim ?</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Ağız Kokusunu Nasıl Önleyebilirim ?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S8WIwtIL9fI/AAAAAAAAAyk/gRsV96VL8qI/s1600/a%C4%9F%C4%B1z+kokusu.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 112px; FLOAT: left; HEIGHT: 112px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5459920493585626610" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S8WIwtIL9fI/AAAAAAAAAyk/gRsV96VL8qI/s200/a%C4%9F%C4%B1z+kokusu.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Öncelikle şu yöntemleri deneyiniz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Dişlerinizi daha iyi temizleyiniz. Dişlerin arasına sıkışan yemek artıkları pis kokulu plakların oluşmasına neden olur. Florür içeren bir diş macunuyla günde iki kez 2 dakika boyunca dişlerinizi fırçalayın ve günde bir kez diş ipi kullanın. İki diş arasını her temizleyişinizde diş ipinin temiz bölümünü kullandığınızdan emin olun.&lt;br /&gt;•Koku üreten bakterileri temizlemek için dilinizi, özellikle de arka bölümünü, fırçalayın.&lt;br /&gt;•Daha fazla su için. Sabahları oluşan kötü ağız kokusunun sebebi, geceleri vücudunuzun suyu tüketmesidir. Eğer fazla su içmezseniz nefesiniz ekşiyebilir. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;•Diş çürümelerine karşı florür ya da anti-bakteriyel içeren suyla ağzınızı çalkalayın.&lt;br /&gt;•Sigara, kahve, alkol, soğan ve sarımsaktan uzak durun. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;•Dişlerinizi fırçalayamazsanız, şekersiz sakız çiğneyin. Böylece asidin etkisini yok eden tükürük salgınız çoğalır ve plakların yok edilmesine yardımcı olarak nefesinizi temizler. Tatlandırıcı Xylitol içeren cikletler bakteri gelişimini engellemeye yardımcı olur. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;•Çay içmeyi deneyebilirsiniz. Laboratuvar çalışmaları, siyah ve yeşil çayın, ağızdaki kötü kokunun sebebi olan kimyasalları üreten bakterileri engellediğini ortaya koymuştur. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;•Eğer protez diş kullanıyorsanız, onları geceleri çıkarın ve iyice temizleyin. Mümkünse, uyurken ıslak kalmasını sağlayın. Küf , mantar ve bakterilerden temizlenmesi için onu protez temizleyici bir sıvının içinde bırakın. Ağzınızdaki, protezin temas ettiği, her bölgeyi fırçalamayı unutmayın.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;•Check-up ve temizlik için düzenli olarak diş hekiminize ve dental hijyenistinize başvurunuz.. Böylece diş eti hastalıklarınızı ve diğer dental problemlerinizi kontrol edebilirler. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;•Ağız kokunuzu geçici olarak engellemek için gargara yapabilir veya diğer nefes temizleyicileri kullanabilirsiniz. Ancak nefesinizi temizlemek için başka bir şeyi devamlı olarak kullanmanız gerekirse, nedenleri ortaya çıkarması için öncelikle diş hekiminize başvurun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer daha iyi bir diş bakımı nefes kokunuzu iyileştirmiyorsa, kötü kokunun diğer muhtemel sebeplerini değerlendirmesi için doktorunuzla irtibata geçin. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-2681158573839449565?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/2681158573839449565/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=2681158573839449565' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2681158573839449565'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2681158573839449565'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/04/agz-kokusunu-nasl-onleyebilirim.html' title='Ağız Kokusunu Nasıl Önleyebilirim ?'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S8WIwtIL9fI/AAAAAAAAAyk/gRsV96VL8qI/s72-c/a%C4%9F%C4%B1z+kokusu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-1832926293371249793</id><published>2010-04-14T02:16:00.000-07:00</published><updated>2010-04-14T02:18:44.372-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dişi temizleyince beyazlaşıyor mu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beyaz dişler için bitkisel çözüm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alkolsüz ağız gargarası yararları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş beyazlı bitkisel çözüm'/><title type='text'>Sağlıklı Beyaz Dişler İçin 10 Öneri</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Sağlıklı Beyaz Dişler İçin 10 Öneri&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S8WIRvnXDmI/AAAAAAAAAyc/MowZlpyPNds/s1600/dis-estetik1-4088.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 188px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5459919961677303394" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S8WIRvnXDmI/AAAAAAAAAyc/MowZlpyPNds/s200/dis-estetik1-4088.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Sadece çiğnemenize ve konuşmanıza yaramayan dişler, ayrıca görüntünüzü de etkiliyor.&lt;br /&gt;Dişlerinizin hem beyaz hem de sağlıklı olmasını istiyorsanız. Reader’s and Digest dergisinde yer alan sırları deneyebilirsiniz.&lt;br /&gt;1. Beyaz diş diyeti uygulayın. Eğer çok fazla siyah çay ya da sigara içiyorsanız, bunun dişleriniz üzerindeki sonuçlarına da katlanmak zorunda kalırsınız. Dişlerinizde leke yapabilecek yiyecekler yediğinizde ya da içtiğinizde hemen dişlerinizi fırçalayın ya da iyi bir beyazlatma maddesi kullanın. Tüm bunlara alternatif olarak, bir elma yiyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. En az 2 ya da 3 ayda bir diş fırçanızı atın ya da elektrikli diş fırçanızın başlığını değiştirin. Aksi halde, dişlerinizi fırçalarken sadece bakterileri ağzınıza taşımış olursunuz.&lt;br /&gt;3. Dişlerinizi 45 derecelik açıyla dairesel hareketlerle yavaş yavaş fırçalayın. Dişlerinizi fırçalarken diş minelerine zarar vermemeye özen gösterin.&lt;br /&gt;4. Nefesinizi tazelemek ve diliniz üzerindeki plağı kaldırmak için dilinizi her sabah dil temizleyiciyle temizleyin. Kötü ağız kokusunun bir nedeni de dil üzerinde üreyen bakterilerdir. Günlük dil temizliği ağız kokusunu uzaklaştırmaya yardımcı olur.&lt;br /&gt;5. Arıtıcı gıdalar yemelisiniz. Doğal diş fırçası olarak bilinen elmanın yanı sıra çiğ havuç, patlamış mısır ve kereviz yiyebilirsiniz. En iyi sonuç için, akşam yemeğinden sonra bu yiyecekleri yemelisiniz.&lt;br /&gt;6. Sabahları elma sirkesiyle gargara yapın ve sonra dişlerinizi fırçalayın. Sirke, lekelerin yok olmasına, dişlerinizin beyazlamasına ve ağzınızdaki, dişetlerinizdeki mikropların ölmesine yardım eder.&lt;br /&gt;7. Dişlerinizi beyazlatmak ve lekeleri yok etmek için haftada bir kez karbonatla fırçalayın. Diş macunu yerine karbonat sürün. Diş macununa alternatif olarak tuz da kullanabilirsiniz. Dişetlerinizi tazelenmiş hissetmeye başlarsanız, dişlerinizi tuzla iki günde bir fırçalayın.&lt;br /&gt;8. Nefesinizi taze tutun. Nefesinizin tazeliğini kontrol etmek için avucunuzun içini yalayın ve henüz yaşken koklayın. Eğer bir şey kokuyorsa, şekersiz naneli şeker yiyebilir ya da alkolsüz ağız gargarası kullanabilirsiniz. Piyasada satılan reçetesiz ağız gargaralarının çoğu alkol içeriyor. Gargaradaki alkol ağzınızdaki dokuları kurutabilir ve bakterilere karşı daha hassas hale getirebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Dişlerinizin arasını diş ipliğiyle temizleyin. Aynaya bakmadan temizlemeye alışırsanız, arabada, yatakta ve önemli toplantı öncesinde dişlerinizi diş ipiyle temizleyebilirsiniz. 10. Sabahları kalkınca ve gece yatmadan mutlaka dişlerinizi fırçalayın. Sabahları kalkınca yapacağınız ilk iş dişlerinizi fırçalamak olmalı. Böylece uyurken üreyen plak ve bakteriyi yok etmiş olursunuz&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-1832926293371249793?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/1832926293371249793/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=1832926293371249793' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1832926293371249793'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1832926293371249793'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/04/saglkl-beyaz-disler-icin-10-oneri.html' title='Sağlıklı Beyaz Dişler İçin 10 Öneri'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S8WIRvnXDmI/AAAAAAAAAyc/MowZlpyPNds/s72-c/dis-estetik1-4088.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-3441077119480449075</id><published>2010-04-05T07:03:00.000-07:00</published><updated>2010-04-05T07:05:10.057-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş ipi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Eti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Etlerinde Kanama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Eti Kanaması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Etleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Eti Tedavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Macunu'/><title type='text'>Diş Eti Kanamasının Nedenleri Nelerdir?</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Diş Eti Kanamasının Nedenleri Nelerdir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S7nt_TG5nBI/AAAAAAAAAoE/ymL3YKaxllY/s1600/di%C5%9F+implant%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 105px; FLOAT: left; HEIGHT: 120px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5456654095252823058" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S7nt_TG5nBI/AAAAAAAAAoE/ymL3YKaxllY/s200/di%C5%9F+implant%C4%B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Diş etlerinde kanama oluyorsa, kanama olan bölgede mutlaka iltihabi bir reaksiyon meydana gelmektedir. Diş eti kanaması mikrobiyal dental plakt denilen, diş taşı denilen periyodontal hastalıkların neticesinde veya daha önceden yapılmış kötü bir dolgu, kötü bir kronun travmatik etkilerinden kaynaklanabilir. Bunların dışında sert bir cisimle diş eti yaralanmış olabilir. Ancak bu geçici bir kanamaya sebep olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş eti kanaması ilerlediği taktidirde, herhangi bir sert gıdayı yerken, diş etleri emildiği zaman veya tükürme esnasında görülebilir. Buda hastalığın ilerlediğinin göstergesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genetik faktörün de diş eti hastalıkları üzerinde etkisi vardır. Tabi genetik faktörün etkisinin görülmesi için mutlaka diğer faktörlerin oluşması gerekmektedir. Bunun anlamı; aileden gelen bir diş eti kanaması var diye kişide de illaki diş eti kanaması görülecek diye bir kesinlik yoktur. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-3441077119480449075?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/3441077119480449075/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=3441077119480449075' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/3441077119480449075'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/3441077119480449075'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/04/dis-eti-kanamasnn-nedenleri-nelerdir.html' title='Diş Eti Kanamasının Nedenleri Nelerdir?'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S7nt_TG5nBI/AAAAAAAAAoE/ymL3YKaxllY/s72-c/di%C5%9F+implant%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-5550239312317552507</id><published>2010-04-05T07:01:00.000-07:00</published><updated>2010-04-05T07:03:03.754-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş ipi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Eti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Etlerinde Kanama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Eti Kanaması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Etleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Eti Tedavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Macunu'/><title type='text'>Diş Eti Kanaması Sepepleri Bitkisel Tedavi</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Diş Eti Kanaması Sepepleri Bitkisel Tedavi&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Eğer diş eti kanamasının nedeni diş etleri ile ilgiliyse, yani çene kemiğine bulaşmamışsa, bu durumda uygulanacak tedavi; hastaya iyi bir diş eti bakımı ve &lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S7ntkMUt6RI/AAAAAAAAAn8/firyxnurvxk/s1600/di%C5%9F+etikanamalar%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 104px; FLOAT: left; HEIGHT: 104px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5456653629575260434" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S7ntkMUt6RI/AAAAAAAAAn8/firyxnurvxk/s200/di%C5%9F+etikanamalar%C4%B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;temizliği yapmak, hastaya dişlerine nasıl bir bakım uygulayacağını öğretmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak hastalık diş etlerinde daha ileri bölgelere(çene kemiği gibi) bulaşmışsa, bu durumdaki kanamayı temizlik ve bakımla kontrol etme imkanı yoktur. Çene kemiğine kadar bulaşmış bir hastalık diş etlerinin neredeyse 3-4 mm altına inmiş demektir. Bu bölgeleri diş fırçasıyla temizlemek mümkün değildir. Bu durumda bir hekime başvurularak hastalıklı bölgenin temizletilmesi ve tahriş olmuş dokunun düzeltilmesi gerekmektedir. Hastalıklı olan dokuların sağlıklı hale getirilmesinden sonra bu durumun korunması gerekmektedir. Bunuda ancak, sabah kahvaltıdan sonra ve akşam yenilen en son yemekten sonra olmak üzere, günde en az iki kere dişleri ve diş etlerini fırçalayarak sağlayabiliriz. Dişerin arasında kalan ve diş fırçası ile temizlenemeyen maddelerin temizlenmesinde ise yardımcı aparatlar(diş ipi gibi) kullanmalıyız. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-5550239312317552507?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/5550239312317552507/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=5550239312317552507' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5550239312317552507'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5550239312317552507'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/04/dis-eti-kanamas-sepepleri-bitkisel.html' title='Diş Eti Kanaması Sepepleri Bitkisel Tedavi'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S7ntkMUt6RI/AAAAAAAAAn8/firyxnurvxk/s72-c/di%C5%9F+etikanamalar%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-5252779419522239454</id><published>2010-04-05T06:58:00.000-07:00</published><updated>2010-04-05T07:00:47.162-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş ipi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Eti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Etlerinde Kanama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Eti Kanaması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Etleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Eti Tedavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Macunu'/><title type='text'>Diş Eti Kanamasının Tedavisi</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Diş Eti Kanamasının Tedavisi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S7ntBH5udgI/AAAAAAAAAn0/pl5TrhBmm-M/s1600/di%C5%9F+etikanamalar%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 104px; FLOAT: left; HEIGHT: 104px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5456653027092887042" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S7ntBH5udgI/AAAAAAAAAn0/pl5TrhBmm-M/s200/di%C5%9F+etikanamalar%C4%B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Eğer diş eti kanamasının nedeni diş etleri ile ilgiliyse, yani çene kemiğine bulaşmamışsa, bu durumda uygulanacak tedavi; hastaya iyi bir diş eti bakımı ve temizliği yapmak, hastaya dişlerine nasıl bir bakım uygulayacağını öğretmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak hastalık diş etlerinde daha ileri bölgelere(çene kemiği gibi) bulaşmışsa, bu durumdaki kanamayı temizlik ve bakımla kontrol etme imkanı yoktur. Çene kemiğine kadar bulaşmış bir hastalık diş etlerinin neredeyse 3-4 mm altına inmiş demektir. Bu bölgeleri diş fırçasıyla temizlemek mümkün değildir. Bu durumda bir hekime başvurularak hastalıklı bölgenin temizletilmesi ve tahriş olmuş dokunun düzeltilmesi gerekmektedir. Hastalıklı olan dokuların sağlıklı hale getirilmesinden sonra bu durumun korunması gerekmektedir. Bunuda ancak, sabah kahvaltıdan sonra ve akşam yenilen en son yemekten sonra olmak üzere, günde en az iki kere dişleri ve diş etlerini fırçalayarak sağlayabiliriz. Dişerin arasında kalan ve diş fırçası ile temizlenemeyen maddelerin temizlenmesinde ise yardımcı aparatlar(diş ipi gibi) kullanmalıyız. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-5252779419522239454?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/5252779419522239454/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=5252779419522239454' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5252779419522239454'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5252779419522239454'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/04/dis-eti-kanamasnn-tedavisi.html' title='Diş Eti Kanamasının Tedavisi'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S7ntBH5udgI/AAAAAAAAAn0/pl5TrhBmm-M/s72-c/di%C5%9F+etikanamalar%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-1803037678495041202</id><published>2010-04-05T06:55:00.000-07:00</published><updated>2010-04-05T06:58:14.763-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Telinin Zararları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş teli kullanımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş teli'/><title type='text'>Diş Teli Ne İçin Kullanılır?</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Diş Teli Ne İçin Kullanılır?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S7nsZh1KNnI/AAAAAAAAAns/qJjVvc5hoXY/s1600/di%C5%9F+teli.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 104px; FLOAT: left; HEIGHT: 67px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5456652346858288754" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S7nsZh1KNnI/AAAAAAAAAns/qJjVvc5hoXY/s200/di%C5%9F+teli.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Diş telleri çocuklarda görülen dişlerle ilgili düzensizlikler ve çeneyle ilgili pozisyon bozukluklarında kullanılır. Diş tellerinin kullanım süresi ortalama 1-1.5 yıldır. Diş tellerinin herhangi bir şekilde kişinin vücut sağlığına zararı bulunmamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş telleri en çok dişlerin çarpıklık gösterdiği vakalarda kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Diş teli takanlar nelere dikkat etmelidir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş teli kullananların dikkat etmesi gereken en önemli şey dişlerin temizliğidir. Fakat bunun dışında yiyecek ve içeceklerde de bazı kısıtlamalar olabiliyor. Şu anki teknoloji ile üretilen ve titanyum ihtiva eden tellerde herhangi bir şekilde yeme içme kısıtlaması olmamaktadır. Yalnızca sakız yada sakız içeren şekerlerin kullanılmaması gerekiyor. Bahsedilen ürünler kullanıldığı taktirde tellerin üzerine yapışma meyada gelmekte ve bu da tellerin yerinden oynamasına ya da yapışan ürünün üzerinde bakteri oluşmasına neden oluyor. Yinede asit ya da karbondioksit içeren yiyecek ve içeceklerin kullanılması dişlerin ve diş tellerinin sağlığı açısından tavsiye edilmemektedir. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-1803037678495041202?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/1803037678495041202/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=1803037678495041202' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1803037678495041202'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1803037678495041202'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/04/dis-teli-ne-icin-kullanlr.html' title='Diş Teli Ne İçin Kullanılır?'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S7nsZh1KNnI/AAAAAAAAAns/qJjVvc5hoXY/s72-c/di%C5%9F+teli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-7067843764736276452</id><published>2010-04-05T06:52:00.000-07:00</published><updated>2010-04-05T06:54:33.427-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ağız kokusu neden olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş eti iltihabının belirtileri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş eti iltihabı'/><title type='text'>Diş Eti İltihabı Neden Olur?</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Diş Eti İltihabı Neden Olur?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S7nrkt6-cxI/AAAAAAAAAnk/EQWJ7pzc6YU/s1600/diseti.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 136px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5456651439570842386" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S7nrkt6-cxI/AAAAAAAAAnk/EQWJ7pzc6YU/s200/diseti.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;eti iltihabının öncelikli ve en önemli sebebi ağız bakımının yeterli olmamasıdır. Kalıtsal yatkınlık ve bireyin hormonal değişikliği vs. ise sadece diş eti iltihabı oluşumunu tetikleyen nedenlerdir. Eğer dişlerimizi yeterli ve etkin fırçalayamassak, diş aralarında kalan bakteri plakları bir süre sonra büyeyerek bakterilerin artmasına ve diş eti dokusunda diş etinin içine doğru ilerlemesine sebep olur. İlerlemiş olan bakteriler diş etinde şişliğe ve iltihaba sebep olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakerilerin daha hızlı artmasını ve büyümesini engellemek için bakteri plağını besleyecek tarzda bir beslenme alışkanlığından uzak durmakta fayda vardır. Diş eti iltihabının en önemli belirtisi ağız kokusudur. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-7067843764736276452?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/7067843764736276452/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=7067843764736276452' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/7067843764736276452'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/7067843764736276452'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/04/dis-eti-iltihab-neden-olur.html' title='Diş Eti İltihabı Neden Olur?'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S7nrkt6-cxI/AAAAAAAAAnk/EQWJ7pzc6YU/s72-c/diseti.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-8551340453659148555</id><published>2010-04-05T06:50:00.000-07:00</published><updated>2010-04-05T06:52:06.359-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş muayenesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Eti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Periyodik Muayene'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş fırçalama süresi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş'/><title type='text'>Diş Eti İltihabından Korunmak</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Diş Eti İltihabından Korunmak&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S7nq_1OYyHI/AAAAAAAAAnc/ZemLreOZH44/s1600/diseti.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 136px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5456650805876148338" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S7nq_1OYyHI/AAAAAAAAAnc/ZemLreOZH44/s200/diseti.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Diş eti iltihabı oluşumunu engellemek için;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Dişlerimizi düzenli olarak günde 3 defa fırçalamalıyız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Diş fırçalama süresi en az 2 dakika olmalıdır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Diş aralarının ve iç taraflarının fırçalandığından emin olunmalıdır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 6 ayda bir periyodik diş muayenesine gidilmesi gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Diş etlerinde bakteri oluşumuna sebep olabilecek beslenme alışkanlıklarından uzak durulmalıdır. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-8551340453659148555?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/8551340453659148555/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=8551340453659148555' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/8551340453659148555'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/8551340453659148555'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/04/dis-eti-iltihabndan-korunmak.html' title='Diş Eti İltihabından Korunmak'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S7nq_1OYyHI/AAAAAAAAAnc/ZemLreOZH44/s72-c/diseti.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-2666829043516275690</id><published>2010-04-05T06:48:00.000-07:00</published><updated>2010-04-05T06:50:16.271-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş implantı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dental implant'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş implant ücret'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti hastalığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş implantı fiyatı'/><title type='text'>Diş implantı Nedir Nasıl Uygulanır?</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Diş implantı Nedir Nasıl Uygulanır?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S7nqf4GoE5I/AAAAAAAAAnU/SP8iNAZkss0/s1600/di%C5%9F+implant%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 105px; FLOAT: left; HEIGHT: 120px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5456650256893088658" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S7nqf4GoE5I/AAAAAAAAAnU/SP8iNAZkss0/s200/di%C5%9F+implant%C4%B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Diş implantı titanyumdan yapılan ve vidaya benzeyen, çene kemiğinin içerisine koyulan ve diş kökü gibi görev yapan bir aparattır. Diş implantı ister çürük nedeniyle ister diş eti hastalığı nedeniyle çekilmiş bir dişin yerine konulan titanyumdan bir vidadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya çapında diş implantı üreten 500 kadar firma ve 90 çeşit diş implantı vardır. Bütün diş implantı çeşitleri çene kemiği ile kaynaşmaları açısından pek fazla farklılık göstermemektedir. Diş implantı seçiminde çene kemiği yapısı önemlidir. Her diş implantı her çene kemiğine uygun olmayabilir. Diş implantı seçiminde uygulanacak çene kemiği diş hekimi tarafından değerlendirilerek seçim yapılır. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-2666829043516275690?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/2666829043516275690/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=2666829043516275690' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2666829043516275690'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2666829043516275690'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/04/dis-implant-nedir-nasl-uygulanr.html' title='Diş implantı Nedir Nasıl Uygulanır?'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S7nqf4GoE5I/AAAAAAAAAnU/SP8iNAZkss0/s72-c/di%C5%9F+implant%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-5418237617276623065</id><published>2010-03-30T06:46:00.000-07:00</published><updated>2010-03-30T06:47:49.559-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bitkilerle diş beyazlatma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bembeyaz dişler için doğal öneri'/><title type='text'>Bembeyaz Dişler İçin Doğal Öneri</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Bembeyaz Dişler İçin Doğal Öneri&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim istemezki, bembeyaz, inci gibi dişleri olsun. Ama bazı dış etkenler nedeniyle, bu pek mümkün olmuyor. Özellikle de, açy sigara gibi etkenler, dişin beyazlığını alıyor. Bu sorunu çözmek için, Suna Dumankayadan, Doğal bir tarifimiz var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GEREKLİ MALZEMELER :&lt;br /&gt;* 1 çay kaşığı tarçın,&lt;br /&gt;* 1 çay kaşığı karbonat,&lt;br /&gt;* 1 çay kaşığı adaçayı,&lt;br /&gt;HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Bütün malzemeleri karıştırın. Dişlerinizi fırçaladıktan sonra, hazırladığınız bu karışımı, dişlerinize sürün 10 dak bekletip, bol su ile ağzınızı temizleyin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-5418237617276623065?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/5418237617276623065/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=5418237617276623065' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5418237617276623065'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5418237617276623065'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/03/bembeyaz-disler-icin-dogal-oneri.html' title='Bembeyaz Dişler İçin Doğal Öneri'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-3232849310631639670</id><published>2010-03-29T09:18:00.001-07:00</published><updated>2010-03-29T09:18:47.134-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş beyazlatma formülü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='suna dumankaya'/><title type='text'>Suna dumankaya diş beyazlatma formülü</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Suna dumankaya diş beyazlatma formülü&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tatlı kaşığı öğütülmüş adaçayı ve bir çay kaşığı kabartma tozunu karıştırın. Bu karışımla dişlerinizi fırçalayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftada bir kez olgun çileğe fırçanızı batırıp dişlerinizi fırçalayın. Böylece hem ağzınız güzel kokar hem de dişleriniz parlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-3232849310631639670?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/3232849310631639670/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=3232849310631639670' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/3232849310631639670'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/3232849310631639670'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/03/suna-dumankaya-dis-beyazlatma-formulu.html' title='Suna dumankaya diş beyazlatma formülü'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-307191951203696199</id><published>2010-03-29T09:15:00.000-07:00</published><updated>2010-03-29T09:17:32.313-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş beyazlatma teknikleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş beyazlatma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bayazlatma yöntemi'/><title type='text'>. Diş Beyazlatma Teknikleri</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Diş Beyazlatma Teknikler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş Beyazlatma. Diş Beyazlatma Teknikleri&lt;br /&gt;Diş Beyazlatma (Bleaching) teknikleri&lt;br /&gt;Diş beyazlatma;hidrojen peroksit veya türevi maddelerin dişin tabakalarına nüfuz etmesi ile yapılan ağartma işlemidir.&lt;br /&gt;Diş beyazlatma işlemi iki temel şekilde yapılır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Diş Beyazlatma&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Home Bleaching(evde yapılan beyazlatma); dişlerinizin ölçüsü alınarak şeffaf yumuşak bir plak hazırlanır.hekiminizin uygun gördüğü jel şeklindeki bleaching maddesi plağa konularak ağıza uygulanır.7-15 günlük kullanımdan sonra kontrol edilerek istenilen beyazlık elde edilinceye kadar uygulanır.Günde 2-8 saatlik uygulamanın gece uyku süresince yapılması tavsiye edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.Office Bleaching(muayenehanede yapılan beyazlatma); Klinik sartlarında hekimin 2-3 seansta ışınlı yada kimyasal olarak uyguladığı beyazlatma şeklidir.&lt;br /&gt;NE ZAMAN UYGULANIR?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-herhangi nedenle dişlerin bir veya birkaçının sarı,gri,kahverengi olduğu durumlarda&lt;br /&gt;-kanal tedavi sonrası grileşen cansız dişlere&lt;br /&gt;-antibiyotik kullanımı kaynaklı lekeler&lt;br /&gt;-gelişim defektlerine ve mine demineralizasyonuna bağlı lekelenmeler&lt;br /&gt;UYGULAMA ÖNCESİ YAPILMASI GEREKENLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Diş ve dişetlerinde gerekli tedaviler yapılmalı&lt;br /&gt;-Nikotin,kahve,çay gibi lekeler temizlenmeli&lt;br /&gt;-Mine defekti olan veya aşınmış dişler doldurulmalı&lt;br /&gt;UYGULAMA SIRASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Beyazlatma işlemi sırasında veya sonrasında sıcak soğuk hassasiyeti oluşabilir.Geçici bir olaydır,zarar vermez.Doğru zaman ve ilaç konsantrasyonu kullanıldığı takdirde zamanla ortadan kalkacaktır.Gerekli durumlarda flor uygulaması yapılır.&lt;br /&gt;-Beyazlatma jeli uygulandığı dönemlerde kahve,çay,sigara gibi renk verici maddelerin kullanılması sakıncalıdır. Diş beyazlatma.&lt;br /&gt;ETKİ SÜRESİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uygulanan tekniğe ve konsantrasyona göre değişen etki süresi genellikle kalıcıdır.Bunun devamlılığını sağlamak amacıyla; 6 ayda bir home bleaching yapılarak pekiştirme tedavisi uygulanabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-307191951203696199?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/307191951203696199/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=307191951203696199' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/307191951203696199'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/307191951203696199'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/03/dis-beyazlatma-teknikleri.html' title='. Diş Beyazlatma Teknikleri'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-3337564675696508409</id><published>2010-03-29T09:13:00.000-07:00</published><updated>2010-03-29T09:15:09.565-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lazer ile dişbeyazlatma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lazer ile diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş beyazlatma'/><title type='text'>Lazer İle Diş Beyazlatma</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Lazer İle Diş Beyazlatma&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarı dişler insanları kendisinden uzaklaştırırken beyaz dişler insanların kesinlikle dikkatini çekmektedir.Bu insanlar uzak olanlar kahverengimsi ve lekeli dişlere sahip gelen yaslanmış fark olmalıdır. Şirketinizde çalışan işçilerin sarı dişlerle işe gelmeleri ve bu halleriyle müşterilerle ilgilenmeleri herhalde hoşunuza gitmeyecektir. İşte yukarıda anlatılan bu gibi sebeplerden dolayı sarı dişlerle gezinmek hoş karşılanmamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lazer diş beyazlatma hiç şüphesiz modern tıbbın gelişmesiyle birlikte anlık sonuçlar alınabilecek diş beyazlatma yöntemidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ilk adım, diş hekimi plakları kaldırmak için her bir dişi temizler.&lt;br /&gt;Bundan sonra, bir diş beyazlatma jeli uygulanır, özel bir lazer ışığı uygulaması dişin üzerine uygulanır. Böylece dişin üzerine sürülen jel dişin beyazlama işlemini hızlandırmaktadır. Bu işlem tekrar sıklığı lekeleri sıklığı ve miktarına bağlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lazerle diş beyazlatmanın maliyeti ülkemizde 1000$ ile 2000$ fiyat aralığındandır .bu fiyatlar lazerle diş beyazlatma merkezine göre de değişkenlik gösterebilir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-3337564675696508409?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/3337564675696508409/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=3337564675696508409' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/3337564675696508409'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/3337564675696508409'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/03/lazer-ile-dis-beyazlatma.html' title='Lazer İle Diş Beyazlatma'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-4007011842493382738</id><published>2010-03-29T09:11:00.000-07:00</published><updated>2010-03-29T09:13:32.234-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bayazlatma yöntemi'/><title type='text'>Diş Bakımı ve Diş Beyazlatma Yöntemleri</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Diş Bakımı ve Diş Beyazlatma Yöntemleri&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer çok fazla siyah çay ya da sigara içiyorsanız, bunu azaltın. Dişlerinizde leke yapabilecek yiyecekler yediğinizde ya da içtiğinizde hemen dişlerinizi fırçalayın ya da iyi bir beyazlatma maddesi kullanın. 3 ayda bir diş fırçanızı değiştirin, 6 ayda bir dişçi kontrolüne gidin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nefesinizi tazelemek ve diliniz üzerindeki plağı kaldırmak için dilinizi her sabah dil temizleyiciyle temizleyin. Doğal diş fırçası olarak bilinen elmanın yanı sıra çiğ havuç, patlamış mısır ve kereviz yiyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabahları elma sirkesiyle gargara yapın ve sonra dişlerinizi fırçalayın. Sirke, lekelerin yok olmasına, dişlerinizin beyazlamasına ve ağzınızdaki, dişetlerinizdeki mikropların ölmesine yardım eder. Haftada bir kez karbonatla fırçalayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş ipi kullanın. En az günde 2 kez beyazlatıcı etkili bir macun ile dişlerinizi fırçalayın. Kahve, çay, sigara gibi zararlı maddelerden uzak durun. Dişleri sarartır. Çileğin de diş beyazlatmada katkısı vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hergün fırçanın üzerine ezilmiş bir çilek sürüp fırçalarsanız birkaç gün sonunda etkisini göreceksiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-4007011842493382738?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/4007011842493382738/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=4007011842493382738' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/4007011842493382738'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/4007011842493382738'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/03/dis-bakm-ve-dis-beyazlatma-yontemleri.html' title='Diş Bakımı ve Diş Beyazlatma Yöntemleri'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-67542072425999845</id><published>2010-03-25T09:41:00.000-07:00</published><updated>2010-03-25T09:44:37.032-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş ipi kullanımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bembeyaz dişler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beyaz diş diyeti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bembeyaz dişler için'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş üzerindeki plak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dişetlerini tazelemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş diyeti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş temizliği'/><title type='text'>Bembeyaz Dişler İçin 10 Altın Öneri</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Bembeyaz Dişler İçin 10 Altın Öneri&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6uS6cffbJI/AAAAAAAAAck/wPXkBWAhPsI/s1600/1J1J65CAXG276DCAV41C0VCAG9GXIBCADVB08LCA4F045OCAARVMYYCAOFZ0M4CAT8J8IVCAPGXTMZCAKAPVZHCADW8Z31CA8BJ6PLCA4KWO39CA85FWOICADPQWBHCAI64ST8CA6C6HA4CA3DH8Z3CAG9IF3E.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 120px; FLOAT: left; HEIGHT: 90px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5452613306640460946" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6uS6cffbJI/AAAAAAAAAck/wPXkBWAhPsI/s200/1J1J65CAXG276DCAV41C0VCAG9GXIBCADVB08LCA4F045OCAARVMYYCAOFZ0M4CAT8J8IVCAPGXTMZCAKAPVZHCADW8Z31CA8BJ6PLCA4KWO39CA85FWOICADPQWBHCAI64ST8CA6C6HA4CA3DH8Z3CAG9IF3E.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Sadece çiğnemenize ve konuşmanıza yaramayan dişler, ayrıca görüntünüzü de etkiliyor. Dişlerinizin hem beyaz hem de sağlıklı olmasını istiyorsanız. Reader’s and Digest dergisinde yer alan sırları deneyebilirsiniz. İşte sağlıklı ve bembeyaz dişler için size 10 altın öneri…&lt;br /&gt;1. Beyaz diş diyeti uygulayın. Dişlerinizde leke yapabilecek yiyecekler yediğinizde ya da içtiğinizde hemen dişlerinizi fırçalayın ya da iyi bir beyazlatma maddesi kullanın. Tüm bunlara alternatif olarak, bir elma yiyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. En az 2 ya da 3 ayda bir diş fırçanızı atın ya da elektrikli diş fırçanızın başlığını değiştirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Dişlerinizi 45 derecelik açıyla dairesel hareketlerle yavaş yavaş fırçalayın. Dişlerinizi fırçalarken diş minelerine zarar vermemeye özen gösterin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Nefesinizi tazelemek ve diliniz üzerindeki plağı kaldırmak için dilinizi her sabah dil temizleyiciyle temizleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Arıtıcı gıdalar yemelisiniz. Doğal diş fırçası olarak bilinen elmanın yanı sıra çiğ havuç, patlamış mısır ve kereviz yiyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Sabahları elma sirkesiyle gargara yapın ve sonra dişlerinizi fırçalayın. Sirke, lekelerin yok olmasına yardım eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Dişlerinizi beyazlatmak ve lekeleri yok etmek için haftada bir kez karbonatla fırçalayın. Diş macunu yerine karbonat sürün. Diş macununa alternatif olarak tuz da kullanabilirsiniz. Dişetlerinizi tazelenmiş hissetmeye başlarsanız, dişlerinizi tuzla iki günde bir fırçalayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Nefesinizi taze tutun. Nefesinizin tazeliğini kontrol etmek için avucunuzun içini yalayın ve henüz yaşken koklayın. Eğer bir şey kokuyorsa, şekersiz naneli şeker yiyebilir ya da alkolsüz ağız gargarası kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Dişlerinizin arasını diş ipliğiyle temizleyin. Aynaya bakmadan temizlemeye alışırsanız, arabada, yatakta ve önemli toplantı öncesinde dişlerinizi diş ipiyle temizleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. Sabahları kalkınca yapacağınız ilk iş dişlerinizi fırçalamak olmalı. Böylece uyurken üreyen plak ve bakteriyi yok etmiş olursunuz. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-67542072425999845?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/67542072425999845/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=67542072425999845' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/67542072425999845'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/67542072425999845'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/03/bembeyaz-disler-icin-10-altn-oneri.html' title='Bembeyaz Dişler İçin 10 Altın Öneri'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6uS6cffbJI/AAAAAAAAAck/wPXkBWAhPsI/s72-c/1J1J65CAXG276DCAV41C0VCAG9GXIBCADVB08LCA4F045OCAARVMYYCAOFZ0M4CAT8J8IVCAPGXTMZCAKAPVZHCADW8Z31CA8BJ6PLCA4KWO39CA85FWOICADPQWBHCAI64ST8CA6C6HA4CA3DH8Z3CAG9IF3E.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-1266331021438765859</id><published>2010-03-22T10:18:00.000-07:00</published><updated>2010-03-22T10:20:36.531-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diştaşı nasıl ortadan kaldırılır'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş taşı temizliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş taşı temizletme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diştaşı nasıl temizlenir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diştaşı nedir'/><title type='text'>Diş Taşı Nasıl Temizlenir</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Diş Taşı Nasıl Temizlenir&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6em1cpnKgI/AAAAAAAAAUU/DOd0MWlnlQA/s1600-h/H99RSTCA20HPQOCAHBS91LCA2JT241CA9GA1STCA9TQPVYCAED7TVFCA2OOJ62CAGWBYJ7CAM30YMMCA0GHXHMCA8S8TM1CAZR9SZJCAT1VRKHCARX81CXCAYAS2UPCAS29Q9ZCA0FG5TNCAF0G730CARRB8VY.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 116px; FLOAT: left; HEIGHT: 87px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5451509311109278210" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6em1cpnKgI/AAAAAAAAAUU/DOd0MWlnlQA/s200/H99RSTCA20HPQOCAHBS91LCA2JT241CA9GA1STCA9TQPVYCAED7TVFCA2OOJ62CAGWBYJ7CAM30YMMCA0GHXHMCA8S8TM1CAZR9SZJCAT1VRKHCARX81CXCAYAS2UPCAS29Q9ZCA0FG5TNCAF0G730CARRB8VY.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Diştaşı, genelde ağız hijyenine dikkat etmeyen bireylerde dişle dişeti arasında, diş etinin altında, diş ve diş protezleri üzerinde görülen ve bunlara yapışık olarak kireçlenmiş veya kireçlenmekte olan oluşumlardır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diştaşının dişeti iltihabındaki rolü nedir? Dişeti hastalıklarının en önemli etkeni bakteri plağıdır. Diştaşı ikincil olarak rol oynar. Diştaşı en çok alt çenede kesici dişlerin dile bakan yüzlerinde ve üst birinci azıların yanak bölgesinde görülür. Bunun nedeni dil altı çene altı ve kulak önü (parotis) tükrük bezlerinin buraya açılmasıdır. Tükrük bezleri ile diştaşı arasındaki ilgi ise diş taşının ana maddesi ile kalsiyum tuzlarının tükrükten gelmesidir. Fakat tükrük günde yaklaşık 5 lt yapılmasına rağmen birçok insanda diş taşı hemen hemen hiç oluşmaz.Bunun nedeni; diş taşı oluşması için dişlerin üzerindeki uygun ortamın bulunması gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ortamda bakteri plağıdır. Diş fırçaladıktan yarım saat sonra diş yüzeyinde oluşmaya başlayan yapısında mikroorganizmalar, ölü doku hücreleri, tükrük ve bir miktar gıda artığı bulunan kitledir. Kalsiyum tuzları bakteri plağının etkisiyle dişe yapışır ve taş oluşmaya başlar. Anlaşıldığı gibi diş taşı çok miktarda mikroorganizma taşır ve dişetinin bütünlüğünü bozar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diştaşı nasıl ortadan kaldırılır? Diş taşından korunmak dişlerin düzenli olarak fırçalanmasıyla mümkündür. Eğer diştaşı oluştuysa artık fırça taşı çıkarmada yetersiz kalır ve bunlara dişhekiminin müdahale etmesi gerekir. Diş hekimi uygun dental aletler kullanarak diş ve diş kökü yüzeyindeki diştaşlarını uzaklaştırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş taşının temizlenmesi tehlikeli midir? Kesinlikle tehlikeli değildir. Diş taşları dişlere, dişetine, bütün diş destek dokularına zarar veren yabancı cisimlerdir. Dolayısıyla bu yabancı cismin temizlenerek ortadan kaldırılması oldukça faydalıdır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş taşı temizlendikten sonra dişlerde geçici bir süre için neden hassasiyet oluşur? Her diş taşı temizliğinden sonra mutlak hassasiyet görülecek diye bir şart yoktur. Bazı durumlarda karşılaşılan sorundur.Bu durum ortaya çıkarsa üç-dört günde geçer. Dişler birkaç günde eğer düzenli fırçalama yapılırsa kendi temiz ve doğal konumlarını alırlar. Hassasiyetlik tamamen kaybolur. Eğer hassasiyet geçmez ise dişhekiminizin yapacağı basit işlemlerle bu sorun halledilir. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-1266331021438765859?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/1266331021438765859/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=1266331021438765859' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1266331021438765859'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1266331021438765859'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/03/dis-tas-nasl-temizlenir.html' title='Diş Taşı Nasıl Temizlenir'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6em1cpnKgI/AAAAAAAAAUU/DOd0MWlnlQA/s72-c/H99RSTCA20HPQOCAHBS91LCA2JT241CA9GA1STCA9TQPVYCAED7TVFCA2OOJ62CAGWBYJ7CAM30YMMCA0GHXHMCA8S8TM1CAZR9SZJCAT1VRKHCARX81CXCAYAS2UPCAS29Q9ZCA0FG5TNCAF0G730CARRB8VY.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-6259568671911922805</id><published>2010-03-22T10:14:00.000-07:00</published><updated>2010-03-22T10:16:54.432-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş gıcırdatma tedavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş gıcırdatma nedenleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dişleri Gıcırdatmak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Uyurken dişleri sıkmak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Gıcırdatma'/><title type='text'>Uyurken Diş Gıcırdatma Nedenleri</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Uyurken Diş Gıcırdatma Nedenleri&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6el_vnj7TI/AAAAAAAAAUM/r99P2cYwlgo/s1600-h/L0U3GGCAUTB34OCAYAAM84CAPBTAZICAX86E17CANX1VIVCAJVK783CA3BG1VGCA4W0SGVCAW9ZBNUCAKXLLGCCAP5TVF7CA4ZX71BCAO68X6MCAUI7RZKCA93FOSCCALX8E5GCALF8H9CCA0LO9J3CA4RYBF0.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 127px; FLOAT: left; HEIGHT: 95px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5451508388488015154" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6el_vnj7TI/AAAAAAAAAUM/r99P2cYwlgo/s200/L0U3GGCAUTB34OCAYAAM84CAPBTAZICAX86E17CANX1VIVCAJVK783CA3BG1VGCA4W0SGVCAW9ZBNUCAKXLLGCCAP5TVF7CA4ZX71BCAO68X6MCAUI7RZKCA93FOSCCALX8E5GCALF8H9CCA0LO9J3CA4RYBF0.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Uyku sırasında dişleri gıcırdatmak sıkmak ve çeneyi kenetlemek. Bruksizm uykuda diş gıcırdatmak demektir. Normal insanların % 15′inde bu görülür. Bazen dişlere zarar verecek kadar (sertçe) olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyku sırasındaki diş gıcırdatma o kadar sesli olur ki kişi uyanıkken aynı sesi çıkartamaz. Bruksizm genellikle gecenin erken saatlerinde görülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş gıcırdatmanın vücudun, metabolizmasının geceleyin ortaya çıkardığı alarm olduğunu belirtilirken farenjit, bağırsak enfeksiyonu, saman nezlesi, sinüzüt, burun kemiği eğriligi, burun polipleri olanlarda diş gıcırdatmanın daha fazla olduğunu anlatılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş gıcırdatmanın aynı zamanda büyük pişmanlık duyan kişilerde gece diş gıcırdatma vakası görüldüğünü söyleniyoror. Diğer dişlerle uyumsuz bir kaplama veya dolgu, iltihapli bir yirmilik diş gibi etkenler de diş gıcırdatması başlatabilir. Yine bağırsak parazitleri ve bağırsakta uzun süre kalan ve tahriş edici kimyasal yapısı olan gıdalar bağırsakta bulunduğu süre boyunca diş gıcırdatmaya sebep olabilir. Ayrıca duygusal stres, kuvvetli pişmanlık, obsesyon, uykusuzluk, her türlü gerginlik hali, kıskançlık gibi düşünce bazındaki hastalıklar da diş gıcırdatmada etkili olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş Gıcırdatmanın Başlıca Nedenleri;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;■Dental (dişle ilgili) nedenler; yüksek veya olması gerekenden düşük seviyede yapılmış dolgu ve protezler&lt;br /&gt;■Psikofizyolojik nedenler; duygusal gerilim&lt;br /&gt;■Anatomik farklılıklar; çene ekleminin konumunu değiştiren cerrahi işlemler (yirmi yaş diş çekimleri vs)&lt;br /&gt;Bazen bruksizm ağız kapatıldığında üst ve alt dişlerin birbirine geçmesindeki sorunlardan kaynaklanır. Buna rağmen psikolojik faktörler genellikle en etkili sebeplerdir. Uykusunda dişlerini gıcırdatanları sinirli sıkıntılı endişeli ve kızgınlıklarını bastırmaya çalışan kişiler oldukları görülmektedir. Alkol alındıktan sonra dişlerin gıcırdatılması artar. Psikoterapi alkolden uzak durma ve yemekleri ısırırken dişlerin düzene sokulması yardımcı olabilir. Gerektiğinde dişçi dişlerin daha çok aşınmasını önlemek için uyurken takılacak plastik koruma yapabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş Gıcırdatma Tedavisi basamakları;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;■Bir diş kliniğinden randevu alın: Bir diş kliniğinden size yardımcı olması için randevu alın Bu kişi size akşamları kullanmanız için ısırma plağı olarak adlandırılan koruyucu plağı verecektir ki bu sizin dişlerinize daha fazla zarar vermenizi engelleyip ve beklide diş sıkmanızı ve de diş gıcırdatmanızı engelleyecektir&lt;br /&gt;■Sıcak nemli bir bezle kompres yapın: Yatmadan önce 10 dakika yüzünüze sıcak ve nemli bir bezle kompres yapın bu çene kaslarınızın rahatlamasına neden olacaktır&lt;br /&gt;■Meditasyon ya da sıcak duş: Yatma saatinizden önce meditasyon yaparak ya da sıcak bir duş alarak rahatlayın Rahatlamanız aynı zamanda uykuya rahat bir şekilde dalmanızı ve de uyku esnasında da rahat olmanıza ve de uyurken kendinizi sıkmamanıza yardımcı olacaktır&lt;br /&gt;■Alkol ve kafeinden uzak durun: Alkol ve kafein kullanımını mümkün olduğu kadar azaltın Bu hem sizin sağlığınıza katkıda bulunurken diş gıcırdatma ve de diş sıkma probleminizden de uzaklaşmanıza yardımcı olacaktır&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-6259568671911922805?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/6259568671911922805/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=6259568671911922805' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/6259568671911922805'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/6259568671911922805'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/03/uyurken-dis-gcrdatma-nedenleri.html' title='Uyurken Diş Gıcırdatma Nedenleri'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6el_vnj7TI/AAAAAAAAAUM/r99P2cYwlgo/s72-c/L0U3GGCAUTB34OCAYAAM84CAPBTAZICAX86E17CANX1VIVCAJVK783CA3BG1VGCA4W0SGVCAW9ZBNUCAKXLLGCCAP5TVF7CA4ZX71BCAO68X6MCAUI7RZKCA93FOSCCALX8E5GCALF8H9CCA0LO9J3CA4RYBF0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-8587028872643206966</id><published>2010-03-22T10:11:00.000-07:00</published><updated>2010-03-22T10:13:13.243-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş eti kanaması nedenleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dişeti Kanamaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş eti Kanamaları Nedenleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş eti kanaması neden olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dişeti Kanaması'/><title type='text'>Diş  Eti Kanaması Nedenleri</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Diş Eti Kanaması Nedenleri&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6elHBOX-nI/AAAAAAAAAUE/8L5e5e20wLk/s1600-h/JU3MXWCAW4HKSXCAH88BJECA8DGOPZCAFOUWI0CA0DDMXGCAHPRXACCAIFBHW4CAPYT57YCAFUROB0CA5JWWMZCAM58BP3CAZBEZRPCA3NG9Z9CAL54YVGCABPS4KKCA2HQAKTCAEX8UM4CANOWRGVCASGZ30B.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 104px; FLOAT: left; HEIGHT: 104px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5451507413961669234" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6elHBOX-nI/AAAAAAAAAUE/8L5e5e20wLk/s200/JU3MXWCAW4HKSXCAH88BJECA8DGOPZCAFOUWI0CA0DDMXGCAHPRXACCAIFBHW4CAPYT57YCAFUROB0CA5JWWMZCAM58BP3CAZBEZRPCA3NG9Z9CAL54YVGCABPS4KKCA2HQAKTCAEX8UM4CANOWRGVCASGZ30B.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Diş eti kanamasının bircok nedeni olabilir. Bu nedenlerden başlıcaları şöyle sıralanabilir.&lt;br /&gt;Dişeti İltihabı: Diş etleriniz kızardı, yumuşadı, parlıyor ve şiş. Hafif fırçalamayla bile kolayca kanıyor. Dişeti iltihabı, diş temizliğiyle önlenebilir. Ancak bir kere başladı mı, tedavi edilmezse, ciddi dişeti ve çene kemiği hastalıklarına yol açabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş Hastalıkları: Dişeti iltihabınız tedavi edilmedi. Dişleriniz kolayca kanıyor. Şişmiş diş etlerinizle dişlerinizin arasında bakteriler ve yemek artıkları birikmiş. Ağzınızda tuhaf bir tat var ve nefesiniz kokuyor. Diş etleriniz, diş diplerinden çekiliyor; bu bölge sıcağı, soğuğa ve tatlı yiyecek ve içeceklere hassas. Bazen dişeti torbalarında apseler oluşuyor. Diş kökünüzdeki kemik hasar gördü ve bir ya da birkaç dişinizi kaybettiniz. Bu, ciddi bir durumdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anemi veya Lösemi: Diş etleriniz kolayca kanıyor ve aynı zamanda burun kanaması, yorgunluk ve güçsüzlük, nefes darlığı, çabuk çürüme eğilimi söz konusuysa, ciddi bir aneminiz olabilir. Bu belirtilere ek olarak kemik ağrısı (özellikle bacaklarınızda) karında ağrı ve şişme, mide bulantısı, ateş, gece terlemesi, iştahsızlık ve kilo kaybı görülüyorsa, bir tür lösemi söz konusu olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vincent Enfeksiyonu: Kızarmış, şişmiş, ağrıyan ve kanayan diş etleriniz, gri bir zarla kaplanmış. Konuşurken ya da nefes alırken acıyor ve nefesiniz kötü kokuyor, ağzınızda kötü bir tat var. Aşırı tükürük oluşuyor. Bu durum, diş temizliğine dikkat etmemekten, fiziksel ve duygusal stresten, yetersiz beslenmeden ve çok sigara içmekten kaynaklanan ve bulaşıcı olmayan bir enfeksiyondur. Tedavi edilmesi gerekir ve tahrişe yol açan nesnelerden (sigara ya da baharatlı yiyecekler) uzak durulmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl önlem alabilirim?&lt;br /&gt;-Diş etlerinizi fluorürlü bir diş macunuyla günde en az iki kere veya mümkünse her yemekten sonra fırçalayın.&lt;br /&gt;-Günde en az bir kere diş ipliği kullanın.&lt;br /&gt;-Dişlerinizi iyi temizleyin; temizlediğinizi renk veren tabletlerle kontrol edin.&lt;br /&gt;-Yediklerinize dikkat edin. Aşırı rafine şeker içeren, özellikle de dişlerinize yapışan yiyeceklerden kaçının. Yeşil sebze ve elma gibi kaba maddeli yiyecekleri seçin.&lt;br /&gt;-Asiti almak için yemeğin sonunda ağzınıza peynir atın.&lt;br /&gt;-A ve C vitaminini eksik etmeyin. Bunlar kavun, brokoli, ıspanak, ciğer, güçlendirilmiş süt ürünleri, portakal, greyfurt, domates, patates ve yeşil biberde vardır.&lt;br /&gt;-Yılda iki kere dişlerinizi diş doktoruna temizletin. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-8587028872643206966?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/8587028872643206966/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=8587028872643206966' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/8587028872643206966'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/8587028872643206966'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/03/dis-eti-kanamas-nedenleri.html' title='Diş  Eti Kanaması Nedenleri'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6elHBOX-nI/AAAAAAAAAUE/8L5e5e20wLk/s72-c/JU3MXWCAW4HKSXCAH88BJECA8DGOPZCAFOUWI0CA0DDMXGCAHPRXACCAIFBHW4CAPYT57YCAFUROB0CA5JWWMZCAM58BP3CAZBEZRPCA3NG9Z9CAL54YVGCABPS4KKCA2HQAKTCAEX8UM4CANOWRGVCASGZ30B.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-2525978551006186221</id><published>2010-03-22T10:08:00.000-07:00</published><updated>2010-03-22T10:10:31.969-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş eti çekilmesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti tedavisi'/><title type='text'>Dişeti Çekilmesinin Tedavisi</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Dişeti Çekilmesinin Tedavisi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6ekfogQfII/AAAAAAAAAT8/7iOYvUxWJ3o/s1600-h/diseti.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 136px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5451506737310891138" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6ekfogQfII/AAAAAAAAAT8/7iOYvUxWJ3o/s200/diseti.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Dişetindeki iltahabi durumun ve kanamanın ortadan kaldırılması, dişi çevreleyen destek dokunun yıkımının engellenmesi, fonksiyonun sağlanması, yıkıma uğramış dokuların restorasyonu ve rejenerasyonu, dişi çevreleyen destek dokuların sağlığının korunması için gerekli fizyolojik dişeti formunun yeniden oluşturulması, hastalık tekrarının engellenmesi, diş kaybının azaltılması ve estetiğin sağlanması da tedavinin temel amaçlarındandır. Açığa çıkmış kök yüzeyinin kapatılması için kullanılan başlıca teknikler yumuşak dokuyu farklı şekillerde konumlandırma esasına göre değişik isimler alır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun yanısıra bu tekniklerden bir diğeri olan grefleme tekniklerinde ağzın farklı bir bölgesinden aldığımız dokuyu ilgili bölgeye adapte etmek, bir diğerinde ise dışardan biyomateryal adını verdiğimiz dokunun rejenerasyonunu yönlendirmede kullandığımız unsurlar esastır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu teknikler tek başlarına kullanılabildikleri gibi, birden fazlası birlikte de uygulanabilir. Burada hekimin en önemli görevi hangi tip cerrahi işlemin daha az travmatik olacağını, hastalığın en etkili şekilde kontrolünün nasıl sağlanacağını ve böylelikle mevcut dişlerin sağlığının uzun dönemde ne şekilde korunabileceğini saptamaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kök kapatma yöntemlerinin oldukça güvenilir, sonuçlarının ise tahmin edilebilir bir hal alması ve hasta memnuniyeti yaratması nedeniyle, hekim bu tedavi seçeneklerini göz ardı etmemelidir. Ancak uygun olmayan vaka ve cerrahi teknik seçimi, gerçekçi olmayan hedefler, kullanılacak yönteme tam olarak bağlı kalmamak gibi nedenlerden dolayı, tedavi başarısızlıkla sonuçlanabilir. Mevcut dişeti çekilmesine uygun olarak seçilen cerrahi yaklaşım, sağlığın uzun dönemde korunabileceği başarılı sonuçlar getirecektir. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-2525978551006186221?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/2525978551006186221/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=2525978551006186221' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2525978551006186221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2525978551006186221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/03/diseti-cekilmesinin-tedavisi.html' title='Dişeti Çekilmesinin Tedavisi'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6ekfogQfII/AAAAAAAAAT8/7iOYvUxWJ3o/s72-c/diseti.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-5171116732593831989</id><published>2010-03-22T10:05:00.001-07:00</published><updated>2010-03-22T10:07:31.467-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş eti çekilmesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş eti çekilmesi nasıl önlenir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş eti çekilmesinin sebepleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dişeti çekilmesinin sebepleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dişeti çekilmesi'/><title type='text'>Diş Eti Çekilmesi Nedir</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Diş Eti Çekilmesi Nedir&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6ejnvT7XoI/AAAAAAAAAT0/ghBUlSSCzwQ/s1600-h/C6MIWBCAERB4RUCA3G3K0HCA37RGHFCACK8PLHCAAIVLM9CA3G3AB5CAI9ODPICALNY9DYCAIR2115CAOEY1KFCA630UCJCAYW8UQECAAI6UC1CA532DCMCA0NRUJTCAMXZS2ECAON1ITNCA617VLLCA8GR14Q.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 137px; FLOAT: left; HEIGHT: 91px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5451505777065549442" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6ejnvT7XoI/AAAAAAAAAT0/ghBUlSSCzwQ/s200/C6MIWBCAERB4RUCA3G3K0HCA37RGHFCACK8PLHCAAIVLM9CA3G3AB5CAI9ODPICALNY9DYCAIR2115CAOEY1KFCA630UCJCAYW8UQECAAI6UC1CA532DCMCA0NRUJTCAMXZS2ECAON1ITNCA617VLLCA8GR14Q.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Dişeti kenarının kök yüzeyini açığa çıkaracak şekilde kök ucuna doğru yer değiştirmesi dişeti çekilmesi olarak tanımlanmaktadır. Yaşla birlikte kökün bir miktar açığa çıkması fizyolojik dişeti çekilmesi olarak kabul edilmekte ise de günümüzde 1mm’lik dişeti çekilmesi bile genellikle patolojik olarak kabul edilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişeti çekilmeleri klinikte genellikle ne yazık ki iyi ağız hijyenine ve sağlıklı görünümlü dişetlerine sahip bireylerde rastlanmaktadır. Özellikle diş fırçasını yanlış seçen ya da yanlış kullanan bireylerde dişeti çekilmesi bölgesinde çok az ya da hiç bakteri plağı bulunmadığı görülür. Çekilme tek bir dişi ilgilendirebileceği gibi, bir grup dişin dudağa ya da dile bakan yüzeyinde de izlenebilmektedir. Nadiren diş kayıpları ile sonuçlana dişeti çekilmeleri hem hasta, hem de hekim için klinik açıdan oldukça önemli sonuçlar doğurmaktadır. Çekilme nedeniyle kök dokusu (sement) açığa çıktığında mineral yapıda olabilecek değişiklikler sonucu, uzun dönemde kök çürüğe yatkın hale gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kök yüzeylerinde ortaya çıkan diğer bir sonuç da dokunma, termal değişimler ve kimyasal etkenlerle ortaya çıkan kök hassasiyetidir.Dişeti çekilmesi bulunan hastalar kötü estetikten şikayetçidirler ve hastalarda ve hastalarda dişin kaybedileceği endişesi gibi psikolojik sonuçlar doğurur. Özellikle kök hassasiyeti sonucu oluşabilen ağrı şikayetleri hastaların ağız hijyenlerini sürdürmelerini engelleyerek daha fazla bakteri plağı birikimine ve buna bağlı diş ve dişi çevreleyen destek doku problemlerine yol açması nedeniyle önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişeti çekilmeleri şeklinde oluşan morfolojik değişimler bazı durumlarda çok özel bir klinik görüntüye sahiptir. Bunlardan bir tanesi Stillman yarıkları diye adlandırılan, dişeti kenarından başlayarak kök ucu yönünde virgül şeklinde uzanan çekilmelerdir. Günümüzde hatalı diş ipi kullanılması sonucunda Stillman yarıklarına benzer dişeti çekilmeleri oluşabileceği bildirilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;McCall kordonları ise dişeti çekilmeleri bölgelerinde ve özelikle kanin ve küçükazı bölgelerinde görülen basamak tarzında dişi bir kordon gibi saran dişeti büyümeleridir. Meydana gelen bu oluşumların morfolojisi hatalı diş fırçalamanın kuvveti, süresi, sıklığı ve yönüyle ilintilidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişeti çekilmesi dişetinin konumunu belirlemeye yönelik bir terimdir; dokunun sağlığı ile ilgili herhangi bir anlam ifade etmez. Diğer yandan gizli dişeti çekilmesi olarak tanımlanan dişetinin dişe tutunmasına ait yapışıklık (ataçman) kayıpları, periodontitis dediğimiz dişeti hastalığı tipine bağlı olarak meydana gelir ve ayrı bir tedavi prensibi vardır. Bu tanı, çekilme olgusunun hastalar tarafından yanlış anlaşılmasına yol açmaktadır. Sonuçta hastalar ağızlarındaki dişeti hastalığına bağlı doku yıkımını tek başına dişeti çekilmesi olarak algılayabilmekte, sebep olan faktörleri ve sonuçlarını göz ardı ederek sadece dişeti çekilmesi ile oluşacak estetik sorunları düşünmekte, hatta bunu bile çoğu kez önemsememektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Literatürde dişeti çekilmesinden çok sayıda etken sorumlu tutulmuştur; dişi çevreleyen destek dokuların iltahabi hastalıkları, travmatik ve cerrahi yaralanmalar, yetersiz dişeti genişliği, yetersiz dişeti kalınlığı, çiğneyici kuvvetlerin düzensiz intikali, ağız içindeki yüksek kas yapışıklıkları, aşırı fırçalama kuvveti, diş fırçalama tekniği, sert diş fırçası, diş fırçalama sıklığı, sigara içme alışkanlığı, ağız içindeki restorasyonlar, açılı diş kökleri, dişlerin üzerinde oturduğu kemiğe ait düzensizlikler, dişlerin kötü konumlanması ve çapraşıklık, ortodontik tedavi, yaş, kalıtım ve diş taşı varlığı bu etkenler arasında sayılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika Birleşik Devletlerinde yapılan kapsamlı bir epidemiyolojik çalışmanın sonuçlarına göre, yaklaşık 23,8 milyon kişide, bir ya da daha fazla diş yüzeyinde 3mm. ya da daha fazla dişeti çekilmesi olduğu tahmin edilmektedir. Farklı toplumlarda dişeti çekilmeleri üzerine yapılan epidemiyolojik çalışmaların sonuçları, dişeti çekilmelerinin erken yaşlarda başladığını ve yaşla birlikte çekilme miktarının arttığını göstermiştir. Dişeti çekilmesi miktarının her 10 yıl için %3.16 arttığı ve dişeti çekilmesinin erkeklerde kadınlardan daha sık rastlandığı rapor edilmiştir. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-5171116732593831989?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/5171116732593831989/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=5171116732593831989' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5171116732593831989'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5171116732593831989'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/03/dis-eti-cekilmesi-nedir.html' title='Diş Eti Çekilmesi Nedir'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6ejnvT7XoI/AAAAAAAAAT0/ghBUlSSCzwQ/s72-c/C6MIWBCAERB4RUCA3G3K0HCA37RGHFCACK8PLHCAAIVLM9CA3G3AB5CAI9ODPICALNY9DYCAIR2115CAOEY1KFCA630UCJCAYW8UQECAAI6UC1CA532DCMCA0NRUJTCAMXZS2ECAON1ITNCA617VLLCA8GR14Q.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-7044162446157978851</id><published>2010-03-22T10:00:00.000-07:00</published><updated>2010-03-22T10:04:11.053-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti hastalıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti bakımı'/><title type='text'>Diş Eti Sağlığı</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Diş Eti Sağlığı&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6ei6FzjBfI/AAAAAAAAATs/vIkLFf_52a4/s1600-h/P0NGCECA5M3ZCWCA8SPMNGCA4RWMHGCA02RA7UCAS8NNW0CABGTK75CA0NBA4RCAYM458QCAX2XDGTCA4867C8CA7RZ39MCASSENHACA75U4ISCAFUM9ZHCA03DIZUCAES1ITVCAGE8S1ZCAN3AJC4CAYVGT2R.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 112px; FLOAT: left; HEIGHT: 90px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5451504992829769202" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6ei6FzjBfI/AAAAAAAAATs/vIkLFf_52a4/s200/P0NGCECA5M3ZCWCA8SPMNGCA4RWMHGCA02RA7UCAS8NNW0CABGTK75CA0NBA4RCAYM458QCAX2XDGTCA4867C8CA7RZ39MCASSENHACA75U4ISCAFUM9ZHCA03DIZUCAES1ITVCAGE8S1ZCAN3AJC4CAYVGT2R.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Sabah kalkınca ağızda kanama olması, diş etlerinde şekli değişikliği ve iltihap oluşması da diğer belirtiler arasında yer alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş eti çekilmesine yol açıyor&lt;br /&gt;Diş Hekimi Yaşar Nalçacı, diş ve dişeti arasındaki bakterilerin diş eti çekilmesine yol açtığını söyledi. Bakteri ve virüsler kalp, pankreas ve akciğerlerde iltihaba da yol açabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İltihapların ana rahmine ulaştığında erken doğuma bile neden olabildiğine değinen Nalçacı, "Ağızdaki bazı belirtiler, vücudumuzdaki ciddi rahatsızlıkların tespit edilmesini kolaylaştırabiliyor" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kansızlık, lösemi, diyabet&lt;br /&gt;Ağız kanserleri, kansızlık, lösemi, diyabet, veya ülser gibi hastalıklar diş hekimi tarafından erken tespit edilebiliyor. Diş Hekimi Yaşar Nalçacı, ağız ülserinin (aft) çok sık tekrarlanmasının ve dilde sürekli yanma hissinin anemi belirtisi olabileceğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağızda kuruluk, apseler ve dişeti rahatsızlıklarına nefeste aseton kokusunun da eklenmesi ise diyabetin habercisi. Ağızdan yayılan koku mide ve akciğer hastalıklarının da habercisi olabiliyor. Dildeki derin çatlaklar, harita dil ise bağırsaklardaki kolit ve tümöral hastalıklara işaret ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı nedenler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Sistemik bozukluklar&lt;br /&gt;• Beslenme noksanlığı&lt;br /&gt;• Dudak açıklığı&lt;br /&gt;• Dişlerdeki şekil bozukluğu&lt;br /&gt;• Diş aralarındaki temas noktalarının eksikliği&lt;br /&gt;• Çapraşık dişler&lt;br /&gt;• Eksik dişler&lt;br /&gt;• Fizyolojik diş aşınmalarının olmaması&lt;br /&gt;• Irsi&lt;br /&gt;• Diş taşları&lt;br /&gt;• Gıda birikmeleri&lt;br /&gt;• Kusurlu diş bakımı&lt;br /&gt;• Ağız kuruluğu&lt;br /&gt;• Diş dizisindeki bozukluklar&lt;br /&gt;• Radyasyon&lt;br /&gt;• Kötü alışkanlıklar( tırnak yeme, çekirdek yeme, pipo içme)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-7044162446157978851?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/7044162446157978851/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=7044162446157978851' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/7044162446157978851'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/7044162446157978851'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/03/dis-eti-saglg.html' title='Diş Eti Sağlığı'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6ei6FzjBfI/AAAAAAAAATs/vIkLFf_52a4/s72-c/P0NGCECA5M3ZCWCA8SPMNGCA4RWMHGCA02RA7UCAS8NNW0CABGTK75CA0NBA4RCAYM458QCAX2XDGTCA4867C8CA7RZ39MCASSENHACA75U4ISCAFUM9ZHCA03DIZUCAES1ITVCAGE8S1ZCAN3AJC4CAYVGT2R.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-7028406124593811832</id><published>2010-03-17T05:05:00.001-07:00</published><updated>2010-03-17T05:08:39.686-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş ağrısı için evde yapılması gerekenler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş ağrısı sebepleri'/><title type='text'>Diş Ağrısına Evde neler Yapabiliriz</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Diş Ağrısına Evde neler Yapabiliriz&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6DFvMLaPgI/AAAAAAAAAPM/92V5vgQhG8w/s1600-h/dis-agrisi-1.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5449572963631906306" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6DFvMLaPgI/AAAAAAAAAPM/92V5vgQhG8w/s200/dis-agrisi-1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Dişimiz ağrıyorsa evde yapılabilecek en doğru şey ağrı kesici almaktır. Ardından en kısa sürede diş hekimine gitmektir. Eğer uykudan uyandıran bir ağrı var ise ve o an hekime gitmek mümkün değilse,ağrının sebebi kan basıncı ile ilgili olduğu için ve yattığımız zaman kan basıncı baş bölgesine doğru artığından dolayı bu durumu değiştirmek gerekir. Biraz belimizin üzerine doğrularak dik bir konuma gelmeliyiz. Mideye kanın inebileceği bir şekle gelmek faydalı olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer yemek yedikten sonra oluşan bir ağrı varsa o zaman dişleri fırçalamak bir çare olabilir. Eğer sıcak soğuk hassasiyeti varsa bununla ilgili olarak yapılacak fazla bir şey yoktur. En doğrusu ılık şeylerle beslenip derhal hekime gitmektir. Bazı durumlarda yine kanal tedavisinin bir öncesi aşamasında sinirler iltihaplandığı için sıcaktan çok ciddi anlamda etkilenme olabilir. Bu durumda soğuk uygulayarak kesmek mümkün olabilir. Elimizde bir buz veya soğuk su acil durumlarda bir çare olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş ağrısında dişe aspirin, kolonya, alkol, vb koymak kimyasal yanık medyana getirirler. Bu maddeler konulduğu zaman belki dişin ağrısı azalabilir. Ancak sonrası için dişin sinirlerine zarar verilmiş olur. Alkol yine aynı şekilde kanı sulandırıp ağrının daha da artmasına sebep olacaktır. Yapılacak en iyi eylem ağrı kesici içmektir. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-7028406124593811832?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/7028406124593811832/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=7028406124593811832' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/7028406124593811832'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/7028406124593811832'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/03/dis-agrsna-evde-neler-yapabiliriz.html' title='Diş Ağrısına Evde neler Yapabiliriz'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S6DFvMLaPgI/AAAAAAAAAPM/92V5vgQhG8w/s72-c/dis-agrisi-1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-5425570667929641522</id><published>2010-03-16T06:10:00.000-07:00</published><updated>2010-03-16T06:12:57.701-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='inley dolgular'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kompozit reçine'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='porselen dolgular'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='amalgam dolgular'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Altın dolgular'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gümüş dolgular'/><title type='text'>Diş Dolgu Çeşitleri</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Diş Dolgu Çeşitleri&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S5-DzqyhprI/AAAAAAAAAMs/NcU-BiNiuNE/s1600-h/dis-dolgu.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 179px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5449218997824366258" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S5-DzqyhprI/AAAAAAAAAMs/NcU-BiNiuNE/s200/dis-dolgu.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Dolgu Çeşitleri:&lt;/strong&gt; Herkes için aynı dolgu tipi uygun olmayabilir. Dolgu çeşitleri açısından dolgu malzemesi olarak kullanılan madde türleri önemlidir. Sizin için doğru dolgu tipini, çürüğün büyüklüğü , belirli maddelere karşı alerjiniz, dolgunun yapılması gereken yer ve maliyet belirleyecektir. Farklı malzeme tiplerine ilişkin hususlar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Altın dolgular,&lt;/strong&gt; laboratuarda sipariş üzerine yapılır ve yerine yapıştırılarak uygulanır. Altın inleyler, dişeti hastalıklarına karşı iyi toleransa sahiptir ve 20 yıldan fazla süre ile kullanılabilirler. Bu nedenlerden dolayı, birçok otorite, altını en iyi dolgu malzemesi olarak düşünmektedir. Bununla beraber, en pahalı seçimdir ve birden fazla seansta uygulanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Amalgam&lt;/strong&gt; (&lt;strong&gt;gümüş) dolgular,&lt;/strong&gt; aşınmaya karşı dirençlidir ve nispeten daha ucuzdur. Bununla beraber, koyu renklerinden dolayı, porselen veya diğer kompozit restorasyonlara göre daha fark edilir niteliktedir ve genellikle ön dişler gibi görünür bölgeler için uygun değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kompozit reçine,&lt;/strong&gt; dişinizle aynı renktedir ve bu nedenle doğal görünüm istendiğinde kullanılır. Malzemeler karıştırılır ve doğrudan boşluğun içine yerleştirilerek burada sertleşmeye bırakılır. Kompozit, zamanla kırılıp aşınabileceğinden dolayı büyük dolgular için ideal bir malzeme olmayabilir.. Ayrıca, çay, kahve veya tütünden dolayı lekelenebilir ve diğer dolgu tipleri kadar uzun gitmezler, genel olarak üç ila 10 yıl kullanılabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İnley&lt;/strong&gt; veya onley olarak anılan porselen dolgular, laboratuarda sipariş üzerine üretilir ve sonradan dişe yapıştırılır. Diş rengine uygun üretilebilir ve lekelenmeye karşı dirençlidir. Porselen restorasyon genel olarak dişin büyük bir bölümünü kaplar. Maliyeti altına yakındır. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-5425570667929641522?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/5425570667929641522/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=5425570667929641522' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5425570667929641522'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5425570667929641522'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/03/dis-dolgu-cesitleri.html' title='Diş Dolgu Çeşitleri'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S5-DzqyhprI/AAAAAAAAAMs/NcU-BiNiuNE/s72-c/dis-dolgu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-5138708597202374051</id><published>2010-03-16T06:05:00.000-07:00</published><updated>2010-03-16T06:06:54.281-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dolgu Nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş dolgusu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş dolguları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dolgu Çeşitleri'/><title type='text'>Diş Dolgusu Dolgu Nedir</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Diş Dolgusu Dolgu Nedir&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S5-CYHCdcmI/AAAAAAAAAMc/6eAeFiWQv0U/s1600-h/dolgu.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 136px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5449217424859427426" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S5-CYHCdcmI/AAAAAAAAAMc/6eAeFiWQv0U/s200/dolgu.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Diş Dolgusu, çürüyen bir dişteki tüm çürük ve artıklar temizlendikten sonra ortaya çıkan boşluğun, o dişin normal formuna uygun olarak ve ağızda uzun süre problem yaratmadan durabileceği ispatlanmış bir madde ile restorasyonudur. Dolguların birçok çeşidi olup bu çeşitler dayanıklılık, estetik ve ücretleri olarak farklı şekillerde tercih edilebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolgu, çürük nedeniyle zarar görmüş bir dişe, normal fonksiyonunu ve görünümünü kazandırmanın bir yöntemidir. Diş hekiminiz size dolgu yaparken, önce çürümüş diş dokusunu uzaklaştırır. Etkilenen alanı temizler ve boşluğu dolgu malzemesi ile doldurur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakterilerin girebilecekleri boşlukları dolgu ile kapatarak çürüğün ilerlemesini de engellenmeye çalışır. Dolgu için kullanılan malzemeler, altın, porselen, kompozit reçine (diş renginde dolgu) ve amalgamdır. (cıva gümüş, bakır, kalay ve bazen çinko alaşımı). &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-5138708597202374051?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/5138708597202374051/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=5138708597202374051' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5138708597202374051'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5138708597202374051'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/03/dis-dolgusu-dolgu-nedir.html' title='Diş Dolgusu Dolgu Nedir'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S5-CYHCdcmI/AAAAAAAAAMc/6eAeFiWQv0U/s72-c/dolgu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-7572382694174109280</id><published>2010-03-16T06:01:00.000-07:00</published><updated>2010-03-16T06:04:27.101-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dolgu Maddeleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dişlerde Estetik Dolgular'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dolgu Çeşitleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Estetik Dolgu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş'/><title type='text'>Estetik Diş Dolgu Maddeleri</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Estetik Diş Dolgu Maddeleri&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S5-Bz6LLUPI/AAAAAAAAAMU/-rMXyNGnGAc/s1600-h/estetik-dolgu.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 182px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5449216802931036402" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S5-Bz6LLUPI/AAAAAAAAAMU/-rMXyNGnGAc/s200/estetik-dolgu.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Estetik dolgular nasıl yapılır ? Estetik dolgular, hazırlanmış kavitelere tabaka tabaka yerleştirilir ve her tabaka özel bir ışık ile sertleştirilir. Bu işlem bitince Estetik dolgular dişe göre şekillendirilir ve düzeltilir. Bütün bu işlemler amalgam dolgu işleminden daha uzun sürer. Ancak amalgamın en az iki katı kadar daha pahalıdır. Estetik dolguların ağızda kalma süresi de 7-10 yıldır ki bu süre amalgamın ömrüne yakındır. Ancak çok büyük dolgularda durum amalgamın lehinedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Estetik Dolgu Maddelerinde Avantaj ve dezavantajlar: Bu dolguların en büyük avantajları estetik olmalarıdır. Ayrıca bu dolgular dişlere iyice bağlandığı için diş dokularını destekler, kırılmaları ve sıcaklık geçmesini engeller. Kompozitler, yalnızca çürükleri restore etmek için değil, dişlerin rengini ve biçimini değişitirerek kozmetik etkileri için de kullanılabilmektedirler. En önemli dezavantajı işlem sonrası duyarlılıkların olmasıdır. Dolguların renkleri, kahve, çay gibi boyayıcı yiyeceklerle de hafifçe değişebilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Estetik restorasyonlar sonrası hastalara uyarılar: Kompozitlerde de artık aynı seansda polisaj işlemi yapılabilmektedir. Ancak çok büyük restorasyonlar ya da çok diş için yapılan seri restorasyonlarda hastayı bir defa daha kontrole çağınp varsa gerekli düzeltmeleri yapmak hem estetik hem fonksiyon açısından çok daha iyi olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mateyallerle ön dişlerde çok büyük kayıplar restore edilebilmekte bu nedenle hastaların ısırmada dikkatli olmalarının bu restorasyonların ömrünü uzatacağının da anlatılması gerekmektedir.Özellikle fasial yüzde yapılan uygulamalardan sonra ne kadar iyi polisaj yapılmış olsa da boyayabilen yiyecek ve içeceklerin dolguların renklerini değiştirebileceği yine hatırlatılmalıdır.Aşınma nedeni ile restore edilmiş dişlerde daha çok dikkat edilmesi gereken şey de hastaya çok sert olmayan diş fırçaları önermek ve fırçalama yöntemlerinde düzeltmeler yapabilmelerini sağlamaktır. Bu öneriler geniş fasial yüz restorasyonlan için de geçerlidir &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-7572382694174109280?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/7572382694174109280/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=7572382694174109280' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/7572382694174109280'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/7572382694174109280'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/03/estetik-dis-dolgu-maddeleri.html' title='Estetik Diş Dolgu Maddeleri'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S5-Bz6LLUPI/AAAAAAAAAMU/-rMXyNGnGAc/s72-c/estetik-dolgu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-3757262213629853755</id><published>2010-03-16T05:25:00.000-07:00</published><updated>2010-03-16T05:27:30.363-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş beyazlatmak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='için kolay karışım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş beyazlatma'/><title type='text'>Diş beyazlatmak için kolay karışım</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Diş beyazlatmak için kolay karışım &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S595KlU71mI/AAAAAAAAAL8/JaYQM-YTPN0/s1600-h/dis-estetik1-4088.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 188px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5449207296867161698" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S595KlU71mI/AAAAAAAAAL8/JaYQM-YTPN0/s200/dis-estetik1-4088.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Dişlerinizi beyazlatmak için piyasada bir çok ürün mevcut. Zaten bazı diş tozları belli miktarda sodyum bikarbonat tozu içermekte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak yine de gerçekten etkili olan diş beyazlatma ürünleri son derece az, üstelik sodyum bikarbonatın kendisinden çok daha pahalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Islak bir diş fırçasına 1/4 çay kaşığı sodyum bikarbonat döküp dişlerinizi fırçalayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu uygulama dişlerinizde bir hassasiyet yaratabilir fakat içeriğinde peroksit bulunan ürünlerde de durum daha farklı değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişlerinizi her gün ya da iki günde bir sodyum bikarbonatla fırçalayın, kalan günlerde diş macunu kullanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sakın ultra, mega, süper kokulu, tatlandırıcı ürünleri almayın, düşük fiyatta satılan bir ürün yeterlidir. Diş etlerine zarar vermekten kaçının ve diş fırçasını dişlerinize yavaşça uygulayın. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-3757262213629853755?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/3757262213629853755/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=3757262213629853755' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/3757262213629853755'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/3757262213629853755'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/03/dis-beyazlatmak-icin-kolay-karsm.html' title='Diş beyazlatmak için kolay karışım'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S595KlU71mI/AAAAAAAAAL8/JaYQM-YTPN0/s72-c/dis-estetik1-4088.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-3538191692650144052</id><published>2010-03-16T05:22:00.001-07:00</published><updated>2010-03-16T05:24:46.342-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='agız sağlığının'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Doğal ağız gargarası'/><title type='text'>Doğal Ağız Gargarası</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Doğal Ağız Gargarası&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S594g2TrmLI/AAAAAAAAAL0/4gbARfvdSVU/s1600-h/gargara-300x224.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 149px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5449206579870800050" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S594g2TrmLI/AAAAAAAAAL0/4gbARfvdSVU/s200/gargara-300x224.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Bir çok ağız gargarası alkol içermektedir. Tehlikeli yan ürünleri kullanmak istemiyorsanız aşağıdaki tarifi uygulayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarım su bardağı suyun içine bir çay kaşığı sodyum bikarbonat koyarak karıştırın. Ardından bir-iki tutam deniz tuzu ilave edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karışımın bir kısmı ile otuz saniye boyunca gargara yapın ve sonra ağzınızı çalkalayın. Böylece diş çürüklerine ve kötü ağız kokusuna neden olan bakterilerden kurtulmuş olacaksınız. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-3538191692650144052?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/3538191692650144052/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=3538191692650144052' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/3538191692650144052'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/3538191692650144052'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/03/bir-cok-agz-gargaras-alkol-icermektedir.html' title='Doğal Ağız Gargarası'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S594g2TrmLI/AAAAAAAAAL0/4gbARfvdSVU/s72-c/gargara-300x224.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-7027560580493260163</id><published>2010-03-11T03:09:00.000-08:00</published><updated>2010-03-11T03:13:06.408-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamilelikte diş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş ağız sağlığı'/><title type='text'>Hamilelikte Diş Sağlığının Önemi Artıyor</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Hamilelikte Diş Sağlığının Önemi Artıyor&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S5jQOtq4YhI/AAAAAAAAAHk/uJZqPqrsmyA/s1600-h/dental-health-body-01-af.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 142px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5447332700500812306" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S5jQOtq4YhI/AAAAAAAAAHk/uJZqPqrsmyA/s200/dental-health-body-01-af.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Uzmanlar, hamilelerin diş eti iltihaplanmalarına yatkın olduğunu belirterek, anne olmayı planlayan kadınların gebe kalmadan önce mutlaka ağız ve diş kontrolünden geçmeleri gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Erhan Palamutçu, diş eti iltihaplanmalarının özellikle hamileleri normalden fazla oranda etkilediğini belirterek şu bilgileri verdi:&lt;br /&gt;- Eğer dişler üzerinde biriken yiyecek artıkları tamamen temizlenmezse, ‘gingivitis' adlı basit dişeti iltihabı gelişir. Diş etleri şişer, kırmızı ve kanamalı bir hal alır. Bunu engellemek için etkili fırçalama ve diş ipi gerekir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İlk üç Ay önemlidir&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;- Sık kusan gebelerde ağızdaki Asit seviyesi yüksek olduğu için dişlerde aşınma ve çürüme oranı artar. Bu da yine iyi bakımla önlenebilir. Kusmadan hemen sonra ağzı bol Su ile çalkalamak ve yarım Saat sonra diş fırçalamak uygundur.&lt;br /&gt;- Gebeliğin ilk üç ayı bebeğin oluşumunun başladığı ve en hızlı gerçekleştiği evrelerdir. Bu dönemde mecbur kalmadıkça diş uygulaması yaptırmaktan kaçınmak gerekir. Bu yüzden gebelik öncesi kontrolden geçmediyseniz bile ilk üç aylık dönemde mutlaka diş hekimine görünmeniz gerekir.&lt;br /&gt;Ağrı bebeğe zarar &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;- İlk üç aylık dönemde oluşabilecek sorunlarda, daha çok geçici tedaviler uygulanıp, kalıcı tedaviler 3 ile 6 ay arasındaki döneme veya gebelik sonrasına bırakılır.&lt;br /&gt;- Düşük, erken doğum riski, aşırı korku, panik gibi faktörlerin elenmesi ile her dönemde diş çekilebilir, dolgu yapılabilir, Apse tedavi edilebilir. Çünkü ağrının yaptığı stres bebek için daha zararlı olabilir. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-7027560580493260163?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/7027560580493260163/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=7027560580493260163' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/7027560580493260163'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/7027560580493260163'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/03/hamilelikte-dis-saglgnn-onemi-artyor.html' title='Hamilelikte Diş Sağlığının Önemi Artıyor'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S5jQOtq4YhI/AAAAAAAAAHk/uJZqPqrsmyA/s72-c/dental-health-body-01-af.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-2846255728006575240</id><published>2010-03-10T03:04:00.000-08:00</published><updated>2010-03-10T03:07:54.113-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş çürükleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş çürümesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş'/><title type='text'>Diş Çürüğü Önleyici</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Diş Çürüğü Önleyici&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S5d9Vq2D_1I/AAAAAAAAAFA/PFgSru2gbz4/s1600-h/C93USFCAGPRUIMCAYX7ETRCA132T8PCA03LVVLCAS5BAD2CAKIL7N3CA4M86RDCASLLWW8CADX3Z30CAE5J63XCAK678JMCA7FVRKSCA2JWIEJCABOHKI7CAMUR5U3CAS4XMWOCA43VP3VCASDTWM6CAQN6HU1.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 121px; FLOAT: left; HEIGHT: 91px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5446960085559672658" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S5d9Vq2D_1I/AAAAAAAAAFA/PFgSru2gbz4/s200/C93USFCAGPRUIMCAYX7ETRCA132T8PCA03LVVLCAS5BAD2CAKIL7N3CA4M86RDCASLLWW8CADX3Z30CAE5J63XCAK678JMCA7FVRKSCA2JWIEJCABOHKI7CAMUR5U3CAS4XMWOCA43VP3VCASDTWM6CAQN6HU1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Çocukların dişleri erişkinlere göre daha çabuk çürüyor. Şeker, çikolata gibi ürünleri daha fazla tüketiyorlar ve dişlerinin bakımın da yetişkinler kadar dikkatli olamıyorlar. Çocukların süt dişlerinin yerine yenileri gelse bile bu durum onların diş sağlığı açısından önemli bir konu. Çağdaş Kışlaoğlu çocukların süt dişlerini ve diş çürümelerini yavaşlatmak adına yapılan Fissür Örtücü (Fissür sealant) tedavi yöntemini ve uygulama aşamalarını anlatıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Süt dişleri ilk ne zaman görülür?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Süt dişleri değişken olabilmekle beraber ortalama 6 aydan sonra genel olarak alt ön bölgeden başlayarak çıkar ve yine değişebilmekle beraber yaklaşık olarak 3 yaşında tamamlanır. Bu dönemde çocuğunuzun ağzında toplam 20 adet süt dişi alt ve üst çenede simetrik olarak yerleşir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Süt dişlerinin ağız sağlığı açısından önemi nedir?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Çocuklarda ağız ve diş hastalıkları tedavisinin koruyucu diş hekimliğinin temelini oluşturduğunu belirten Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, toplumumuzda yer edinen ’süt dişleri zaten değişecek o yüzden çürümesi ve çekilmesi önemli değildir’ inancının aslında tamamen yanlış olduğunu vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Süt dişleri doğumu takiben süren ve buluğ çağına kadar uzanan süreçte görev gören dişlerdir. Yapıları kalıcı dişlere göre biraz daha farklıdır. Çünkü vücudumuzda olan her şeyin bir görevi ve sistematiği olduğu gibi süt dişlerinin de vardır. Eğer süt dişleri zamanından erken çürür ve çekilirse yan dişler kayacak ve alttan gelen kalıcı dişlere yer olmayacağı için kalıcı dişler çapraşıklık oluşturarak ortodontik tedaviye ihtiyaç olacaktır. Eğer çekilmeyip kronik bir iltihap oluştururlarsa da hem alttan gelen kalıcı dişin kalsifikasyonu hem de çocuğun genel sağlığı etkilenecektir. Ayrıca süt dişlerinin alttan gelen kalıcı dişlere rehberliği söz konusudur.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Çocukların dişleri neden çürüyor?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Süt dişleri daimi dişlere oranla daha çok organik madde içerirler, bu nedenle çürüğe daha yatkınlardır, daha kolay ve hızlı çürürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Çocuklar, çürüğün erken döneminde görülebilen soğuk sıcak hassasiyeti ve hafif ağrı gibi sinyalleri zamanında yorumlayamazlar. Olayı ancak dayanılamayacak kadar ağrı olduğunda fark ederler ki bu durumda çok geç kalınmış olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Çocuklar ağız bakımına yetişkinler kadar dikkat edemezler. Çocuğun el becerisi, merakı ve ebeveynlerinin tutumu diş fırçalama alışkanlığını belirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Beslenme düzensizliğinden dolayı dişler çürümeye yatkın hale gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çürük oluşumu tamamen engellenebilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Çürüğü tamamen engelleyebilecek bir aşı ya da ilaç henüz geliştirilemedi, Ancak çürük sayısını azaltmaya yönelik malzemeler günümüzde kullanılmaktadır. Fissur örtücüler olarak adlandırılan tedavi yöntemi hastalara uygulanmaktadır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Fissür Örtücü (Fissür sealant) Nedir?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;“Azı dişlerinin çiğneme yüzeyinde “Fissür” denilen küçük çukurcuklar vardır. Fissür örtücüler, arka dişler üzerindeki bu oluklara uygulanır. Beyaz ve şeffaf renkte olup sıvı şeklinde plastik esaslı maddelerdir. Diş minesine yapışarak çürük oluşumunu engeller ve akışkan bir kıvamı olduğu için diş oluklarına tamamen tutunur. Bu şekilde işlem diş yüzeyinde herhangi bir aşınma yapılmadan uygulanır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kaç Yaş Grubundaki çocuklarda bu işlem uygulanabilir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Fissür Örtücü tedavi yöntemi 6 yaşından itibaren kalıcı azı ve küçük azı dişlerinde kullanılabilir. Özellikle daimi dişleri yeni çıkmış çocuklarda uygulanabilir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fissür Örtücülerin çocukların ağız sağlığı açısından önemi nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Çocuklar erişkinlere göre diş sağlığı konusunda daha korumasızdırlar. Dişlerinde yemek yeme sonrasında oluşan artıklar çürük oluşumunda büyük etkendir. Dolayısıyla çocuklarda ve gençlerde çürük oluşumu daha sık görülür. Diş üzerinde herhangi bir aşındırma işlemi yapılmadığından ağrısız bir işlemdir ve çocuklarda bu tedavi yöntemi ile çürük oluşumu daha rahat yavaşlatılabilir. Daha sonraki kalıcı dişlerin sağlıklı oluşması içinde önemli bir tedavi yöntemidir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Fissür Örtücüler (Sealantlar) Çürüğü Nasıl Önler?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;“Çocuklar dişlerin üzerindeki girinti ve çıkıntıları rahatlıkla temizleyemez. Yiyecek artıkları ve bakteriler de bu girintilere yerleşip dişlerin çürümesine sebep verir. Fissür örtücüler sıvı ve akışkan bir kıvamda oldukları için azı dişlerinin çiğneme yüzeyinde bulunan Fissür denilen küçük çukurların en derin noktasına kadar ulaşabilirler ve bu bölgeleri tıkayarak yiyecek artıkları ve bakterilerin yapışmasını engellemiş olurlar.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Fissür Örtücüler zamanla aşınır mı? Korumak için neler yapılabilir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Fissür Örtücüler zaman içerisinde aşınabilir. Fakat yapılan araştırmalar uzun süreli diş yüzeyinde kalabildiğini ispatlamıştır. Sert gıdaların sıkça tüketilmesi(ceviz, fındık vb gibi ürünlerin dişle kırılması) diş gıcırdatması, sert malzemenden yapılmış oyuncak vb objelerin çocuklar tarafından ağza alınarak dişler ile sıkılması ya da ısırılması Fissür Örtücülerin daha çabuk kırılmasına ve dişler üzerinden düşmesine sebep olur. Fissür Örtücüler uygulama aşamasında diş minesine ne kadar kuvvetli bağlanırsa diş üzerindeki ömrü de o kadar uzun olur. Sealantlar uygulanırken çocuğun tedaviye olan uyumu da önemli bir faktördür. Fissür Örtücüler düştükten sonra bile uygulama yapılan dişler çürümeye karşı diğer dişlerden daha dirençlidirler. Eğer düştükten sonra 6 ay içerisinde tekrar uygulanırsa çürüğe karşı koruma da devam eder. Fissür örtücülerin diş sağlığı açısından çok büyük önem taşır. Fakat Bu uygulama yapıldıktan sonra da dişler düzenli fırçalanmalı ve rutin olarak çocuklar diş hekimi kontrollerine götürülmelidir.” &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-2846255728006575240?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/2846255728006575240/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=2846255728006575240' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2846255728006575240'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2846255728006575240'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/03/dis-curugu-onleyici.html' title='Diş Çürüğü Önleyici'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/S5d9Vq2D_1I/AAAAAAAAAFA/PFgSru2gbz4/s72-c/C93USFCAGPRUIMCAYX7ETRCA132T8PCA03LVVLCAS5BAD2CAKIL7N3CA4M86RDCASLLWW8CADX3Z30CAE5J63XCAK678JMCA7FVRKSCA2JWIEJCABOHKI7CAMUR5U3CAS4XMWOCA43VP3VCASDTWM6CAQN6HU1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-8015645255944716819</id><published>2010-01-22T05:25:00.000-08:00</published><updated>2010-01-22T05:28:08.138-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş ağrısını geçirme yöntemi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş ağrısı sebepleri'/><title type='text'>Diş Ağrısı Sebepleri Ve Geçirme Yöntmleri</title><content type='html'>&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;strong&gt;Diş Ağrısı Sebepleri ve Geçirme Yöntemleri&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş ağrısına sebep olan en önemli faktörlerden biri diş çürümesidir. Hemen her insanın başına gelen bol sancılı bir sürecin başlangıcının sinyallerini veren diş çürümesi, bol miktarda şekerli besin tüketmek, şeker muhtevi ilaçlar kullanmak, yetersiz ağız ve diş temizliği ile diş tabakasını kaplayan plaklar sebebiyle oluşmaktadır. Ağız kokusu, ağrı gibi olumsuz sonuçlar doğurabilen diş çürümesi ilerleyen zamanlarda diğer dişlere de zarar verebilir. Tıp literatüründe en şiddetli üçüncü ağrı olarak tanımlanan diş ağrısına altyapı oluşturur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hekim tarafından müdahale edilemeyen iltihap ve şişme gibi durumlarda yaşanan diş ağrısı, zaman zaman ağrı kesici ilaçların dindiremeyeceği boyutlara ulaşabilmektedir. Bu gibi durumlarda sık aralıklar ile ağrı kesici kullanımı bir süre sonra ağrı kesicilerin de etkisinin kaybolmasına neden olacağından ötürü soğuk suya batırılmış bir bezi ağrıyan bölgeye dışarıdan ve fazla bastırmadan tutmak ağrının dinmesinde etkili olabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İltihap durumunda mutlaka bir diş hekimine başvurulmalıdır. Tedavi süreci diş hekiminin vereceği bünyenize uygun olan antibiyotik tedavisi ile 1 hafta kadar devam edecektir. Antibiyotik, dişte oluşan ödemi büyük ölçüde tedavi ederek en kısa sürede ağrılardan da kurtulmanızı sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağrıyan diş üzerinde veya çevresinde bulunan gıda birikintileri bir diş fırçası veya diş ipi yardımıyla temizlenmelidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-8015645255944716819?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/8015645255944716819/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=8015645255944716819' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/8015645255944716819'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/8015645255944716819'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/01/dis-agrs-sebepleri-ve-gecirme-yontmleri.html' title='Diş Ağrısı Sebepleri Ve Geçirme Yöntmleri'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-5104108588028972247</id><published>2010-01-22T05:18:00.000-08:00</published><updated>2010-01-22T05:21:39.448-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bitkilerle diş ağrısına son'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş'/><title type='text'>Diş Ağrısına Bitkisel Karnfil Çözümü</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;DİŞ AĞRISINA BİTKİSEL KARANFİL ÇÖZÜMÜ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağrı başladığında; Diş aralarında kalmış yemek artığı, vb.. olup olmadığını kontrol etmek; varsa dişe zarar vermeden ve ağrıyı artırmadan temizlemek işe yarayabilir. Bilinçsiz ve aşırı ağrı kesici kullanımından kaçınmak gerekir. Bilinçsiz ağrı giderme yöntemlerinden kaçınmak ( ağrıyan diş üzerine ağrı kesici konması, alkollü pamuk uygulaması, vb.) gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kesinlikle ağrıyan diş üzerine ASPİRİN ya da herhangi bir ağrı kesici ilaç uygulanmaz. Kimyasal yapıları nedeni ile bu gibi ilaçlar diş etinde ve çevre yumuşak dokularda tahrişlere neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş üzerinde çürük nedeni ile oyuk oluşmuşsa buraya çok az karanfil yağı (eugenol) emdirilmiş pamuk koyulabilir. Eugenol ağrının azalmasını sağlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine bir miktar karanfil çiğnemek, ya da karanfili toz haline getirip ağrıyan diş üzerine uygulamak az ağrılı durumlarda işe yarayabilir. Fakat fazla miktarda ve uzun süre uygulanması halinde diş etinin tahriş olacağı unutulmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş ağrısı başladığında vakit kaybetmeden bir diş hekimine gitmekte fayda vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş ağrısının ızdırabından kurtulabilmek için sadece bu mucizeye ihtiyacınız var…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karanfil tomurcuklarında ogenol (ojenol) adı verilen hidrokarbon, şahsilik asit ve karyofıllin içeren bir uçucu yağ (esans) bulunur&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karanfılyağı da denilen bu esans, diş hekimliğinde sıkça yararlanılan antiseptik ve ağrı kesici ilaçların yapımında kullanılır. Karanfil tomurcukları ise, bazı reçel, yemek, turşu ve baharatlı şarapların yapımında çeşni olarak kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karanfil tomurcuklarının ve karanfilyağının sağlığa yararlı etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Karanfil tomurcukları uyarıcıdır. Özellikle sindirim sistemi üzerinde uyarıcı etki yapar.&lt;br /&gt;2. Gaz söktürücüdür.&lt;br /&gt;3. Mide bulantısını bastırır. Kusmaları önler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu etkilerinden yararlanılmak üzere piyasada satılan karanfil tomurcuklarından bir tutam (7-8 tane) alınıp 1 bardak kaynar suya atılır. 10 dakika demlendirilerek hazırlanan infüzyon ılık olarak içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Karanfil tomurcukları nefesin kötü kokusunu yok eder. Bunun için tomurcuklar ağızda çiğnenip sert bakiye tükürükle atılır ya da yukarda tarifi verilen infüzyonla gargara yapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Karanfil tomurcuğu ağrı kesici ve hafif uyuşturucudur. Bu etkilerinden yararlanılarak diş ağrısını kesmekte kullanılır. Bir adet karanfil tohumu ağıza alınır. Ağrıyan çürük dişin yakınına getirilir ve bir süre orada tutulur ya da gene piyasada satılan karanfilyağı biraz pamuğun üzerine damlatılır ve pamuk ağrıyan dişe bastırılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Karanfılyağı romatizma ve nevralji ağrılarının hafifletilmesinde yararlı olur. Bunun için karanfilyağı ağrılı yerlere dıştan ovuşturularak uygulanır..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-5104108588028972247?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/5104108588028972247/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=5104108588028972247' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5104108588028972247'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5104108588028972247'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/01/dis-agrsna-bitkisel-karnfil-cozumu.html' title='Diş Ağrısına Bitkisel Karnfil Çözümü'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-5703777631971345243</id><published>2010-01-21T09:19:00.000-08:00</published><updated>2010-01-21T09:21:28.166-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş ipi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş ipi nasıl kullanılır'/><title type='text'>Diş  İpi Nasıl Kullanılır</title><content type='html'>&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;strong&gt;Diş  İpi Nasıl Kullanılır&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) 45 cm uzunluğunda ip kesin ve büyük bir kısmını orta parmağınıza dolayın. Diğer orta parmağınıza da siz dişinizi temizlerken ipin kullanılmış olan kısmını dolayacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) 2,5 cm boşluk bırakacak şekilde ipi gergin tutun ve yumuşak hareketlerle dişlerinizin arasına yerleştirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3) İp diş eti hizasına gelince dişe doğru yaslayın ve C şekli verin ve diş ile diş eti arasındaki boşluğa yerleştirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4) İpi diş ile temas edecek şekilde tutarak dişin yan yüzeyi boyunca aşağı ve yukarı doğru kaydırın. Sonra yan dişe yaslayın ve aynı hareketi tekrarlayın. Bu şekilde plak parçalanır ve bakteriler uzaklaştırılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğru bir teknik, fırça , macun ile yapılan ve olması gerektiği gibi 2-3 dakika süren bir fırçalamada bile dişlerinizin birbiriyle kontakta olduğu yüzeyler tam olarak temizlenemez. Çoğu zaman çürüklerin başlangıç noktası da bu ulaşılması zor, kapalı alanlardır. Sağlıklı bir temizleme için mutlaka fırçalamadan sonra (en az günde 1 kere) diş ipi kullanması gerekir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-5703777631971345243?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/5703777631971345243/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=5703777631971345243' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5703777631971345243'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5703777631971345243'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/01/dis-ipi-nasl-kullanlr.html' title='Diş  İpi Nasıl Kullanılır'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-4270051966688428300</id><published>2010-01-21T09:17:00.000-08:00</published><updated>2010-01-21T09:18:38.438-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş çekimi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş'/><title type='text'>Diş Çekimi Sonrası Öneriler</title><content type='html'>&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;strong&gt;Diş Çekimi Sonrası Öneriler&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Diş çekimi yaptıran hastalarımızın aşağıdaki hususlara dikkat etmeleri gerekmektedir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Çekim yerine konulan tamponu 20 dakika boyunca sürekli olarak ısırınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Diş çekimi sonrası dudak ve dil bölgesindeki uyuşukluk geçinceye kadar bir şey yeyip içmeyiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. İki üç gün süre ile aşırı sert ve aşırı sıcak gıdaların tüketiminden kaçınınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Sigara içiyorsanız, çekimden sonra birkaç gün yapamıyorsanız en azından çekim yaptırdığınız gün sigara içmeyiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Ağrı kesici olarak aspirin kullanmayınız. Sadece doktorunuz tarafından size reçete edilen ilaçları kullanınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Diş çekimi sonrası 1-2 gün tükürük ile birlikte kan gelmesi normaldir. Sık olarak tükürmeyiniz, ağzınızda biriken kanlı tükürüğü yutunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Dilinizi çekim boşluğuna götürüp emmeyiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlıklı ve mutlu günler dileği ile...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-4270051966688428300?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/4270051966688428300/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=4270051966688428300' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/4270051966688428300'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/4270051966688428300'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/01/dis-cekimi-sonras-oneriler.html' title='Diş Çekimi Sonrası Öneriler'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-1777540523126461908</id><published>2010-01-13T03:47:00.000-08:00</published><updated>2010-01-13T03:49:28.329-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Sağlığı diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş çekimi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş'/><title type='text'>Diş Çekiminden Sonra Nelere Dikkat Edilmeli</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Diş Çekiminden Sonra Nelere Dikkat Edilmeli&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Çekim yarasının üzerine konan tampon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yarım saat kadar tutulmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tampon atıldıktan sonra,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gerekmiyorsa tekrar tampon konmamalı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oluşan pıhtının bozulmamasına özen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;göstermelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız suyla çalkalanmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekim sonrası iki saat kadar bir şey&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yenmemeli, bu süre dolduktan sonra da&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mutlaka ılık şeyler tecih edilmeli ve çok&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sıcak ya da soğuk yiyeceklerden uzak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;durulmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24 saat sigara içilmemelidir. Sigara&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pıhtının bozulmasına ve yara yerinin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iltihaplanmasına neden olabilir. Kuru&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;soket denen bu durum uzun süre ağrıya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sebep olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24 saat alkol alınmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç bir şekilde çekim yerine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dokunulmamalı, yara bölgesi emilip&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tükürülmemelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaralı bölge 24 saat kullanılmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağrı olursa aspirin dışında bir ilaç tercih&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;edilmeli, mümkünse bunun için hekime&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;danışılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekim yeri mutlaka temiz tutulmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yara içerisine yemek artığı dolması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;önlenmelidir. Çekimden 24 saat sonra,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yumuşak bir diş fırçasıyla bölge yavaşça&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fırçalanmalıdır. Bu sırada ılık tuzlu su&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gargarasından da faydalanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanamanın hafif bir sızıntı halinde 6- 24&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saat sürmesi normal kabul edilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak aşırı bir kanama varsa ya da bu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;süre aşılmışsa mutlaka dişhekimine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;başvurulması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı şekilde, uzun süren ağrı şişlik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;durumlarında da hekime haber&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;verilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sızıntı şeklinde devam eden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kanamalarda, ıslatılmış bir çay poşeti,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gazlıbezle sarılarak yara yerine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;konulabilir. Bu şekilde bir süre tampon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yapmak, çayın içindeki bazı maddelerin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kan durdurucu özelliği nedeniyle faydalı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-1777540523126461908?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/1777540523126461908/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=1777540523126461908' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1777540523126461908'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1777540523126461908'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/01/dis-cekiminden-sonra-nelere-dikkat.html' title='Diş Çekiminden Sonra Nelere Dikkat Edilmeli'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-8645286225973704456</id><published>2010-01-13T03:43:00.000-08:00</published><updated>2010-01-13T03:46:41.276-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Sağlığı diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş çekimi'/><title type='text'>Diş Çekimi Yara İyileştitten Sonra Ne Yapabilir</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Diş Çekimi Yara İyileştitten Sonra Ne Yapabilir&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekim boşluğunun yerine, duruma göre, köprü, protez ya da implant uygulanmalıdır. Diş eksikliği sindirim bozukluklarına yol açabileceği gibi, çekilen dişe komşu olan dişlerde konum bozuklukları (eğilme, devrilme vb.) ve buna bağlı olarak çiğneme sorunları da oluşabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gömük diş nedir, çekimi gerekli midir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş etrafındaki çene kemiğinin çok yoğun olduğu ya da dişetinin çok kalın oluduğu durumlarda, çene kavsinin dar olması nedeniyle dişin sürecek yer bulamaması halinde, süt dişlerinin erken kaybı sonucu ya da bazı hastalıklara bağlı olarak sürememiş ve dişetinin altında, kemik içinde kalmış dişlere gömük diş denir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dişler apseye neden oluyorlarsa, ağrı yapıyorlarsa, dişin büyüklüğü ve konumu çene kırığı riski taşıyacak kadar kemiğin incelmesine neden oluyorsa, tümör ya da kist ile birlikteyse ve komşu dişin çürümesine yol açıyorsa çekilmeleri gerekir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-8645286225973704456?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/8645286225973704456/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=8645286225973704456' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/8645286225973704456'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/8645286225973704456'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/01/dis-cekimi-yara-iyilestitten-sonra-ne.html' title='Diş Çekimi Yara İyileştitten Sonra Ne Yapabilir'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-2855168680346714417</id><published>2010-01-13T03:39:00.000-08:00</published><updated>2010-01-13T03:41:18.122-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş çürümesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş çekimi'/><title type='text'>Gömük diş nedir, çekimi gerekli midir</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Gömük diş nedir, çekimi gerekli midir&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş etrafındaki çene kemiğinin çok yoğun olduğu ya da dişetinin çok kalın oluduğu durumlarda, çene kavsinin dar olması nedeniyle dişin sürecek yer bulamaması halinde, süt dişlerinin erken kaybı sonucu ya da bazı hastalıklara bağlı olarak sürememiş ve dişetinin altında, kemik içinde kalmış dişlere gömük diş denir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bu dişler apseye neden oluyorlarsa, ağrı yapıyorlarsa, dişin büyüklüğü ve konumu çene kırığı riski taşıyacak kadar kemiğin incelmesine neden oluyorsa, tümör ya da kist ile birlikteyse ve komşu dişin çürümesine yol açıyorsa çekilmeleri gerekir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-2855168680346714417?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/2855168680346714417/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=2855168680346714417' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2855168680346714417'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2855168680346714417'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/01/gomuk-dis-nedir-cekimi-gerekli-midir.html' title='Gömük diş nedir, çekimi gerekli midir'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-4079767229388426992</id><published>2010-01-09T06:24:00.000-08:00</published><updated>2010-01-09T06:27:07.812-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş hassasiyeti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş'/><title type='text'>Diş Hassasiyetine Dikkat</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Diş Hassasiyetine Dikkat&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;20-40 yaş aralığındaki her 3 kişiden 1’i diş hassasiyeti sorunu yaşıyor. Bu hastaların yüzde 50’si ise tedavi olmuyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş bakımı markalarından Sensodyne, Türkiye genelinde 15-54 yaş aralığında 1000 kişiyle bir araştırma yapmış ve Türkiye’de diş sağlığı konusundaki bilinci ortaya koymuş. İşte sonuçlar: Araştırmaya katılanların yüzde 73’ü günde en az 1 veya daha sık dişlerini fırçalıyor. Yüzde 8’lik bir kesim, hiç dişlerini fırçalamıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırma sonuçlarına göre 20-29 yaş aralığındaki eğitimli ve çalışan kadınlar, diş bakımına daha çok özen gösteriyor. Kişilerin diş fırçalamasının ilk sebebi, yüzde 70 oranında genel diş sağlığını korumak. Dişleri beyazlatmak, ağız kokusunu önlemek ve bakterileri engellemek de diğer sebepler arasında yer alıyor. Özellikle 20-29 yaş aralığındaki gençler, beyazlatmak için dişlerini fırçalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tercih edilen diş macunları arasında ilk sırada yüzde 53 oranıyla naneli, ardından da yüzde 28 oranıyla ferahlatıcı diş macunları geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 kişiden biri diş hassasiyeti sorunu yaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişe şeklini veren, diş minesine destek olan ve diş minesinin alt kısmında yer alan yumuşak tabakaya dentin adı veriliyor. Dentin; sert fırçalama, diş eti çekilmesi ve asit erozyonu gibi nedenler yüzünden açığa çıkıyor ve soğuk-sıcak, tatlı-tuzlu yiyecek ve içecekler ya da fırçalamadan kaynaklanan dokunma etkisi sonucunda sızıya sebep oluyor. Yapılan araştırmalara göre 20-40 yaş arasındaki her 3 kişiden 1’i diş hassasiyeti sorunu yaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş hassasiyetine karşı, uygun diş macunu kullanmak son derece önemli… Yapılan araştırmalar hassas dişlere sahip kişilerin yüzde 50’sinin bu pratik yöntemi tercih etmediğini gösteriyor. Araştırmaya göre;&lt;br /&gt;- Kişiler, tüm faydaları bir arada sunan bir diş macunu kullanmayı tercih ediyor.&lt;br /&gt;- Hassas dişler için özel olarak üretilen diş macunlarının sadece tek bir yönde faydasının olduğunu düşünülüyor.&lt;br /&gt;- Hassas dişler için özel olarak üretilen diş macunlarının yaşlılar için olduğu sanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Diş macunu tüpleri hala ortadan sıkılıyor&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Komedi dizilerinin senaryolarına bile konu olan “ortadan sıkılmış diş macunu” kabusu ise devam ediyor. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 48’i diş macunu tüpü ile problem yaşıyor. Özellikle şehirli kadınlardan oluşan % 24’lük grup, diş macunu tüpünün ortadan sıkılmasından rahatsız oluyor. Katılımcıların bir diğer şikayeti de, diş macununun kapağının açık bırakılması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Diş hassasiyeti için pratik yöntemler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Günde iki defa hassas dişlere uygun diş macunu kullanın.&lt;br /&gt;•Yumuşak diş fırçası tercih edin.&lt;br /&gt;•Ağız temizliğine dikkat edin.&lt;br /&gt;•Yediğiniz ve içtiğiniz gıdalara dikkat edin; asitli, ekşi gıdaları tüketme sıklığınızı gözden geçirin.&lt;br /&gt;•Diş hekimi ile randevularınızı aksatmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Diş hassasiyetine karşı koruyan diş macunu&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Sensodyne’in yeni diş macunu Iso-active, üstün teknolojisiyle standart diş macunlarından son derece farklı. Köpüren mikro temizleyici jel yapısıyla diş aralarında ulaşılması zor alanlara bile ulaşan Sensodyne iso-active, günlük diş macunu olarak kullanılıyor. Diş fırçalama sırasında dişi tamamen kaplıyor, temizliyor ve koruyor. Böylelikle diş hassasiyeti için her yönden koruma sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İlgili kelimeler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş fırçalamak deyip geçmeyin... Sağlıklı dişler için diş fırçası ve macunu seçimi önemli, ip kullanmak şart!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde diş beyazlatma yöntemleri Evde hazırlayacağınız karbonatlı karışımla ve beyazlatıcı diş macunlarıyla bembeyaz dişlere sahip olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş sağlığıyla ilgili doğru ve yanlışlar Bembeyaz dişlere sahip olmada ilk adım, diş sağlığı hakkında bilinçli olmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş ve dişeti hassasiyeti nedir? Soğuk içecek içerken, dondurma yerken dişlerim kamaşıyor diyorsanız bu önerilere dikkat edin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişleriniz için beslenin Diş ve dişeti sağlığı için bu 4 mucize besini biliyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Da Vinci estetiği ile kusursuz dişler Julia Roberts, Angelina Jolie gibi Hollywood yıldızlarının gülüşleriyle aynı etkiyi bırakmak istiyorsanız bu yazıyı okuyun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelikte diş sağlığı Anne adayları hamilelik döneminde, diş sağlığına normal dönemlere göre daha fazla özen göstermelidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-4079767229388426992?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/4079767229388426992/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=4079767229388426992' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/4079767229388426992'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/4079767229388426992'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/01/dis-hassasiyetine-dikkat.html' title='Diş Hassasiyetine Dikkat'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-1306311209203194401</id><published>2010-01-09T06:20:00.000-08:00</published><updated>2010-01-09T06:23:39.399-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş beyazlatma'/><title type='text'>Diş sağlığıyla ilgili doğru ve yanlışlar</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Diş sağlığıyla ilgili doğru ve yanlışlar&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişlerimi karbonatla bastırarak fırçalıyorum ki beyazlasın”, “Diş taşlarımı temizlettim, daha da kötü oldu”, “ Diş ağrısına kolonya iyi geliyor”… Hangisi doğru hangisi yanlış? Maalesef halk arasında doğru bilinen yanlışlar diş kayıplarından, diş eti rahatsızlıklarına kadar pek soruna neden oluyor. Bu nedenle diş sağlığına oldukça bilinçli bir şekilde yaklaşmamız gerekiyor. İşte diş hastalıklarında doğru bilinen yanlışlar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Dişlerimde önemli bir problem yoksa, diş hekimine gitmeme gerek yok. Nasıl olsa problem olsa hissederim.” (YANLIŞ)&lt;br /&gt;Genelde aksayan diş hekimi kontrolleri erken teşhisi imkansız kılar. Erken tanıyla saptanıp en kolay yolla çözülebilecek diş probleminiz için, daha fazla zaman ve para harcamak zorunda kalabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Dişlerimi çok sert fırçayla bastıra bastıra, çok uzun süre ve çok sık fırçalıyorum. Ama buna rağmen dişlerim beyazlamıyor, rengi hep aynı.” (YANLIŞ)&lt;br /&gt;Fırçalamadaki amaç, ağız hijyenimizi en iyi seviyede tutup, dişlerimizi en iyi şekilde temizlemektir. Dişleri çok sert fırça, çok sert kuvvetle, çok uzun süreyle fırçalama, mine tabakalarında aşınmaya neden olur. Dişin alt tabakasının ortaya çıkması, hassaslaşmasına ve daha sarı görünmesine neden olur. Memorial Suadiye Tıp Merkezi Diş Hastalıkları Bölümü’nden Dt. Aslı Tapan, bir diş hekimi yardımıyla ağız bakımı yöntemlerinin ve etkin ürünlerin saptanarak belirlenmesi gerektiğini söylüyor ve “Eğer dişlerde kalıcı bir beyazlık arzulanıyorsa, yine diş hekimi kontrolü ile yapılacak uygun beyazlatma yöntemlerini öğrenmek ve uygulamak daha doğru olur” diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Dişlerimi karbonat ve tuzla fırçalıyorum; çok beyazladı.” (YANLIŞ)&lt;br /&gt;Bu işlem çok bilinçli bir yaklaşım olmamasının yanı sıra, diş minesinde oluşan çizikler nedeniyle daha fazla renk değişikliği yapabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Yaş açısından çok geç kaldım artık. Dişlerimdeki çapraşıklıklar artık düzelmez.” (YANLIŞ)&lt;br /&gt;İlerleyen yaşınız kaybedilmiş zaman olmayabilir. Artık her yaşta ortodontik tedavinin mümkün olduğunu söylemek doğru olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Diş taşlarımı temizletmek istemiyorum, çünkü diş minelerim çizilir, daha fazla renklenir, daha fazla taş oluşur.” (YANLIŞ)&lt;br /&gt;Diş yüzeyinde oluşan taş ve plak temizlenmediği takdirde, daha yoğun sorunlara yol açar. Diş etlerinizde kanama, hassasiyet, ilerleyen vakalarda sallanma, daha yoğunlaşan periodontal problemlerle beraber dişinizi kaybetmenize neden olabilir. Dolayısıyla, diş yüzeyinde olmaması gerekli taş ve plak uzaklaştırılmalı, diş minesine herhangi bir zarar vermesi önlenmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Kalıcı olarak dişlerimi beyazlatmak istiyorum. Dişimin minesi eriyip hassaslaşır diye endişeleniyorum.” (YANLIŞ)&lt;br /&gt;Diş hekimi kontrolünde belirlenen yöntemler ve hastanın beklentisine uygun bir ortak çalışma yürütülerek yapılan bilinçli beyazlatmanın hiçbir zararı yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Ağzımdaki hareketli protezleri çamaşır suyu ve leke çıkarıcı ürünlere koyuyorum, çok temizleniyor.” (YANLIŞ)&lt;br /&gt;Bu tür temizlik malzemeleri, özellikle metal destekli protezlerde, metali korozyona uğratıp protezinizi kırılgan hale getirir ve bozar. Protezinizi en iyi temizleme yöntemi, çok güzel fırçalayıp özel temizleme tabletlerini kullanmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Diş fırçalarken dişlerim çok kanıyor. Ben de diş etlerim sağlıklı olsun, iltihap boşalsın diye, bastırarak ve kanata kanata fırçalıyorum.” (YANLIŞ)&lt;br /&gt;Kanama, diş eti hastalığının en önemli belirtisidir. Fırçalama esnasında yoğun oluşan kanama, sizi hemen bir diş hekimine götürme sebebidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Dişim çok ağrıyordu. Dişin üzerine kolonya, rakı, kesmeyince akü suyu koydum. Ağrım hemen kesildi.” (YANLIŞ)&lt;br /&gt;Bu tür maddeler ağrı kesici ve tedavi edici özelliği bulunmadığından, sıkıntınızı geçirmeyecektir. Diş etlerinizde hasarlara neden olacaktır. Dişteki ağrı ancak mevcut sorun ortadan kaldırıldığında kaybolacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Dişimi uyuşturmadan çektirdim. Bir kere ağza uyuşturucu madde yapılırsa, tüm dişlerimi kaybederim.” (YANLIŞ)&lt;br /&gt;Diş hekimliğinde kullanılan lokal anestezik maddelerin bağımlılık yapma, diş dökme gibi yan etkileri yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Çocuğum süt dişlerini nasıl olsa kaybedecek. Dolguya ne gerek var; çekelim gitsin!” (YANLIŞ)&lt;br /&gt;Süt dişleri, alttan gelen daimi dişler için rehberlik görevi üstlenir. Erken yaşta çekimin alttan gelen dişin doğru gelmemesi, oluşabilecek diş çapraşıklıkları, çene kemiği gelişim bozuklukları gibi sıkıntılara yol açar. Tedavilerini önemsemek gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Hamileliğimde diş tedavisi yaptıramam. Zaten hamilelik bir diş kaybettirir.” (YANLIŞ)&lt;br /&gt;Yeterli ağız bakımının sağlanamaması, tedavi edilmeyen çürük ve diş eti hastalıklarının varlığı, diş kaybettirebilir. Artık diş tedavileri hamileliğin her döneminde yapılabilir. Ancak bu dönemlerde, aciliyet gereken sıkıntıları belirlemek faydalı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Ağrıyan dişin bana faydası olmaz. Kanal tedavisi de, dolgu da tutmaz.” (YANLIŞ)&lt;br /&gt;Her ne olursa olsun, kişinin kendi dişi kadar sağlıklı bir protez, ne estetik, ne de fonksiyon olarak mümkündür. Kendi dişlerimizi sağlıklı bir şekilde korumak önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlgili konular:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş fırçalamak deyip geçmeyin... Sağlıklı dişler için diş fırçası ve macunu seçimi önemli, ip kullanmak şart!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelikte diş sağlığı Anne adayları hamilelik döneminde, diş sağlığına normal dönemlere göre daha fazla özen göstermelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklarda diş bakımının önemi Çocukken düzenli yapılan diş bakımı ilerleyen yaşlarda birçok hastalığın riskini azaltıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş beyazlatma yöntemleri Bembeyazlar dişler herkesin hayalidir. Peki bunu gerçekleştirmenin yöntemleri nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş ve dişeti hassasiyeti nedir? Soğuk içecek içerken, dondurma yerken dişlerim kamaşıyor diyorsanız bu önerilere dikkat edin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş sağlığı için 4 önemli yöntem Sağlıklı dişler için ne yapılması gerektiğini biliyor musunuz? Sadece dişleri fırçalamak dişleri korumak için yeterli değil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişleriniz için beslenin Diş ve dişeti sağlığı için bu 4 mucize besini biliyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Da Vinci estetiği ile kusursuz dişler Julia Roberts, Angelina Jolie gibi Hollywood yıldızlarının gülüşleriyle aynı etkiyi bırakmak istiyorsanız bu yazıyı okuyun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-1306311209203194401?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/1306311209203194401/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=1306311209203194401' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1306311209203194401'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1306311209203194401'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/01/dis-saglgyla-ilgili-dogru-ve-yanlslar.html' title='Diş sağlığıyla ilgili doğru ve yanlışlar'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-2281212501824773137</id><published>2010-01-08T00:23:00.000-08:00</published><updated>2010-01-08T00:26:05.523-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş koruması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş çekimi'/><title type='text'>Diş Kırılması Ve Dİş Sağlığı</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Diş Kırılması Ve Dİş Sağlığı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş yaralanması durumunda tedaviye yardımcı olabileceğinden -mümkünse- kırılan diş parçası koruma altına alınmalıdır. Diş kırılması sonrası otuz dakika içinde diş hekimine başvurulmalıdır. Kırılan bölgede kanama varsa temiz gazlı bir bez ile kompres yapılmalıdır. Buna rağmen kanama onbeş dakika içinde durmazsa en yakın sağlık kuruluşuna gidilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş kırılmaları, dişlerin yerlerinden oynaması ya da çıkması, ağız dokularında yaralanmalar ve beyin sarsıntısı genellikle basketbol, futbol gibi temas sporları yaparken düşme ve çarpmalar ya da trafik kazaları sonucunda meydana gelmektedir. Özellikle temas sporları yapan çocuklarda meydana gelebilecek ağız yaralanmalarını ve diş kırıklarınıengellemek için ağız koruyucusu (mounth guard) kullanılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş kırılması sonrasında, diş travma sebebi ile kendi yuvasında yer değiştirirse hafif bir parmak basıncı ile diş eski konumuna getirilmeye çalışılmalıdır. Dişi yuvasına yerleştirilirken kesinlikle zorlanmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daimi dişin yerinden çıkması&lt;br /&gt;Yerinden çıkan diş bulunmalıdır. Bulunan diş kuron (taç) bölgesinden tutulmalıdır. Dişi kök kısmından tutmak buradaki dokuların daha fazla hasar görmesine sebep olabilir. Dişin kök kısmındaki dokuların fazla hasar görmesi durumunda dişin yuvasına tutunması mümkün olmaz. Kuron (taç) kısmından tutulan dişin üzerinde bulunan yabancı maddeler hijyenik bir su ile yıkanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş kırılması durumunda, diş yüzeyi temizlenirken ovalama yapılmamalı ve kesinlikle fırça kullanılmamalıdır. Öncelikle diş yuvasına yerleştirilmeye çalışılmalıdır. Dişi yuvasına yerleştirilirken fazla kuvvet uygulanmamalıdır. Aksi taktirde diş ve diş yuvasında ciddi hasarlara sebep olunabilir. Diş yuvasına yerleştirilebilmişse yerinde sabit kalabilmesi için üzerine temiz bir gazlı bez konularak ısırılmalıdır. Bu şekilde en kısa zamanda diş hekimine gitmelidir. Eğer diş yuvasına yerleştirilememişse dişhekimine gidinceye kadar su ya da süt içinde muhafaza edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş kırılması sonrası yerinden çıkmış dişi tekrar kazanılması için diş dokularının fazla zedelenmemesi ve mümkün olduğunca çabuk dişhekimine başvurulması gerekir. Uygun şartlarda korunmuşsa ve en geç yarım saat içerisinde diş hekimine ulaştırılmışsa a reimplantasyon (dişin tekrar kendi yuvasın yerleştirilmesi) ile kurtulma şansı %90 dır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-2281212501824773137?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/2281212501824773137/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=2281212501824773137' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2281212501824773137'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2281212501824773137'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/01/dis-krlmas-ve-dis-saglg.html' title='Diş Kırılması Ve Dİş Sağlığı'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-6683452796143713045</id><published>2010-01-08T00:14:00.000-08:00</published><updated>2010-01-08T00:17:13.581-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş çürükleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş ağız sağlığı'/><title type='text'>Diş Çürümesi Ve Kötü Ağız Kokusu</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Diş Çürümesi Ve Kötü Ağız Kokusu&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kötü ağız kokusu, çoğu zaman mahcubiyete, sosyo-psikolojik problemlere sebep olur; hatta evlilikleri bile etkileyebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SEBEPLERİ:&lt;br /&gt;* Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları olan sülfürlü bileşikler kötü kokuya yol açar. Ölü ve ölmek üzere olan bakteriler sülfür bileşikleri açığa çıkarır.&lt;br /&gt;* Bakteri tabakaları ve yiyecek artıkları dilin arka tarafında birikir. Dilin yüzeyi oldukça pürüzlü bir yapıdadır ve bakterilerin yaşamasına elverişli bir özelliğe sahiptir. Büyük miktarda sülfür bileşikleri de bu alanlarda birikir.&lt;br /&gt;* Eğer diş yüzeyi temizlenmezse kısa sürede bakterilerin yaşamasına elverişli bir hal alır.&lt;br /&gt;* İleri derecede dişeti rahatsızlığına sahip olanlarda kişinin kendi başına temizleyebilmesi pek mümkün olmayan, ulaşılamayan alanlar vardır. derin dişeti cepleri gibi böyle alanlar da kötü kokuya sebep olur.&lt;br /&gt;* Şanslıyız ki ağız boşluğundan kaynaklanan kötü kokuların tedavisi kısa sürede sonuç vermektedir ve problem halledilebilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEDAVİ YÖNTEMLERİ (Ağız boşluğu kaynaklılarda)&lt;br /&gt;* Diş problemleriyle diğer patolojik nedenlerin tedavisini yapın. Tam bir ağız muayenesi yaptırın. Koku testleri uygulanabilir ki bu testlerle uçucu sülfür gazları ve halitosis hastalığının boyutları tespit edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* İleri dişeti hastalıkları ve/veya diş çürükleri tedavi edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ağız enfeksiyonları yok edilmeli gömük, sorunlu dişler çekilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* İyi bir ağız hijyenine özen gösterilmeli. Dişlerin tüm yüzleri ve dil sırtı temiz tutulmalıdır. ağız enfeksiyonları tedavi edildikten sonra gargaralar ve diş macunları da yardımcı olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ağız kuruluğuna mani olmak için gün boyu su için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Tükürük salgısını hareketlendirin: bakteri oluşumunu önlemek için ağzın oksijenlenmesine yardımcı olur. Şekersiz sakız çiğnemek bunun en kolay yoludur. Bu arada mentollü pastillere dikkat! Kokuyu giderir gibi görünse de kuruluğa neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Su içeriği bol olan sebze (domates, kereviz, pırasa) ve meyveler (elma muhteşem bir ilaçtır) tüketin. Yiyeceklerinizin üzerine maydanoz doğrayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Eczanelerde satılan maydanoz yağı bazlı kapsüller alın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sarımsak, soğan ve baharattan kaçının (ya da, sarımsak ve soğanı pişirerek yemeyi tercih edin). Çoğunlukla kötü sindirildiklerinden süt ürünleri de bu probleme neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dilinizin üzerinde biriken bakterileri temizlemek için bir dil raspası kullanın veya fırçalama sırasında dilinizi temizleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kahve taneleri çiğneyin, portakal veya limon kabuğu emin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Alkol ve sigarayı bırakın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kötü ağız kokusundan şikayet edenler bu konunun üzerine gitmelidir. çünkü basit bir müdahale ile bu probleminizden tamamen kurtulmanız mümkün olabilir. Eğer ağız ve dişlerinize yapılan müdahaleden sonra hala ağız kokusundan şikayetçi iseniz diğer sebepleri de araştırmak gerekecektir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AĞIZ KOKUSUNUN DİĞER SEBEPLERİ:&lt;br /&gt;* Özellikle sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlar&lt;br /&gt;* Şeker hastalığı (Diyabet) (aseton kokusu)&lt;br /&gt;* Böbrek yetmezliği (balık kokusu gibi)&lt;br /&gt;* Karaciğer yetmezliği&lt;br /&gt;* Metabolizma bozuklukları (teşhisi zor olabilir, zaman zaman ortaya çıkan kötü bir balık kokusu)&lt;br /&gt;* Açlık, diyet, ağız kuruması, oruçlu olmak (Sıvı gıda eksikliklerinde vücuttaki yağ ve protein çözünmeye başlar, bu metabolizmanın yan ürünleri kötü ağız kokusu olarak yansır)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-6683452796143713045?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/6683452796143713045/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=6683452796143713045' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/6683452796143713045'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/6683452796143713045'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/01/dis-curumesi-ve-kotu-agz-kokusu.html' title='Diş Çürümesi Ve Kötü Ağız Kokusu'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-2350093518650868050</id><published>2010-01-07T23:55:00.000-08:00</published><updated>2010-01-07T23:56:57.691-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Sağlığı diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız diş sağlığı'/><title type='text'>Diş Bakımını Doğru Yapıyor musunuz</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Diş Bakımını Doğru Yapıyor musunuz&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düzgün, güzel görünen ve gülünce sağlıklı duran dişlere sahip olmak istemez misiniz? Korkmadan gülümseyebilmek için, dişlerinize doğru bakım yapmalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişlerinizi mutlaka düzenli fırçalıyorsunuzdur ancak önemli olan bunu doğru yapıp yapmadığınızdır. Bakımlı ve güzel dişler için, düzenli fırçalama şarttır. Diş fırçasıyla günde 2 kere, diş ipiyle haftada 1-4 kere temizlik yapmalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi bir fırçalamanın süresi 3-4 dakikadır. Ayrıca fırçanızın kalitesine çok önem vermelisiniz. Pek çok kişi dişlerini dairesel hareketlerle fırçalar. Bu yanlıştır çünkü bu uygulama dişetlerinin diplerini temizlemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fırçayı öncelikle 45 derecelik açıyla, dişetinin kenarına yerleştirin ve titretin. Bu yöntem, orada biriken kirlerin çözülmesini sağlayacaktır. Sonra fırçayı diş etlerinden dişe doğru, hafif baskı yapacak şekilde bir müddet fırçalayın. Diş ipini ağzınızı çalkalamadan önce kullanın. Bu sayede macunun içindeki florür, diş aralarına da girmiş olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolgu ve protez dişler, mutlaka arayüz fırçaları kullanılarak fırçalanmalıdır. Bu bölgelerde yiyecek birikir ve diş taşı oluşumu artar. Bu da dolgu altı çürüklerine ve diş eti rahatsızlıklarına yol açar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi diş fırçasını kullanacağınızı biliyor musunuz? Yapılan araştırmalar, elektrikli diş fırçalarının, plaka tabakasını temizleme ve dişeti sağlığını koruma konusunda daha başarılı olduğunu gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;El fırçalarının en ideali, en fazla orta sertlikte olanıdır. Kısa başlı ve kılları sık olmalıdır. Diş fırçası her 3 ayda bir yenilenmelidir. Kıl uçları bozulmuş ve dağılmış fırçalar, dişlere ve diş etlerine zarar verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arayüz fırçalarını, dişeti hastalıkları sonucu dişlerin arsı açılmış, kuron köprü protezi kullanan ve ortodontik tedavi gören kişiler rahatlıkla kullanabilir. Ağız gargaraları, diş çürüğü ile mücadele açısından faydalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılda bir kez, doktora giderek dişleri profesyonel olarak temizletmek gerekir. Ancak bu tamamen kişinin ağız sağlığına bağlıdır. Bazı kişiler 6 ayda bir temizletmek durumundadırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş temizlemede dişlerin rengi beyazlamaz, diş taşarlı, paklalar ve tartar temizlenir. Böylece çürük ve enfeksiyonlara karşı koruma sağlanır. Ancak sonuçta dişlerin doğal beyazlığına da kavuşulmuş olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-2350093518650868050?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/2350093518650868050/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=2350093518650868050' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2350093518650868050'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2350093518650868050'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/01/dis-bakmn-dogru-yapyor-musunuz.html' title='Diş Bakımını Doğru Yapıyor musunuz'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-2319283292468316851</id><published>2010-01-05T09:53:00.000-08:00</published><updated>2010-01-05T09:56:33.761-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş çürümesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş'/><title type='text'>Çürük oluşumunu nasıl önleyebilirim?</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Çürük oluşumunu nasıl önleyebilirim?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Florlu bir diş macunu ile dişler fırçalanmalıdır.&lt;br /&gt;Dişlerinizin ara yüzleri için diş ipi veya diğer ara yüz araçlarından faydalanınız.&lt;br /&gt;Dengeli beslenmeye dikkat edilmeli ve abur cubur yiyeceklere bir sınır konulmalıdır.&lt;br /&gt;Dişlerinizi çürüğe karşı daha dayanıklı hale getiren uygulamalardan "florlama" ve "fissür örtücüler" hakkında dişhekiminize danışınız.&lt;br /&gt;Profesyonel diş temizliği ve ağız muayeneniz için düzenli olarak dişhekiminizi ziyaret etmelisiniz.&lt;br /&gt;Ağız bakım ürünlerini nasıl seçmeliyim?&lt;br /&gt;Piyasada çok çeşitli ve cazip kılınan pek çok ürün olması sizi şaşırtabilir. Seçim yaparken onaylanmış ve dişhekiminizin tavsiye ettiği ürünleri satın almaya dikkat etmelisiniz. En iyi diş macunu ve en iyi fırça hangisidir sorularının cevabı, kişinin ağız durumuna göre değişebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bir diş fırçasını ne kadar kullanabilirim&lt;/strong&gt;?&lt;br /&gt;Genelde 3-4 ay kullanılabilir. Diş fırçasının bozulduğunu kıl demetlerinin birbirinden ayrılmasından, dağılmasından ve eğilmesinden anlayabilirsiniz. Sert kıllı fırçalar dişlerinize zarar verebilir. Çocuklar ise henüz doğru fırçalamayı tam olarak uygulayamadıklarından daha çabuk fırça eskitirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;En doğru diş fırçalama tekniği hangisidir&lt;/strong&gt;?&lt;br /&gt;Öncelikle fırça 45 derecelik bir açıyla dişe yaklaştırılmalı ve dişin eni doğrultusunda ileri-geri hareketlerle fırçalanmalıdır. En son dişetinden aşağıya doğru bir süpürme hareketiyle işlem tamamlanır. Dişlerin iç yüzeyleri , özellikle ön bölgeler dar olduğundan fırça dik olarak sokularak fırçalanmalıdır. Unutulmamalıdır ki, bakteri plağı ve yiyecek artıklarının yoğun olduğu dişlerin arka yüzleri, arka dişler ve dil de temizlenmelidir. Genellikle sadece ön dişlerin ön yüzeyleri fırçalandığından çürükler daha çok arka bölgelerde oluşmakta , diş taşları ise çok az fırçalanan alt ön bölgede olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Uygun bir teknik kullanılmazsa dişler zarar görür mü?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Evet. Dişler çok sert bir tabaka olan mine ile kaplı olmasına rağmen sadece yanlış bir teknikle uygulayacağınız bir fırçadan bile büyük zarar görebilir. Hem dişin üst kısmında, hem de kökü kaplayan tabakada aşınmalara, dişetlerinde de çekilmelere yol açabilir. Bu durumda dişler çürüğe daha yatkın hale gelir. dişleri aşındıracak kadar büyük bir kuvvetle diş fırçalamaktan kaçınılmalı ve yumuşak hareketlerle fırça oynatılmalıdır.&lt;br /&gt;Diş etlerinin fırçalanması neden gereklidir?&lt;br /&gt;Yapılması gereken başka bir işlem de diş etlerini fırçalamaktır. “Ama doktor, diş etlerim kanıyor...” şikayeti olsa bile fırçalamaya devam edilmelidir, çünkü diş etlerini besleyen damarlar dolaşım bozukluğu sonucunda dolgunlaşmıştır. Buna tıp dilinde “konjestiyon” denir. Tedavi etmek için kılcal damarları açmak yani fırça yapmak gerekecektir. Böylece diş etinin damarları iyileşir ve kanama da kendiliğinden durur. Diş etinin fırçalanması, diş eti hastalıklarından korunmanın en etkin çarelerindendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Fırçadan başka diş temizlik araçları var mıdır?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bunlar, elektrikli fırça, diş ipliği, kürdan, ara yüz fırçası, su püskürteci (water - pic), stimulatör... gibi araçlardır. Elektrikli. fırça ve su püskürteci ülkemizde giderek yaygınlaşmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Diş İpliği (Diş ipi):&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Diş aralarını temizlemede sık kullanılan yararlı bir araçtır. Yanlış kullanımı diş etine zararlı olmaktadır. Diş hekiminden doğru kullanımını öğrenildikten sonra uygulanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kürdan:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Yemek yerken diş arasına giren bir et parçasını kürdanla çıkarabilirsiniz; fakat yemek daima aynı yere kaçıyorsa bu, iki diş arasında normal temas olmadığını gösterir. Böyle durumlar kürdan kullanmayı gerektirir. Kürdan uçlarının özel olarak düzlenmiş olması, ayrıca sterilize edilmesi gerekir. Bu nedenle eczanede satılanlar tercih edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ara yüz temizleyicileri ne işe yarar?&lt;br /&gt;Diş fırçasının ulaşamadığı alanlarda dişler arasındaki ve dişetinin altındaki artıkları temizlemek için kullanılır. Bu alışkanlığa sahip değilseniz başlamak için geç kalmış sayılmazsınız.&lt;br /&gt;Dişipi kullanırken şu noktalara dikkat etmelisiniz:&lt;br /&gt;İlk kullanımda kolay kullanım amacıyla mumlu diş ipleri tercih edilir. Ayrıca florlu diş ipleri de tercih edilebilir.&lt;br /&gt;Diş ipi her iki elimizin işaret parmağına dolanarak ve baş parmağımızın yardımıyla kullanılır.&lt;br /&gt;Diş ipini dişlerinizin arasından yavaş hareketlerle ve kontrollü olarak geçirin. Dişetini yaralayacak sert ve ani hareketlerden kaçınmalısınız.&lt;br /&gt;Dişin üzerinde ipi, c harfi çizecek şekilde ileri-geri yukarı-aşağı hareket ettirerek ara yüzü temizleyebilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-2319283292468316851?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/2319283292468316851/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=2319283292468316851' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2319283292468316851'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2319283292468316851'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/01/curuk-olusumunu-nasl-onleyebilirim.html' title='Çürük oluşumunu nasıl önleyebilirim?'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-2166800962112480132</id><published>2010-01-04T08:21:00.000-08:00</published><updated>2010-01-04T08:23:51.834-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çocuklarda daimi dişlerin Önemi'/><title type='text'>Çocuklarda daimi dişlerin Önemi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Çocuklarda daimi dişlerin Önemi&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Çocuklarda genellikle ilk daimi diş 6 yaşında süren birinci büyük azı dişidir.6 yaş çocukların henüz ağız hijyenini çok iyi sağlayamadıkları bir yaştır,buna rağmen çocukların ağzında ömür boyu kullanacakları ilk daimi dişleri ağızdadır.&lt;br /&gt;Peki bu durumda ne yapmalı ki çocuk birinci büyük azı dişini çürütmesin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun cevabı çocuklara daha önce de belirttiğimiz gibi diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması,çürük oluşturucu besinlerden uzak durması önerilir.Bunun yanında diş hekimi tarafından koruyucu tedaviler uygulanarak çocukların daimi dişlerinin çürümesi önlenir.Düzenli olarak 6 ayda bir çocuk diş hekimine getirilirse,kliniğimizde de uygulamakta olduğumuz TOPİKAL FLUOR uygulaması ve FİSSÜR SEALANT uygulaması yapılabilir.Topikal fluor uygulaması çocuğun daimi dişlerini güçlendirir,daimi dişlerin çürüğe karşı daha dirençli olmasını sağlar.Fissür sealantlar ise büyük ve küçük azı dişlerin üzerinde bulunan girinti ve çıkıntıların örtülmesiyle şeker,çikolata vs.gibi çürük oluşturucu maddelerin dişin yüzeye tutunmasını ve o girintilerden girerek dişi çürütmesini önler,ayrıca içersinde bulunan fluorid sayesinde dişin diğer bölgelerinin de çürümemesine katkıda bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Çocuklarda Süt Dişlerinin Önemi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süt dişleri geçici olduğu için ebeveynler tarafından genellikle nasıl olsa bu dişler değişecek denerek pek önemsenmez.Dolayısıyla bu tarz bir düşünce süt dişlerinin temizliğinin ihmaline ve çürümesine sebep olur.Unutlmamalıdır ki süt dişlerindeki çürükler hem çocuğun dişlerinin ağrımasına sebep olur,hem de daimi dişlerine zarar verir.&lt;br /&gt;Süt dişleri ihmal edilip dolgu ile kurtarılamadığı zaman çekilmesi gerekir,erken süt dişi kaybı çocukların daimi dişlerinin çapraşık olmasının en önemli etkenlerinden birisidir.Erken süt dişi kaybı sonucunda ağızda bulunan dişler boşluğa doğru kayar ve daimi dişlerin süreceği yer kalmaz sonuç çapraşıklıktır.Dolayısıyla süt dişlerinin sağlığı çok önemlidir.Çocuklarda ağız hijyeni çocuğun ilk dişleri sürdüğü andan itibaren başlamalıdır.Henüz bebek iken yapılması gereken şey temiz bir bez parçasıyla bebeğin dişlerinin üzeri her emzirme veya mama yedilten sonra yapılmalıdır.Çocuğun yaşı biraz daha büyünce(2yaş) diş fırçası kullanılmaya başlanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeklerde Diş Çürüğü (Biberon Çürüğü)&lt;br /&gt;Bebeğimin dişleri sürer sürmez çürüdü. Nedeni ne olabilir?&lt;br /&gt;Bebeklerde bazen dişlerin üzerinde sürer sürmez kahverengi lekeler oluştuğu ya da bu dişlerin kırılıp döküldüğü gözlenir. Aslında bu lekeler diş çürükleridir ve dişler de çürük nedeniyle kırılır. Bu kadar erken bir dönemde çürük oluşmasının nedeni de biberon çürüğü adı verilen çürüklerdir. Bebek beslenmesinde en önemli besin olan anne sütü ya da inek sütü doğal olarak şeker içerir. Gece yatmadan önce yada uyku sırasında bebek anne sütü ya da biberon emerse süt ağızda birikerek mikropların dişleri çürütmesi için elverişli bir ortam oluşturur. Bu nedenle özellikle gece beslenmesi sonrası dişlerin temizliğine özen gösterilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biberon çürüğünden korunmak için ne yapmak gerekir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeklerde meydana gelen çürüklerin tedavisi çok güç olduğundan, koruyucu önlemlerin erken dönemde alınması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğinizin gece ağzında biberonla uyuma alışkanlığını önleyin. Beslendikten sonra uyutmaya çalışın.&lt;br /&gt;Biberondaki süte şeker, bal pekmez gibi tatlandırıcılar ilave etmeyin.&lt;br /&gt;Bebek beslendikten sonra mutlaka su içirin.&lt;br /&gt;İlk dişlerin sürmeye başlamasıyla gece ve sabah beslenmeleri sonrası temiz, ıslak bir tülbent ile dişlerini silerek temizleyin.&lt;br /&gt;Biberon çürüğünün önemi nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biberon çürüğü görülen dişler tedavi edilmezse ağrı yapar ve iltihaplanır. İltihaplı ya da ağrıyan dişler bebeğin huzursuzlanmasına ve beslenme düzeninin bozulmasına neden olur. İltihap alttan gelecek kalıcı dişler de etkileyip şekillerinin bozuk olmasına yol açar. Bu dişler çekilmek zorunda kalırsa çocukta konuşma problemleri ortaya çıkabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biberon emmediği halde bebeğimin dişleri çürüdü neden olabilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biberonun yanı sıra emziklerin ağlayan bebekleri susturmak amacıyla bal, pekmez, reçel gibi tatlandırıcılara batırılarak verilmesi de biberon çürüklerinin başka bir nedenidir. Bunun yanı sıra, dişler sürdükten sonra oyalanmak amacıyla bebeğin eline verilen karbohidratlı-şekerli gıdalar da diş çürüklerine neden olur. Çocuğu bu tür gıdaların yerine elma, havuç gibi besin değeri yüksek; diş temizliğine yardımcı gıdalara yönlendirmek gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fluorid Uygulamaları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde diş hekimliğinde ve diğer tıp bilimlerinde koruyucu hekimlik önem kazanmıştır.Diş hekimliğinde de koruyucu hekimlik denilince akla dişlerin çürümesini önlemek gelir.Dişleri çürüğe karşı dirençli bir hale getirmek için kullanılandığımız madde FLUORİD dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fluorid dişlerin çürümesini önleyen,dişlerin yapısını kuvvetlendiren bir elementtir.Fluorid diş macunlarının içinde bulunduğu gibi bazı besin maddelerinde de bulunur.Fakat çocuklar çoğu zaman dişlerini fırçalamayı ihmal ettikleri için dişlerinin çürüğe karşı direnç kazanabilmeleri için yeterli fluorid almamış olurlar.Bu durumu bertaraf edebilmek için kliniğimizde profesyonel TOPİKAL FLUORİD uygulamaları yapılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Profesyonel Topikal fluorid tatbiki sadece diş hekimleri tarafından uygulanılabilen bir yöntemidir.Topikal fluorid uygulaması özellikle dişleri çürümeye meyilli çocuklarda uygulanır. Bu sayede yeterli miktarda fluorid dişler üzerine depolanır ve dişlerin yapısı güçlendirilerek çürüğe karşı dirençli olur.Topikal fluorid uygulaması her 6 ayda bir yapılırsa ancak etkili olabilir.Bunun için çocuklarınızı her 6 ayda bir düzenli olarak diş hekimine getiriniz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-2166800962112480132?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/2166800962112480132/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=2166800962112480132' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2166800962112480132'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2166800962112480132'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/01/cocuklarda-daimi-dislerin-onemi.html' title='Çocuklarda daimi dişlerin Önemi'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-8106825298011826097</id><published>2010-01-04T08:06:00.000-08:00</published><updated>2010-01-04T08:09:51.723-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş dolgusu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dişlerde Estetik Dolgular'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız diş sağlığı'/><title type='text'>Dişlerde Estetik Dolgular</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Dişlerde Estetik Dolgular&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kompozit Reçine nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçinde silikon dioksit parçacıkları olan bir plastik karışımdır. Diş renginde olduğu için beyaz dolgu olarak tanımlanırlar. 1960'larda yalnızca ön dişlerde kullanıldıkları halde materyalin ileri derecede geliştirilmesiyle çiğneme basınçlarına dayanıklı ve daha az aşınan bir dolgu maddesi larak arka dişlerde de başarılı olarak uygulanabilmektedirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kompozit dolgular nasıl yapılır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kompozit dolgular, hazırlanmış kavitelere tabaka tabaka yerleştirilir ve her tabaka özel bir ışık ile sertleştirilir. Bu işlem bitince kompozit dolgular dişe göre şekillendirilir ve düzeltilir. Bütün bu işlemler amalgam dolgu işleminden daha uzun sürer. Ancak amalgamın en az iki katı kadar daha pahalıdır. Kompozit dolguların ağızda kalma süresi de 7-10 yıldır ki bu süre amalgamın ömrüne yakındır. Ancak çok büyük dolgularda durum amalgamın lehinedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avantaj ve dezavantajlar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dolguların en büyük avantajları estetik olmalarıdır. Ayrıca bu dolgular dişlere iyice bağlandığı için diş dokularını destekler, kırılmaları ve sıcaklık geçmesini engeller. Kompozitler, yalnızca çürükleri restore etmek için değil, dişlerin rengini ve biçimini değişitirerek kozmetik etkileri için de kullanılabilmektedirler. En önemli dezavantajı işlem sonrası duyarlılıkların olmasıdır. Dolguların renkleri, kahve, çay gibi boyayıcı yiyeceklerle de hafifçe değişebilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kompozit restorasyonlar sonrası hastalara uyarılar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kompozitlerde de artık aynı seansda polisaj işlemi yapılabilmektedir.Ancak çok büyük restorasyonlar ya da çok diş için yapılan seri restorasyonlarda hastayı bir defa daha kontrole çağınp varsa gerekli düzeltmeleri yapmak hem estetik hem fonksiyon açısından çok daha iyi olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mateyallerle ön dişlerde çok büyük kayıplar restore edilebilmekte bu nedenle hastaların ısırmada dikkatli olmalarının bu restorasyonların ömrünü uzatacağının da anlatılması gerekmektedir.Özellikle fasial yüzde yapılan uygulamalardan sonra ne kadar iyi polisaj yapılmış olsa da boyayabilen yiyecek ve içeceklerin dolguların renklerini değiştirebileceği yine hatırlatılmalıdır.Aşınma nedeni ile restore edilmiş dişlerde daha çok dikkat edilmesi gereken şey de hastaya çok sert olmayan diş fırçaları önermek ve fırçalama yöntemlerinde düzeltmeler yapabilmelerini sağlamaktır.Bu öneriler geniş fasial yüz restorasyonlan için de geçerlidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-8106825298011826097?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/8106825298011826097/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=8106825298011826097' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/8106825298011826097'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/8106825298011826097'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/01/dislerde-estetik-dolgular.html' title='Dişlerde Estetik Dolgular'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-2616347087056679205</id><published>2010-01-04T07:03:00.000-08:00</published><updated>2010-01-04T07:04:59.933-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş  beyazlatma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız diş sağlığı'/><title type='text'>Diş Beyazlatma  Nedir</title><content type='html'>Diş Beyazlatma  Nedir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş minesi ve dentinde oluşan renklenmeyi, temizleyen bir ağartma işlemidir. Sistem, hastaya özel hazırlanan bir diş plağı içine konan jel'in gece uyurken dişe uygulanmasından ibarettir.&lt;br /&gt;Diş Renklenmesinin Nedeni Nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeşitli nedenleri olabilir. En yaygın olarak;&lt;br /&gt;Yaşlılık&lt;br /&gt;Kahve&lt;br /&gt;Çay, kola&lt;br /&gt;Sigara&lt;br /&gt;Çarpma&lt;br /&gt;Bazı antibiyotikler (tetrasiklin)&lt;br /&gt;Fazla florid kullanımı&lt;br /&gt;Sinir dejenerasyonu&lt;br /&gt;Eski kaplamalar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş Beyazlatma Yönteminden Kimler Yararlanabilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamile ve loğusalar dışında hemen hemen herkes. Diş doktoru tam bir ağız muayenesi ile işleme uygun olup olmadığınızı belirleyebilir. Diş beyazlatma işlemi sağlıklı, tedavi görmemiş dişlere sahip ve daha beyaz ve parlak bir gülümseme edinmek isteyen kişiler için idealdir.&lt;br /&gt;Yöntem Güvenli midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmalara göre diş doktoru gözetiminde yapılan diş beyazlatma dişler ve diş etleri için zararsızdır.&lt;br /&gt;Sistem Nasıl Etki Ediyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jel ağzınıza özel hazırlanmış ince bir diş plağı içine konuyor. Jelin içindeki aktif maddelerin ayrışması sonucu açığa çıkan oksijen, diş minesi ve dentine girerek lekeli bölgeleri ağartır. Dişin yapısı bozulmaz, sadece rengi açılır.&lt;br /&gt;Hastaya özel dişlik hazırlanır. Yatmadan önce hasta dişliğe jeli koyar. Dişlik, ağıza yerleştirilir. Daha sonra yatılır. Sabah kalkınca dişler fırçalanır.&lt;br /&gt;Herhangi Bir Yan Etkisi Var mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı kişiler, dişlerinde soğuğa karşı hassasiyet olduğunu belirtmiştir. Diğer bir grup ise, diş ve dişetinde geçici hassasiyetten söz etmiştir. Tüm bu belirtiler tedavinin kesilmesinden veya tamamlanmasından sonraki 1-3 gün içerisinde tamamen ortadan kalkar.&lt;br /&gt;Uygulama Süresi Ne Kadardır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişiye bağlı olarak genellikle sonuç 3 seansta alınmaktadır. Ancak ağır renklenmelerde sonuç daha fazla seansta alınabilir.&lt;br /&gt;Uygulamanın Bitiminden Sonra Beyazlık Ne Kadar Kalıcıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişler her zamankinden daha beyaz olacaktır. Ancak bazı ağır lekelenmeye maruz kalmaya devam eden hastalar 6 ayda bir defa 1-2 gecelik yenilemeye ihtiyaç duyabilirler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-2616347087056679205?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/2616347087056679205/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=2616347087056679205' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2616347087056679205'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2616347087056679205'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2010/01/dis-beyazlatma-nedir.html' title='Diş Beyazlatma  Nedir'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-5933381146414563415</id><published>2009-12-24T07:38:00.000-08:00</published><updated>2009-12-24T07:39:41.861-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti hastalıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti kanamaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti çekimi'/><title type='text'>Diş eti çekimi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Diş eti çekimi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanım&lt;br /&gt;Diş eti dokusunun normal sınırı olan mine-sement birleşiminden ya da başka bir deyişle kron-kök sınırından apikal yöne, yani diş köküne doğru sıyrılmasına diş eti çekilmesi ya da diş eti atrofisi denir.&lt;br /&gt;Nedenleri&lt;br /&gt;1- Yaşlanma,&lt;br /&gt;2- Yanlış diş fırçalama,&lt;br /&gt;3- Diş taşları ve bakteri plağı,&lt;br /&gt;4- Diş arkı (diş dizisi) üzerindeki diş veya dişlerin,diş arkı dışında yer almaları ve çarpık, düzensiz, rotasyona uğramış (dönmüş) olmaları,&lt;br /&gt;5- Diş eti iltihabı veya periodontitis sonucunda diş eti kenarında meydana gelen iltihaplı ve dejeneratif değişimler,&lt;br /&gt;6- Periodontal cepler ve büyümüş diş etlerinin ortadan kaldırılması amacıyla yapılan bazı diş eti operasyonları sonrasında,&lt;br /&gt;7- Okluzal travmalar (yüksek ya da hatalı yapılmış kron, köprü, dolgulu dişlerde ve bruksizm denen diş sıkma ve gıcırdatma vakalarında,&lt;br /&gt;8- Dudak, yanak kas bağlantılarının diş etlerine yakın olmaları,&lt;br /&gt;9- Dişler arasına gereksiz ve çok fazla kürdan, toplu iğne vb. cisimler sokulup kurcalanması,diş etinin tahriş ve tahrip edilmesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nedenler arasında çok önemli yer tutan diş taşları ve bakteri plağı (diş yüzeyine yapışan, gözle görülmeyen, gıda artıkları ve bakterilerin birlikte oluşturduğu yapışkan bir tabaka) detartraj da denen diş taşı temizliği veya gerekiyorsa diş eti altında, daha derinde bulunan diş taşları ve oluşumların uzaklaştırılması amacıyla yapılan subgingival küretaj işlemiyle temizlenmelidir. Dişeti seviyesindeki ya da üzerindeki görünür diş taşları çeşitli görevleri ve biçimleri olan el aletleri ya da ultrasonik cihazlar ile temizlenir. Daha derinlerdeki,diş eti altındaki, kök yüzeyindeki gözle görülmeyen diş taşları, granülasyon dokusu (bozulmuş, hastalıklı nedbe dokuları) ve nekrotik (ölü) sement dokusunun ortadan kaldırılması ve temizliği işlemine de subgingival küretaj denir ve dişe, küretaj yapılan bölgeye ve dişin yüzeyine uygun farklı şekil, büyüklük ve amaçtaki 'küret' denen el aletleri yardımıyla yapılır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-5933381146414563415?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/5933381146414563415/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=5933381146414563415' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5933381146414563415'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5933381146414563415'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/12/dis-eti-cekimi.html' title='Diş eti çekimi'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-4024754703736674797</id><published>2009-12-24T07:34:00.000-08:00</published><updated>2009-12-24T07:36:03.891-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız diş sağlığı'/><title type='text'>Ağız dişsağlığının önemi</title><content type='html'>Ağız diş sağlığının önemi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınların erkeklere oranla ağız ve diş sağlığına daha çok önem vermeleri gerekiyor.&lt;br /&gt;Çünkü, ergenlik, hamilelik, emzirme ve menopoz dönemlerinde meydana gelen hormonal değişimler, ağız ve diş sağlığını olumsuz etkiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağcılar Hospitadent Başhekimi Dt. Selma Kurtoğlu tüm kadınların “Kadın Hakları Günü”nü tebrik etti. Selma Hanım, “İyi bir anne, iyi bir eş, iş kadını, ev hanımı olmaya çalışırken bayanlar olarak kendimizi hep ikinci plana atıyoruz. Tüm alanlarda olduğu gibi ağız ve diş bakımımızı da hep erteliyoruz. Halbuki dönemsel hormonal değişimler kadınlarda erkeklere göre diş sağlığını daha farklı etkiliyor” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakın hangi dönemdeki hormonal değişimler kadınların diş sağlığını nasıl etkiliyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ergenlik Çağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ergenlik çağında cinsiyet hormonlarının salgılanmasındaki değişiklikler diş eti rahatsızlıklarına ve kanamalarına sebep olabiliyor. Ayrıca yapılan araştırmalar diş çürüklerinin ergenlik çağı çocuklarında çok sık rastlandığını gösteriyor. Gençlerin bu dönmelerinde de ağız ve diş sağlığına özen göstermeleri gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelik Dönemi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelik sırasında artan progesteron ve östrojen hormonlarının etkisiyle, diş etleri kolay kanayan hassas bir hal alıyor. Bu duruma hamilelik gingivitisi deniliyor. Hamilelik gingivitisi ilerlediğinde dişlerde sallanma ve kayıplar oluşabiliyor. Hamilelik gingivitisi genellikle hamileliğin 2.ayında başlayıp 8.Ayında en üst seviyeye çıkıyor, doğumdan sonra kendiliğinden iyileşiyor.&lt;br /&gt;Kadınlar hamilelik döneminde ağız ve diş sağlığına her zamankinden daha fazla özen göstermeliler, çünkü hamilelik sırasında oluşan uzun süreli diş eti hastalıkları erken doğuma bile neden olabiliyor.&lt;br /&gt;Ayrıca, hamileliğin ilk dönemlerinde mide bulantısı ve kusma sonucu ağız içindeki asidite oranı yükselir ve bir takım rahatsızlıklara sebep olabilir. Bu nedenle kusma sonrasında ağız ve diş temizliği yapılmalıdır.&lt;br /&gt;Anne adaylarının diş sağlığı için protein, A vitamini, C vitamini, D vitamini ve kalsiyum yönünden zengin gıdaları yeterince almaları da gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı ilaçların olduğu gibi doğum kontrol haplarının da ağız ve diş sağlığı etkilediği biliniyor. Doğum kontrol haplarının uzun süre kullanımı diş eti iltihaplarına yol açabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Menopoz Dönemi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Menopoz döneminde yaşanan hormonal değişikliklerin başında östrojen hormonunun seviyesinin düşmesidir. Östrojen kalsiyumun emilmesi için gerekli için gerekli bir hormondur. Bu nedenle meydana gelen osteoporoz yani kemik erimesi tüm kemikleri etkilediği gibi dişleri çevreleyen kemik dokusunu da etkiler. Bu durum da diş kayıplarına sebep olabilir. Bu dönemde beslenme düzenine dikkat edip kalsiyum içeren yiyecekler tüketilmeli ve bir hekim gözetiminde kalsiyum preparatları kullanılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca menapoz döneminde ağızda kuruluk, hassasiyet, ağrı ya da yanma hissi de meydana gelebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi dönemde olursa olsun ağız hijyeni için yapılması gerekenler&lt;br /&gt;Günlük ağız ve diş bakımı kesintiye uğratılmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş hekimi kontrollerinizi aksatmayın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günde en az iki kez diş fırçası ve diş ipi kullanarak etkili diş bakımı yapılarak plak birikimine engel olunmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız gargaraları ya da ılık tuzlu su ile gargara yapılmalıdır. Özellikle ılık tuzlu su diş etlerini rahatlatır ve dişeti hassasiyetini azaltır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok sıcak ve çok soğuk yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaliteli ve yumuşak kıllara sahip diş fırçası kullanılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şekerli yiyecek ve içeceklerden mutlaka kaçınılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çürüme ve iltihap belirtileri fark edildiğinde doktora gidilmelidir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-4024754703736674797?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/4024754703736674797/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=4024754703736674797' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/4024754703736674797'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/4024754703736674797'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/12/agz-dissaglgnn-onemi.html' title='Ağız dişsağlığının önemi'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-4949520365615118247</id><published>2009-12-23T03:19:00.000-08:00</published><updated>2009-12-23T03:23:05.884-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş çürümesi'/><title type='text'>diş sağlığı ve diş çürümesi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Diş  sağlığı ve diş çürümesi&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız ve diş sağlığı çok önemli fakat hayatı tehdit etmediğinden dolayıdır ki aynı zamanda pek te önemsenmeyen bir konudur. Ağız ve dişlerdeki bir takım problemler sindirim sisteminden insanın konuşmasına kadar bir çok işlevi olumsuz etkiler. Ağız ve diş sağlığında dikkat edilmesi gereken hastalıklar şunlardır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Diş çürümesine dikkat&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş üzerindeki bakterilerin oluşturduğu asit diş minesinde oyuklar meydana getirir. Bu oyuklar genişleyerek diş minesinin iyice erimesine sebep olur ve çürük büyüyerek dişte büyük bir oyuk oluşturur. Çürük dişin özüne doğru ilerledikçe ağrı meydana gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş çürüğünü önlemenin en önemli yolu dişleri günde iki defa fırçalayarak plak oluşumunu önlemektir. Ayrıca florürlü diş macunlarını tercih etmeli ve diş ipi kullanmayı ihmal etmemelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş eti hastalıkları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş eti hastalıklarının ilk ve en önemli belirtisi dişlerdeki kanamadır. Bunun dışında diş etlerinde kızarma ve şişme oluşması, ağızda kötü koku ve kötü bir tat olması, dişetindeki çekilmeler ve dişlerdeki sallanmalar diş eti iltihabı ve hastalıklarının belirtilerindendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş eti hastalıklarını önlemenin en önemli yolu da dişleri fırçalamaktan geçer. Günde en az iki defa dişler fırçalanmalı, diş ipi kullanılmalı, yumuşak ve yapışkan yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Kendi kendinize dişlerinizi kontrol etmeli ve 6 ayda bir bir hekime muayene olmalı ve diştaşı temizliğini yaptırmalısınız. Ayrıca dişlerinizi fırçalarken diş ve diş eti arasındaki bölgeyi unutmamalı ve doğru fırçalama tekniği kullanarak fırçalamalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş neden kırılır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş bir etki olmadan kırılmaz. Kırılan diş ya dışardan bir darbe ile kırılmıştır yada çürüğün büyümesi ile zayıfladığından kırılmıştır. Bu iki nedene ek olarak yanlış tedavi ile fazla oyulan yada kesilen diş te kırılabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-4949520365615118247?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/4949520365615118247/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=4949520365615118247' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/4949520365615118247'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/4949520365615118247'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/12/dis-saglg-ve-dis-curumesi.html' title='diş sağlığı ve diş çürümesi'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-1334280613620040051</id><published>2009-12-23T03:16:00.000-08:00</published><updated>2009-12-23T03:18:01.338-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term=': ağız bakımı'/><title type='text'>Diş sağlığı ağız bakımı</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Dişsağlığı ağız bakımı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş ve diş eti hastalıkları ülkemizde ve dünyada en önemli sağlık sorunları arasındadır. Ancak hayatı doğrudan tehdit etmediği için gereken önem verilmemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız sindirim kanalının girişidir. Ağızdaki olumsuzluklar diş sağlığının bozulmasına, sindirimin olumsuz etkilenmesine yol açar. Ağızla aldığımız yiyecekler çiğnenip, tükürükle karıştırılarak yutulmaya ve sindirime hazır hale getirilirler. Ağız aynı zamanda konuşmaya yardım eder. Tat alma organı olan dilin; çiğneme, yutma, konuşma gibi çok önemli yan görevleri de bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişlerin besinlerin parçalanması, öğütülmesi görevlerinin yanı sıra konuşmada ve görünümümüzde önemli etkileri vardır. Dişleri eksilmiş kişilerin bazı sesleri çıkarabilmeleri zorlaşır, çiğnemede ve/veya ısırmada da zorluk olur. Dişlerin gelişim süreci içerisinde ilk çıkan süt dişleri, daha sonra yerlerini kalıcı dişlere bırakır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız ve diş sağlığında en önemli iki hastalık diş çürükleri ve diş eti iltihaplanmalarıdır. Diş eti hastalıkları kimi zaman diş yuvasının bulunduğu çene kemiğinin erimesine kadar ilerleyen bir etki yapabilir. Diş sağlığının bozulması vücuttaki diğer organları da etkileyebilir. Dişler neredeyse bütün sistemleri olumsuz etkileyen sürekli enfeksiyon odağı haline gelebilir ve kalp, böbrek, eklemler vb. yapılarda önemli sağlık sorunlarına yol açabilen enfeksiyonlara kaynaklık edebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağızda ve dişlerde yapısal ve işlevsel herhangi bir bozukluğun olmaması, ağız ve dişlerin görevlerini tam olarak yapabilmeleri durumu “ağız ve diş sağlığı”nın varlığını gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Diş Çürümesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş çürüklerinin oluşmasında üç temel etmen bulunmaktadır: Duyarlı bir diş yüzeyi, mikroorganizmalar için elverişli yiyecek artıkları, bunların parçalanmasına ve asit oluşumuna yol açacak mikroorganizmaların varlığı. Besinler içinde diş çürümesine en çok neden olanlar karbonhidratlar, yani kabaca, şekerli gıdalardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişler düzenli olarak fırçalanır ve bakımlarına özen gösterilirse, mikroplar onlara zarar veremezler. Diş çürüğü, dişte oyuklar yaparak dişin yapısını bozan ve kendi kendine iyileşmeyen bir hastalıktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişler iyi temizlenmeyecek olursa, üzerinde besin artıkları ve mikroplar birikir. Ağız içerisindeki bakteriler yiyecek artıklarındaki şekerli maddeleri kullanarak onu saydam, yapışkan bir madde haline getirir ve dişler üzerine yapışmasını sağlar. Bu birikintilere plak denir. Bu plaklar bakterilerin diş üzerinde tutunmalarını da kolaylaştırırlar. Besinlerin tatlandırılması için kullanılan şekerli maddelerin içinde bulunan asit, dişlere zarar verebilir, ancak bakterilerin kendileri de asit oluşturabilmektedir. Asit diş minesinin erimesine neden olur. Böylece oluşan erime bölgelerinden giren mikroplar kolayca alttaki yumuşak dokuya ulaşabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asitler dişin koruyucu tabakası olan diş minesi üzerinde küçük delikçikler oluşturur. Bu delikler giderek genişler ve küçük oyuklar haline gelir. Diş minesinin erimesinden sonra çürük hızla ilerler, alttaki tabakada geniş ve derin bir oyuk meydana getirir. Diş çürüğü diş özüne doğru ilerledikçe dişler ağrımaya başlar. Çürük daha da ilerlerse diş özü bölgesinde ve çene kemiği içerisinde cerahat oluşmaya ve birikmeye başlar. Buna diş apsesi denir. Eğer diş hekimi tarafından daha başlangıcında tedavi edilmeyecek olursa çürük diş için daha zor, karmaşık ve pahalı tedaviler gerekebilir. Diş plağı, diş etlerinin önemli hastalık nedenlerinden biridir. Yemeklerden sonra dişlerin fırçalanması ve diş ipi kullanarak yemek artıklarının çıkarılması dişlerin çürümesini, diş eti hastalıklarının oluşumunu ve ilerlemesini önler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişlerin ağrımaması sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Diş ağrısının olması için diş çürüğünün çok ilerlemiş olması gerekir. Diş çürüklerinin tedavi edilebilir dönemde belirlenmesi için ağrı oluşmasını beklemeden senede en az iki kez diş hekimine giderek dişlerin muayene ettirilmesi gerekir. Diş hekimleri gerektiğinde dişlerin filmini çekerek gözle görünmeyen diş oyuklarını da belirleyebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş çürüklerinin erken dönemde tanınması dişlerin kaybedilmesini engelleyebilir veya en azından geciktirebilir. Bu hem sağlık açısından, hem de sosyal ve ekonomik açıdan önemli katkılar sağlar. Ağza takma diş takılmasına olan ihtiyacı azaltır. Hiçbir şey kendi doğal dişlerimizin yerini tutamaz. Kalıcı dişlerin erken dökülmesi beslenme sorunlarına neden olur. Doğal dişlerin uzun süre dayanmasında ağız ve diş bakımının önemi çok büyüktür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş sağlığı açısından sularla aldığımız flor da çok önemlidir. Sularında flor eksikliği olan yerleşim yerlerinde diş çürüklerinin oranı çok artar. Bu nedenle florla ilgili olarak sağlık kuruluşlarının önerilerine uyulmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Diş Eti Hastalıkları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişin diş eti dışında görünen bölümü diş minesi denilen sert bir tabaka ile kaplanmıştır. Bunun altında daha yumuşak bir yapı vardır. En içte ise diş özü vardır. Burada bol miktarda damar ve sinir bulunur. Diş gövdesi diş etine ve onun altındaki kemiğe girdiği bölümde daralır. Bu bölüme dişin boyun bölümü denir. Çene kemiği içinde kalan bölümüne ise dişin kök bölümü adı verilir. Diş kökü diş yuvasında çene kemiğine özel doku uzantıları ile sıkıca bağlanmıştır. Diş eti hastalıkları, diş çürükleri ağız kokusuna neden olabilir. Ağız kokusu olduğunda nedeni araştırılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş eti hastalıkları en önemli diş sağlığı sorunları arasındadır. Ağız hijyeninin bozukluğu ile yakından ilişkilidir. Başlangıç döneminden itibaren diş etleri kolay kanar. Diş eti kanamalarında diş hekimi muayenesi zorunludur. Diş etleri, diş yuvaları ve ağız tabanındaki iltihaplanmalar genel olarak diş eti hastalığı olarak bilinmektedir. Diş üzerindeki plaklar bunun en önemli nedenidir. Tedavi edilmeyen diş eti iltihapları çene kemiğinin de iltihaplanmasına ve zarar görmesine yol açabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş çürüğü, diş eti hastalıkları, sinüzit, bademcik iltihabı, solunum sistemi hastalıkları, sindirim sorunları, ağız bakım yetersizliği ağız kokusuna neden olabilir. Bu hal, sosyal ilişkileri de etkiler. Bazı metabolizma hastalıkları da ağızda kendine özgü kokular yapabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Dişlerin Gelişim Bozuklukları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağızda kapanma bozukluklarına neden olan diş düzensizlikleri dişlerin çürümesini kolaylaştırır ve daha erken dönemde dökülmesine yol açar. Düzensiz dişler, alt ve üst çene arasındaki ilişkinin bozulmasına neden olabilir. Çiğneme ve temizleme güçlüğü yaratırlar, kötü ağız kokusuna yol açarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düzensiz dişlerin en önemli nedeni süt dişlerinin zamanından önce yitirilmesi olabilir. Bunun sonucunda çıkan kalıcı dişler birbiri üzerine gelecek biçimde yerleşebilirler. Düzensiz dişler konuşma bozukluklarına ve görünüm bozukluklarına neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara dişlerde renk değişikliği yapar. Sigara içenlerin dişleri kahverengimsi bir renk alır. Canlılığını kaybetmiş olan dişler gri renkte görünür. Çocuklarda hatalı olarak kullanılan bazı ilaçlar da dişlerde renk değişikliğine neden olabilir. Aşırı derecede flor dişlerin sararmasına neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelikte ve süt çocukluğu döneminde kullanılan antibiyotik vb. bazı ilaçlar dişlerde kalıcı renk değişikliklerine neden olabilir. Bu nedenle hekim önerisi olmaksızın ilaç kullanılmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Ağız ve Diş Sağlığı Nasıl Korunur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş hastalıkları ve diş sağlığının korunması açısından erken tanı çok önemlidir. Bu nedenle yılda en az iki kez diş hekimine muayene olunması önerilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş çürümelerinin önlenmesinde sularda yeterli flor olması, düzenli olarak dişlerin fırçalanması, diş ipi kullanılması, aşırı tatlı ve şekerli yiyeceklerden olabildiğince kaçınma bunlar yendiğinde mutlaka dişlerin fırçalanması, diş hekimi kontrollerine gidilmesi temel uygulamalardır. Diş eti hastalıklarının önlenmesinde de diş fırçalama ve düzenli diş hekimi kontrolleri önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişlerde gelişim bozuklukları varsa erken dönemde özel diş hekimliği dallarında uzmanlaşmış birimlere başvurularak gerekli tedavi sağlanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşırı asitli ve şekerli yiyecekler mikroorganizmaların etkisini artırır. Dişler sert cisimlerle karıştırılmamalı, fındık, ceviz vb. kabuklu yiyecekler dişlerle kırılmamalıdır. Bunlar diş minesinin çatlamasına ve bakterilerin etkisinin artmasına neden olur. Diş minesinin koruyucu etkisi ortadan kalkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Diş Fırçalama Tekniği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişlerimizi korumanın en etkili yolu düzenli olarak fırçalamaktır. Diş fırçalamanın ilk adımı doğru fırça seçimidir. En uygun fırça naylon ve orta sertlikteki fırçalardır. Ağız içinde kolay hareket ettirilmesi ve arka dişlere rahat ulaşabilme açısından fırçanın kafasının fazla büyük olmaması tercih edilir. Uygun fırça seçildikten sonra dişler en az günde iki kere düzenli olarak fırçalanır. Diş macunu ağza verdiği hoşa giden koku ve his nedeniyle diş fırçalanmasını kolaylaştırır. Diş parlatma tozları diş hekimi önerisi olmadıkça kullanılmamalıdır. Aşırı kullanımlar diş sağlığı açısından zararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş fırçalanmasında fırçanın duruşu dışındaki temel hareket aynıdır: Fırça diş eti çizgisine eğimli olarak yerleştirilir. Bu durum bozulmadan küçük dairesel hareketlerle dişler fırçalanır. Daha sonra fırça, bir fırça boyu kadar kaydırılarak fırçalama sürdürülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Diş fırçası 45 derecelik açı yapacak biçimde tutulur ve diş eti hizasından başlanarak ağız boşluğuna doğru fırçalamaya başlanır. Dış yüzeylerden başlayan fırçalama sert darbeler halinde değil, yumuşak ve daireler çizecek biçimde, ön dişlerden arka dişlere doğru yapılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Daha sonra dişlerin iç yüzeyleri aynı şekilde fırçalanır. Bu işlemde fırça eğik tutularak, diş etinden ağız boşluğuna doğru hareket ettirilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Daha sonra dişlerin çiğneme yüzeyleri fırça düz olarak ileri geri hareket ettirilerek fırçalanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fırçalama işleminin en az iki-üç dakika sürmesi gerekir. Sağlıklı diş etleri fırçalama sırasında kanamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş fırçası kişiye ait bir araçtır, başkalarıyla paylaşılmaz. Diş fırçaları birkaç ayda bir, en geç altı ayda değiştirilmelidir. Gerektiğinde ara yüzlerin etkin olarak fırçalanmasını sağlamak üzere ara yüz fırçaları kullanılır. Bunlarla ilgili önerilerini almak üzere diş hekimine başvurmak gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Diş İpi Kullanımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş ipi, diş aralarında kalan yiyecek artıklarının uzaklaştırılması açısından çok yararlı bir araçtır. Çok küçük yaşlardan başlanarak uygun diş fırçalama ve diş ipi kullanma tekniklerinin öğrenilmesi gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişler fırçalandıktan sonra diş ve diş eti çizgisi ile dişler arasında kalan yemek artıklarının temizlenmesi için diş ipi kullanılır. Bu artıklar en önemli çürük nedenlerindendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Otuz santimetre kadar diş ipi alınır. Diş ipinin bir bölümü bir elin orta parmağına diğer ucu da diğer elin orta parmağına dolanır. İpin bir bölümü ortada kalmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Ortada kalan ip bölümü işaret parmağı ile geriye doğru itilir.İp, dişler arasından geçirilir. Bu hareket sırasında sert olunmamalıdır. İp diş etine kadar indirildikten sonra ağız boşluğuna doğru diş aralarını sıyıracak biçimde indirilir. Bu sırada diş etinin kesilmemesine özen gösterilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Aynı uygulama diğer bir parça ip alınarak alt dişler için de tekrarlanır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-1334280613620040051?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/1334280613620040051/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=1334280613620040051' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1334280613620040051'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1334280613620040051'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/12/dis-saglg-agz-bakm.html' title='Diş sağlığı ağız bakımı'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-9107081478274087964</id><published>2009-12-19T09:07:00.000-08:00</published><updated>2009-12-19T09:10:04.997-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamilelikte diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamilelikte diş sağlığı'/><title type='text'>Hamilelikte diş sağlığı ve diş bakımı</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hamilelikte diş sağlığı ve diş bakımı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelik sırasında anne dişlerinden kalsiyum kaybı ve her hamilelikte annenin bir dişini kaybedeceği yanlış bir inanıştır. Fakat hamilelik sırasında ağız sağlığında bazı değişikliklerin olacağı da bir gerçektir. En önemli değişiklik östrojen ve progesteron hormon düzeylerindeki artış olup, bu durum da dişler üzerindeki plak birikiminin artması ile bağlantılıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer plak uzaklaştırılmazsa dişeti iltihabına (gingivitis) neden olur. Bu durum "hamilelik gingivitisi" adını alır. Dişeti kırmızı, hacim olarak artmış, hassas ve kanamalıdır. Bu tablo daha çok 2. üç aylık dönemde hamile kadınların çoğunluğunu farklı şiddette etkiler. Eğer gingivitis zaten mevcutsa hamilelik sırasında şiddeti artabilir ve tedavi edilmezse periodontitise ilerleyebilir. Hamile kadınlarda aynı zamanda "hamilelik tümörü" geliştirme riski de vardır. Bunlar dişeti büyümelerinin irritasyonu sonucu oluşan iltihabi lezyonlardır. Genellikle kendi haline bırakılmakla beraber, hastaya rahatsızlık veriyorsa veya çiğneme, fırçalama ve diğer ağız bakımı işlemlerini engelliyorsa dişhekimi tarafından alınmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu problemler nasıl önlenebilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişeti iltihabı dişlerin etkin olarak bakımı ve temizlenmesi ile önlenebilir. Her gün en az iki kez, mümkün olan durumlarda her yemekten sonra dişler fıçalanmalıdır. Her gün tüm dişlerde diş ipliği ile temizlik işlemi de yapılmalıdır. Sabah diş fırçalamak rahatsızlık veriyorsa ağız su veya anti-plaque ve floridli gargaralarla çalkalanmalıdır. Dengeli beslenme ile birlikte C ve B12 vitamin destekleri de ağız sağlığının sürdürülmesi açısından önemlidir. Dişhekimine daha sıklıkla gidilmesi de etkin plak kontrolünü sağlayarak gingivtis gelişimini önler. Plak kontrolünün sağlanması aynı zamanda dişeti irritasyonunu ve hamilelik tümörlerinin oluşma riskini de azaltır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişhekimine ne zaman gitmelidir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelik planlanıyorsa veya hamile olunduğundan şüpheleniliyorsa dişhekimi ziyaret edilmelidir. Ilk 3 aylık dönemde temizlik yapılması uygundur. Dişhekimi hamileliğin kalan dönemi için bir tedavi takvimi hazırlayacaktır. İkinci 3 ayda da ağız dokularında meydana gelen değişikliklerin ve ağız bakımının etkinliğinin değerlendirilmesi ile birlikte tekrar temizlik önerilebilir. Duruma göre üçüncü 3 aylık dönemde de tekrar randevu verilebilir fakat tüm bu seanslar mümkün olduğunca kısa süreli olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelik sırasında yapılmaması gereken işlemler var mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genellikle acil olmayan işlemler de hamilelik sürecinde yapılabilir. Ancak herhangi bir diş tedavisi için en uygun zaman 4. Ve 6. aylar arasıdır. Şiddetli ağrının eşlik ettiği acil durumlarda tedavi hamileliğin herhangi bir döneminde yapılabilir. Anestezi ve ilaç verilmesini gerektiren durumlarda jinekolog ile irtibat kurulmalıdır. Ertelenebilecek işlemler doğumdan sonraya bırakılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelik döneminde diş röntgeni zararlı mıdır? Bu dönemde tedavi için çok gerekli ise ağız içinden 1-2 film alınabilir.Her ne kadar dişhekimliğinde çekilen röntgenlerde verilen radyasyon miktarı çok az ve karın bölgesine çok yakın değilse de gelişmekte olan bebeğin ışın almasını önlemek için mutlaka kurşun önlük kullanılması gerekir.Yine de ilk üç ay film çekilmesinden kaçınmak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişler hamilelik sırasında daha çabuk mu çürür?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha öncede de belirtildiği gibi "hamilelik döneminde annenin dişlerinden kalsiyum çekildiği ve bu nedenle her bebeğin anneye bir diş kaybettireceği" inancı kesinlikle doğru değildir. Hamilelik döneminde vücuttaki dengenin bozulması dişlerin çabuk çürümesine uygun bir ortam yaratır. Bu dönemde dişlerin daha çabuk çürümelerinin nedenleri şunlardır; Bebek beslenen dönemde tatlıya, aburcubura aşırı istek belirir ve bunlar yendikten sonra diş fırçalama ihmal edilir İlk aylarda görülen kusmalardan sonra anne ağız bakımına yeterince özen göstermeyebilir. Gebelik hormonlarının (östojen, progertron) etkisi ile dişetleri daha çabuk kanayan anne, dişlerini fırçalamaktan kaçınır. İşte bu nedenlerden ötürü bu dönemde diş sağlığına daha özen göstermek gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğin diş sağlığı için alınması gereken önlemler var mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğin diş gelişimi anne karnında başlar. Bu dönemde anne hem kendi sağlığı hem de bebeğinin diş gelişimi için dengeli beslenmeye dikkat etmelidir. Diş sağlığı için protein,Avitamini (et, süt, yumurta, sarı sebze ve meyveler) C vitamini (narenciye, domates, çilek), D vitamini (et, süt, yumurta, balık) ve kalsiyum (süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler) dan zengin gıdaların yeterince alınması gerekir. Bunun yanısıra bilinçsiz ilaç kullanımından kaçınılmalıdır. Kullanılan ilaçlar bebeğin diş sağlığının yanısıra genel vücut gelişimini de olumsuz yönde etkileyebilecektir. Bebeğin diş sağlığı konusunda bilgili olmak,çocuğunuzun ömür boyu sağlıklı dişlere sahip olmasında ilk basamaktır. Bebeğin diş bakımı ve beslenmesi ile ilgili bilgi edininiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hamileyken antibiyotik kullandım" bebeğimin dişleri etkilenir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dönemde bilinçsiz ilaç kullanımından kaçınılması gerektiğini belirtmiştik. Ancak kullanılan her antibiyotiğin bebeğin dişlerinde lekelenmelere neden olduğu kanısı yanlıştır. Dişlerde renklenmelere neden olan antibiyotik grubu "tetrasiklinler"dir. Bunun dışındaki antibiyotiklerin renklenme yaptığı kanıtlanamamıştır&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-9107081478274087964?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/9107081478274087964/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=9107081478274087964' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/9107081478274087964'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/9107081478274087964'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/12/hamilelikte-dis-saglg-ve-dis-bakm.html' title='Hamilelikte diş sağlığı ve diş bakımı'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-448174065921820358</id><published>2009-12-19T09:04:00.000-08:00</published><updated>2009-12-19T09:05:28.258-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term=': ağız bakımı'/><title type='text'>Ağız diş sağlığı</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ağız ve diş sağlığı &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çok önemli fakat hayatı tehdit etmediğinden dolayıdır ki aynı zamanda pek te önemsenmeyen bir konudur. Ağız ve dişlerdeki bir takım problemler sindirim sisteminden insanın konuşmasına kadar bir çok işlevi olumsuz etkiler. Ağız ve diş sağlığında dikkat edilmesi gereken hastalıklar şunlardır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş çürümesine dikkat&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş üzerindeki bakterilerin oluşturduğu asit diş minesinde oyuklar meydana getirir. Bu oyuklar genişleyerek diş minesinin iyice erimesine sebep olur ve çürük büyüyerek dişte büyük bir oyuk oluşturur. Çürük dişin özüne doğru ilerledikçe ağrı meydana gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş çürüğünü önlemenin en önemli yolu dişleri günde iki defa fırçalayarak plak oluşumunu önlemektir. Ayrıca florürlü diş macunlarını tercih etmeli ve diş ipi kullanmayı ihmal etmemelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş eti hastalıkları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş eti hastalıklarının ilk ve en önemli belirtisi dişlerdeki kanamadır. Bunun dışında diş etlerinde kızarma ve şişme oluşması, ağızda kötü koku ve kötü bir tat olması, dişetindeki çekilmeler ve dişlerdeki sallanmalar diş eti iltihabı ve hastalıklarının belirtilerindendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş eti hastalıklarını önlemenin en önemli yolu da dişleri fırçalamaktan geçer. Günde en az iki defa dişler fırçalanmalı, diş ipi kullanılmalı, yumuşak ve yapışkan yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Kendi kendinize dişlerinizi kontrol etmeli ve 6 ayda bir bir hekime muayene olmalı ve diştaşı temizliğini yaptırmalısınız. Ayrıca dişlerinizi fırçalarken diş ve diş eti arasındaki bölgeyi unutmamalı ve doğru fırçalama tekniği kullanarak fırçalamalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş neden kırılır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş bir etki olmadan kırılmaz. Kırılan diş ya dışardan bir darbe ile kırılmıştır yada çürüğün büyümesi ile zayıfladığından kırılmıştır. Bu iki nedene ek olarak yanlış tedavi ile fazla oyulan yada kesilen diş te kırılabilir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-448174065921820358?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/448174065921820358/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=448174065921820358' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/448174065921820358'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/448174065921820358'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/12/agz-dis-saglg.html' title='Ağız diş sağlığı'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-805300801167108243</id><published>2009-12-04T11:15:00.000-08:00</published><updated>2009-12-04T11:18:08.160-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='agız sağlığının'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız yaralanması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term=': ağız bakımı'/><title type='text'>Ağız yaraları ve tavsiyesi</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Ağız yaraları ve tavsıyeleri&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğumuzun çevresinde en azından bir kez olsun bu sorunla uğraşan biri ile karşılaşmışızdır. Ağzın içinde veya çevresinde oluşan bu yaralar ile başa çıkmak mümkündür. Ancak oluşumunu önceden engellemek daha önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki, nasıl önlem alınabilir?&lt;br /&gt;Diş fırçalarken ağzının iç kısımlarını da temizlemeliğiniz. Dilinizi de unutmadan, elbette…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl kurtulabilirsiniz bu yaralardan?&lt;br /&gt;Bir sağlık ocağına giderek kullanımı basit, gargara veya benzeri bir ilaç ile tedaviyi sağlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız içindeki yaralarınızda acı ve yanma mı duyuyorsunuz…&lt;br /&gt;Muhtemelen bu yanma ve acı hissinden önce asitli bir meyve veya sebze yediniz. Sıcak içecek ve yiyeceklerde bu yaraların daha fazla acı vermesine neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son tavsiyem mutlak suretle bir diş hekimine görünerek sağlığınızı kontrol altına almanızdır. Çünkü ağız içi yaralarının çene kemiğinde oluşturacağı hasarlar uzun vadede tedavi edilmez ise ölümünüze bile sebep olabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-805300801167108243?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/805300801167108243/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=805300801167108243' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/805300801167108243'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/805300801167108243'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/12/agz-yaralar-ve-tavsiyesi.html' title='Ağız yaraları ve tavsiyesi'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-9132648560214248545</id><published>2009-12-04T11:12:00.000-08:00</published><updated>2009-12-04T11:15:13.165-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bitkilerle diş ağrısına son'/><title type='text'>Diş ağrısına bitkisel çözüm</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Diş ağrısına bitkisel çözüm&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş ağrısının dehşetini çekenler iyi bilirler. Çok acı verici birşeydir. Diş ağrısının çok çeşitli sebepleri olabilir. Kimi ağrılar diş çürümesine kimileri ise diş iltihaplarına bağlı olarak meydana gelmektedir. Pek çok insan diş doktorlarına gitmekten çekindiği için acıyı çekmek mecburiyetinde kalmaktadır. Diş ağrısı için bitkisel tedavi de mümkündür. İşte diş ağrısı çekenler için kullanılabilecek bitkisel bir yöntem...&lt;br /&gt;Bitkisel Çözümler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ağrıya neden olan diş, diş fırçası veya iple temizlenir. Yarım çay kaşığı tuz yarım bardak suya ilave edilirek ve ağızda gargara yapılır. Bir tutam nane ve karabiber iyice dövüldükten sonra sarımsak suyu ile karıştırılır ve sıvı hale getirilir. Sonrasında bu sıvı pamuk yardımıyla ağızda ağrı yapan dişe sürülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Pamuğa karanfil yağı dökülerek ağrıyan dişe sürülür. Pamuğu dişte çok fazla bekletmemeniz gerekir. Çünkü dişte tahrişe neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dilimlenmiş haldeki limon adaçayı ile demlenir. Bu karışım ağrıyan dişte duracak şekilde bir süre ağızda bekletilir. Bu işlem rahatlama sağlanıncaya kadar sık sık tekrarlanır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-9132648560214248545?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/9132648560214248545/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=9132648560214248545' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/9132648560214248545'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/9132648560214248545'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/12/dis-agrsna-bitkisel-cozum.html' title='Diş ağrısına bitkisel çözüm'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-676371427030486061</id><published>2009-12-04T11:05:00.000-08:00</published><updated>2009-12-04T11:11:42.796-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusunu önlemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusu'/><title type='text'>Ağız kokusunun nedenleri ve önlemleri</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Ağız kokusunun nedenleri ve önlemleri&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde pek çok kişide görülen ve insanlar arası ortamlarda rahatsızlık yaratan ağız kokusuna karşı birkaç pratik yöntemle önlem alınabilir. Diş hekimleri, dişeti hastalığı, diş çürüğü, sorunlu dolgu ve ağzında tükürüğün az bulunmasını ağız kokusunun nedenleri arasında göstermektedirler. Ağız kokusunun, düzenli diş fırçalama ve diş hekimine müracaatla ortadan kaldırılabileceği belirtilmektedir. Bunlara ek olarak dil temizleyicilerinin kullanımı da bu rahatsızlığın önlenmesinde etkili olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız kokusu problemlerinin yüzde 90 sebebi olarak diş ve dişeti hastalıkları gösterilmektedir. Bu amaçladüzenli diş fırçalama ve diş ipi kullanımı önem arzetmektedir. Zira ağız kokusunun en önemli sebeblerinden birinin diş aralarında kalan gıda artıkları olduğu belirtilmektedir. Ayrıca çürük dişler, problemli dolgu, dişeti çekilmesi ve diş taşı problemleri de ağız kokusuna sebebiyet vermektedir. Bu konuşarla ilgili de mutlaka bir diş hekimine müracaat edilmelidir. Zira dişler düzenli fırçalansa dahi bu tür problemler ancak diş hekimi koltuğuna oturmakla mümkündür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağızdaki tükürük miktarı da kokuya sebebiyet veren bir diğer etken olarak sıralanmaktadır. Ağızda salgılanan tükürüğün yıkayıcı etkisi sayesinde dişler temizlenmekte, ağızdaki zararlı maddelerinin etkisini de bu sayede azalmaktadır. Tükürüğün az olması bu etkiyi azaltığından ağız kokusuna neden olumaktadır. Böylesi bir durum diş taşı oluşumunu tetikleyeceğinden koku da artar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlara ek olarak, dilin de fırçalanması ağız kokusunun önüne geçmede etkilidir. Zira sigara, çay ve kahve içenlerde dil pası denilen bir tabaka meydana gelmekte ve bu da kokuya sebep olmaktadır. Bütün bu önlemlere rağmen ağız kokusu problemi yaşanıyorsa ve özellikle de bu koku çok rahatsız edici seviyedeyse mutlaka bir dahiliye uzmanına müracaat edilmelidir. Zira bu koku, bir iç hastalığın habercisi kabul edilmektedir. Sağlıklı günler temennisiyle...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-676371427030486061?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/676371427030486061/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=676371427030486061' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/676371427030486061'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/676371427030486061'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/12/agz-kokusunun-nedenleri-ve-onlemleri.html' title='Ağız kokusunun nedenleri ve önlemleri'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-6911742812500590</id><published>2009-11-19T03:34:00.000-08:00</published><updated>2009-11-19T03:38:01.473-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş fırçalama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş beyazlatma'/><title type='text'>Güzellik Dişlerle Başlar</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Güzellik dişlerde başlar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kusursuz dişlere ve bu sayede ideal nitelikte ifadeye sahip olanlar, günümüzde artık güzellik kavramının daha çok hakkını veriyor. Her geçen gün yeni bir tekniğin geliştirildiği ve kişiye özel tedavi seçeneklerinin arttığı estetik diş hekimliği sayesinde yüzler artık bir başka gülüyor. Dileyen dişlerindeki şekil bozukluklarını modern tedavi yaklaşımlarıyla tedavi ettirebilirken, dileyen de gülüş tasarımı ile yepyeni bir gülüşe kavuşabiliyor. Diş Hekimi Altuğ Serçe, teknolojik gelişmelere paralel olarak her geçen gün giderek artan estetik diş hekimliği uygulamaları hakkında şu bilgileri verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kişiye özel tedaviler&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Kişiye özel tedavi protokollerinin uygulanabilmesi sayesinde şekil bozuklukları, çapraşıklık tedavileri ve renk düzenlemeleri günümüzde ideal boyutlara ulaşmış durumda. Bonding, diş beyazlatma, gülüş tasarımı, kuron ve köprü uygulamaları, implant ve laminate kaplama gibi yöntemler, görünüşünüzde ve tamamen kendinizi nasıl hissettiğiniz hakkında büyük değişiklikler yapabiliyor. Kişiye özel ve en uygun yöntemi seçmenin yanı sıra doğru uygulamak da başarı şansını her geçen gün arttırıyor. Kısacası, estetik diş hekimliği uygulamaları adı altında sınıflandırılan bu yöntemler; en uygun şekilde, boyutta ve renkte dişlerle en sağlıklı ve doğal görünen dişlere kavuşmanızı sağlıyor. Böylece kusursuz güzelliğin ilk adımı dişlerle atılmış oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gülüşünüz kişiliğinizdir!&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Gülüşünüz, her gün karşı karşıya geldiğiniz insanlara verdiğiniz hediyedir. insanlar hayata, en başından beri mutlu ve endişesi giderilmiş gülüşlere cevap verirler. Birisiyle ilk kez tanıştığınız zaman, gülüşünüz aniden iyi niyetleriniz ve düşmanlıktan yoksunluğunuzla iletişime geçer. Bu, en doğal yolla memnun olunan bir deneyim istediğinizi sergiler. Eğer birisi sizin zaten arkadaşınızsa, gülüşünüz sıcaklığa, neşeye, keyfe ve anlayışa iletişim kurar. Sevdiğiniz birisine karşı, gülüşünüz kelimelerin söyleyemeyeceklerini söyler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İşte size en güzel gülüşe sahip olma imkânı veren uygulamalar:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bonding(Adeziv sistem): Dişin rengini veya şeklini değiştirmek, büyütmek ya da bir kusurunu tedavi etmek amacıyla dişe yapılan ilavelerdir. Bu amaçla kullanılan malzemeler, doğal dişin dış yüzeyine tutturularak şekil ve renk bozuklukları kolayca giderilebilir. Bonding, günümüzde en çok ve en son uygulanan koruyucu diş hekimliği işlemlerinden biridir. Çoğu durumda, en az miktarda diş kaybı ile bu işlem gerçekleştirilir. Size, güzel ve kendinizden emin bir gülümseme sunacak olan bu işlem için pek çok kez bir seans (15 dak.- 1 saat) yeterlidir. Uygulanacak seans sayısı, yapılacak işleme göre değişir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyazlatma (bleaching): Dişlerin yapısında (mine ve dentin tabakasında) oluşan renklenmeleri giderme işlemidir. Şu anda bilinen iki değişik beyazlatma yöntemi vardır. Bunlardan ilki Home Bleaching denilen hastanın kendi başına uygulayabileceği bir yöntemdir, ikincisi ise Office Bleaching adı verilen klinikte bir hekim tarafından yapılan beyazlatmadır. Hemen hemen herkese uygulanabilen beyazlatma işlemi, diş hekiminizin gözetimi altında yapılırsa son derece etkin ve güvenlidir. Dişler ve dişetleri hiçbir şekilde zarar görmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülüş Tasarımı: Gülüş tasarımı, hekimlik ve sanatın birlikte uygulanarak, size özel ideal gülüşünüzü yenilemektir. Sizin birtakım kişisel istekleriniz ile sağlık ve doğallığı da birleştirerek sağlıklı bir gülüşü planlamaktır. Gülüş tasarımına ilk önce yüz hattınızın hangi geometrik şekle uyduğu tespit edilerek başlanır. Kişinin yüzündeki hatlar dişin hangi formda seçilmesi gerektiğinin şifrelerini içerir. Erkek ve kadın anatomisi birbirinden farklıdır. Erkeklerde yüz hatları daha keskin ve belirgindir. Alın burun, çene ucu orantısı kadın yüzüyle farklılıklar gösterir. Kadınlarda geçişler daha yumuşak burun ve kaş kemerleri daha siliktir. Dişlerde de aynı paralellik vardır. Gülüş tasarımı ile; çekici gülüş, entelektüel gülüş, sportif gülüş gibi ifadeleri elde etmek mümkündür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuron kaplama ve porselen köprüler: Hasarlı bir dişi yeniden eski haline getirmek için dişe uygulanan bir kaplamadır. Kuron; yeterince diş desteğinin olmaması durumunda büyük bir dolguyu restore etmek için, zayıf dişlerin kırılmasını önlemek için, bir diş implantına üst yapı olarak, kırık, şekli bozuk veya renklenmiş dişleri kaplamak için yapılabilir.&lt;br /&gt;Köprüler ise, bir veya birden fazla dişin kaybı durumunda oluşan boşlukları doldurmak için, komşu dişlerden destek alınması esasına dayanan bir tedavi şeklidir. İki türü vardır: 1-Sabit köprü: Bağlantıları sadece bir uzman tarafından koparılabilir. 2-Hareketli köprü: Ağız temizliği esnasında kişi tarafından çıkarılabilir. Ancak günümüzde pek uygulanmamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmplant: Eksik olan dişlerin fonksiyon ve estetiğini tekrar sağlamak amacıyla çene kemiğine yerleştirilen ve uygun malzemeden yapılan yapay diş köküdür. Seri kullanıma girdikten sonra değişik implant tipleri üretilmiştir. Ancak günümüzde en popüler olan implant tipi 'vida' şekilli olanlardır. İster tek diş, isterse birden fazla diş eksikliğinde eğer implant yerleştirmeye uygun miktarda kemik varsa, her olay için implant kullanılabilir. İmplant operasyonlarının günümüzde sadece yarım saat içinde yapılması bile mümkün oluyor. Diş ve kemik yapınıza göre belirlenen operasyon sekline göre toplam süre değişir. Genelde birinci operasyondan sonraki 3.ayda işlem bitirilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Laminate kaplama(yaprak porselen): Laminey, Lamine ya da lamina olarak da bilinir. Görünüşünüzü olumsuz yönde etkileyen bir çok diş bozukluklarında mükemmel bir kozmetik çözümdür. Laminat yaprak kaplamalarda temel olarak estetik sorunları olan ön dişlerde, porselenden hazırlanan tabakanın dişlerin ön yüzlerine yapıştırılmasıyla bu sorunların giderilmesini amaçlayan bir tedavi şeklidir. Porselenden imal edilen bu kaplamalar ince, yarı geçirgen bir tabakadır. Mevcut bir diş üzerine mükemmel bir uyum ve hassasiyetle hazırlanıp yerleştirilirler. Dişin ön yüzü ile kaplamanın iç yüzü özel bir rezinle (yapıştırıcı bir ara madde) yapıştırılır. İşlem bittiğinde mükemmel bir kaynaşma beklenir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-6911742812500590?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/6911742812500590/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=6911742812500590' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/6911742812500590'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/6911742812500590'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/guzellik-dislerle-baslar.html' title='Güzellik Dişlerle Başlar'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-3057197607528468135</id><published>2009-11-19T03:27:00.000-08:00</published><updated>2009-11-19T03:32:06.818-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş çürümesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş koruması'/><title type='text'>Diş Çürüklerine Yeni Tedavi Yöntemi</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Diş çürüklerine yeni tedavi yöntemi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağrısız ve iğnesiz yeni tedavi yöntemi bilim dünyasında ödüle layık görüldü!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alman “Dental-Material Gmbh” (DMG) firması, Berlin Charite hastanesi ve Kiel kentindeki Christian-Albrechts üniversite hastanesi bilim adamları tarafından geliştirilen yeni bir yöntemle, dişlere hasar vermeden çürük dişler tedavi edilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler’in himayesinde başlatılan ve Deutsche Bank ile “Fikirler ülkesi Almanya” adlı girişim tarafından yürütülen yaratıcı projeleri ödüllendirmeyi amaçlayan “Fikirler ülkesinde 365 yer” adlı proje yarışmasını, ağrısız ve iğnesiz diş çürüğünü tedavi etme yöntemini geliştiren DMG firması kazandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamburg Ticaret Odasında düzenlenen ödül töreninde, yarışmanın ödülü DMG Müdürü Susanne Stegen’e verildi. Yeni tedavi yöntemini bulan Christian-Albrechts üniversite hastanesi diş kliniğinde görev yapan araştırmacı doktor Hendrik Meyer-Lückel ile araştırmacı doktor Sebastian Paris, yaptıkları açıklamalarda, erken teşhisle diş çürüklerinin “Icon” yöntemiyle giderilebilmesinin mümkün olduğunu belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Icon” yönteminin gelişmesine katkıda bulunan ve 2003 yılında “çürük riski teşhisi” alanında ödüle layık görülen Türk diş doktoru Ertan Erdoğan ile doktor Susanne Effenberger de, yaklaşık bir yıldır kendi kliniklerinde uyguladıkları yeni yöntemle çok olumlu neticeler aldıklarını söyledi. Erdoğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Bu yöntem, bence diş tedavisinde devrim niteliği taşımaktadır. Hastalar dişlerinin çekilmesinden ve diş hekimlerinden çok korkmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DMG görevlileri bu yöntemi bir yıl önce bana anlattıklarında, kafamda bazı soru işaretleri vardı. Ancak bir yıldan bu yana bu yöntemi kendi hastalarıma uyguluyorum ve çok iyi netice alıyorum” ifadesini kullandı. “Caries infiltration” (çürüğe nüfuz) yöntemiyle, sağlam diş dokusuna zarar vermeden çürük tedavisinin mümkün olduğunu ifade eden Erdoğan, çürük dişlerin kesilmeden ya da çekilmeden tedavi edildiğini ve “Icon” adı verilen reçine materyalden oluşan sıvının çürük dişin içine dökülerek ışıkla sertleştirildiğini anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erdoğan, İlk başta dişin üzerine asit dökülür. Ön tedavisi yapılır ve diş kurutulur. Kurutulduktan sonra enfiltrasyon malzemesi dökülür. Dökülen bu sıvı 40 saniye süreyle ultra viyole  ışınıyla sertleştirilir. Bu yöntem için anestezi ve diş kesme gereksizdir” dedi. Yöntemin Türkiye’de ekim ayında düzenlenecek 13. Estetik Diş Akademisi Derneği (EDAD) Kongresinde, ürünü geliştiren Meyer-Lückel tarafından tanıtılacağını ve DMG firmasının Türkiye mümessili Unimed Tıbbi ve Analitik Cihazlar Sanayii ve Ticaret Ltd. tarafından uygulamaya başlanacağını kaydeden Erdoğan, “Türkiye’de de bu metodun başarılı olacağına inanıyorum. Türkiye, diş tedavisi bakımından çok ileri düzeyde. Bu yöntem çok sayıda ülkeden önce Türkiye’de tanıtılmaktadır. Bu da Türkiye’de diş tedavisindeki yüksek kalitenin bir işaretidir” diye&lt;br /&gt;konuştu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-3057197607528468135?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/3057197607528468135/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=3057197607528468135' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/3057197607528468135'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/3057197607528468135'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/dis-curuklerine-yeni-tedavi-yontemi.html' title='Diş Çürüklerine Yeni Tedavi Yöntemi'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-3586950440751804114</id><published>2009-11-18T04:25:00.000-08:00</published><updated>2009-11-18T04:28:35.862-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş fırçalama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş  beyazlatma'/><title type='text'>Diş Sağlığı</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Diş Sağlığı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemeklerin ağızda tek taraflı çiğnenmesi ciddi sorunlara yol açıyor&lt;br /&gt;Dişlerin kaybedilmesi, çürük veya çeşitli sebeplerle yemek yerken yalnız bir tarafın kullanılmasının alışkanlık haline getirilmesi, çene kemiği ekleminde ve çiğneme kaslarında geri dönüşü olmayan zararlar oluşturuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahatsızlık, çenenin bir tarafındaki dişlerin kaybedilmesi ve bu dişlerin protezle telafi edilmemesi, çürük veya problemli dişler ile hatalı yapılmış protezler sebebiyle hastanın yalnız bir tarafını kullanmayı alışkanlık haline getirmesiyle ortaya çıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İleri vakalarda hastalar sonunda ağızlarını hiç açamayarak, konuşma ve yemek yeme gibi önemli olan ihtiyaçlarını karşılamakta bile güçlük çekebiliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Çiğneme kuvvetinin tek taraftaki ekleme yüklenmesi sonucu çene ekleminde ağrı, çene kayması, açma kapama sırasında ses gelmesi ve çene hareketlerinin kısıtlanması hatta çene kemiğinin kafatasına kaynamasına varan ağır sonuçlara yol açabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dişleri yok eden hatalar&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sürekli kahve molası gün boyu kahve, çay içme ve atıştırma alışkanlığı, ağızda asit salgılayan bakterileri aktive ederek bu bakterilerin diş yüzeyinde yaşamasına ve dişleri çürütmesine neden olur. Çay ve kahve şekersiz tüketilmeli ya da bu içeceklerin yerine süt ve süt ürünleri tercih edilmeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Diş ipinin önemi Sadece diş fırçalamak ağız temizliğinde tek başına yeterli değildir. Diş fırçasının ulaşamadığı diş araları diş ipi kullanılarak temizlenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Diş fırçalama Ağız sağlığının en önemli bakımı dişleri fırçalamaktır. Dişler her yaşta, günde en az iki kez fırçalanmalıdır. Diş fırçası üç aylık periyotlarla yenilenmeli, dişler fırçalanırken fırça kuru olmalıdır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Su ihtiyacı Yemek yedikten sonra diş için yapılacak en iyi şey su veya süt içmektir. Yemek sonrası içilen bir bardak su, yemek parçalarını ağızdan uzaklaştırır ve ağızdaki asidik ortamı nötrler. Ayrıca süt içmek dişte kalsiyum oluşumunu artırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Çiğnenemeyen tatlılar: Sakız, yapışkanlı tatlılar ve kuruyemişten mümkün olduğunca uzak durulmalı. Yenildiği takdirde ise dişlerden arınıdırma işlemi titizlikle yapılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Meyve ve sebzeden kaçmayın Meyve ve sebzelerin içerdiği vitaminler dişetleri için çok önemlidir. Ayrıca elma gibi sert meyve ve sebzelerin ısırılarak tüketilmesi, ön dişlerde mekanik temizliği sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Şekersiz sakızı tercih edin Sakız çiğnemek gibi bir alışkanlığınız varsa şekersiz sakızları tercih edin. Çünkü tükürük akışını hızlandırıp, ağzın temizlenmesine yardımcı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dişeti hastalıkları&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş eti hastalıklarının ilk ve en önemli belirtisi dişlerdeki kanamadır. Bunun dışında diş etlerinde kızarma ve şişme oluşması, ağızda kötü koku ve kötü bir tat olması, dişetindeki çekilmeler ve dişlerdeki sallanmalar diş eti iltihabı ve hastalıklarının belirtilerindendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş eti hastalıklarını önlemenin en önemli yolu da dişleri fırçalamaktan geçer. Günde en az iki defa dişler fırçalanmalı, diş ipi kullanılmalı, yumuşak ve yapışkan yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Kendi kendinize dişlerinizi kontrol etmeli ve 6 ayda bir bir hekime muayene olmalı ve diştaşı temizliğini yaptırmalısınız. Ayrıca dişlerinizi fırçalarken diş ve diş eti arasındaki bölgeyi unutmamalı ve doğru fırçalama tekniği kullanarak fırçalamalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Diş beyazlatılması&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş beyazlatması yapılmadan önce en önemli işlem diş ve dişeti sağlığının sağlanmasıdır. Bilinçsizce yapılan beyazlatma işlemi hastanın kısa bir süre mutlu olmasını sağlamaktan öteye gidemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişler belirli profesyonel ürünler kullanılarak beyazlatılabilir, işlem muayenehanede 1 saat içinde ya da evde 6 haftaya yakın bir sürede tamamlanabilir. Hangi işlemin uygulancağına diş hekimi ve hasta birlikte karar vermelidir. Dişler orjinal renginden 1- 2 ton daha açılabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-3586950440751804114?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/3586950440751804114/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=3586950440751804114' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/3586950440751804114'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/3586950440751804114'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/dis-saglg.html' title='Diş Sağlığı'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-6365327791107097997</id><published>2009-11-18T04:21:00.000-08:00</published><updated>2009-11-18T04:23:50.624-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti hastalıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş etini güçlenmesi'/><title type='text'>Diş Eti Hastalığınız Olma Riskini Kenndi Kendinize Test Edin</title><content type='html'>Diş eti hastalığınız olma riskini kendi kendinize test edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her dört kişiden üçü dişeti hastalığına sahiptir ( birçoğu bunun farkında değildir ). Diş eti hastalığı bölgesel ya da genel dişetinizi kapsayabilir. Sizde bunlardan biri misiniz? Aşağıdaki soruları cevaplayın ve risk altında olup olmadığınızı keşfedin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara içiyor musunuz?&lt;br /&gt;Yaşınız 30 un üzerinde mi?&lt;br /&gt;Hamile misiniz?&lt;br /&gt;Şeker hastalığınız var mı?&lt;br /&gt;Ailenizde kardiovasküler bir hastalık var mı?&lt;br /&gt;Dış sıkma veya gıcırdatma alışkanlığınız var mı?&lt;br /&gt;Yakın akrabalarınızda diş eti hastalığı olan var mı?&lt;br /&gt;Nefesiniz kokuyor mu?&lt;br /&gt;Diş etlerinizde kızarıklık ve şişlik var mı?&lt;br /&gt;Diş etleriniz fırçalama veya diş ipi kullanımı sırasında kanıyor mu?&lt;br /&gt;Diş etlerinizde çekilme var mı?&lt;br /&gt;Hiç çekilmiş dişiniz var mı?&lt;br /&gt;Ağzınızda gözükmeyen, çekilmiş gibi duran bir dişiniz var mı?&lt;br /&gt;Diş diziminizde bir çapraşıklık fark ettiniz mi?&lt;br /&gt;Dişlerinizin herhangi birinde sallanma hissediyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer cevaplarınızda 2 adet ‘’evet’’ varsa diş eti hastalığı sahibi olma riskiniz fazla demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş hekiminizden aldığınız düzenli kontrol randevunuzda ve hekimden ‘’dişlerinizin periodontal cep derinliklerini’’ kontrol etmesini isteyin. (Düzenli muayene olmuyorsanız en geç iki ay içerisinde bir muayene randevusu alın)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’Evet’’ cevaplarınızın sayısı 3 veya daha fazla ise hemen bugün diş hekiminizden randevu alın ve ona periodontal hastalığınız olup olmadığını,varsa dişlerinizi kurtarabilecek yeni tedavi seçenekleri olup olmadığını sorun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-6365327791107097997?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/6365327791107097997/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=6365327791107097997' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/6365327791107097997'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/6365327791107097997'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/dis-eti-hastalgnz-olma-riskini-kenndi.html' title='Diş Eti Hastalığınız Olma Riskini Kenndi Kendinize Test Edin'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-8039545815085856344</id><published>2009-11-14T03:04:00.000-08:00</published><updated>2009-11-14T03:16:30.602-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş düşmesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamilelikte diş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamilelikte dişler için beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamilelikte diş tedavisi'/><title type='text'>Hamilelikte Diş Sağlığı</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Hamilelikte diş sağlığı&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Anne adayları hamilelik döneminde, diş sağlığına normal dönemlere göre daha fazla özen göstermelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer hamileyseniz veya hamile kalmayı düşünüyorsanız, diş ve diş etlerinize özellikle dikkat etmeniz gereken bir dönemdesiniz. İşte hamilelikte diş bakımıyla ilgili doğru bilinen yanlışlar ve dikkat edilmesi gereken konular…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Diş düşmesi&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Her hamilelikte bir dişin kaybedildiği gibi bir düşünce halk arasında yaygındır. Halbuki bu düşüncenin hiçbir bilimsel dayanağı yoktur. Tamamen ağız bakım eksikliği ile ilgilidir. Nasıl sağlıklı bir kişinin durup dururken dişini kaybetmesi söz konusu değilse, anne adayı da dikkatli olduğu takdirde diş kaybı veya diğer diş sorunlarını yaşamayacaktır. Hamilelikte diş kaybının sebebi hamilelik değil, dişlerin çürümesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Diş çürümesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Diş çürükleri de halk arasında çok yaygın olarak bilinenin aksine hamilelikte artmamaktadır. Hamilelikte çürük eğiliminin artması, enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla alınan karbonhidrat miktarındaki artış ile ilgili olabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişlerin üzerinde biriken yiyecek artıkları ve mikroorganizmalar (plak) dişi çürütecek asitleri oluştururlar. Mikroorganizmalar varlıklarını sürdürmek için ihtiyaç duydukları nişastayı ise yediğimiz yiyeceklerden temin ederler. Her nişastalı ya da şekerli bir besin yediğimizde ağzımızın içinde çok güçlü bir asit ortam oluşur ve bunun normale dönmesi yaklaşık 20 dakika sürer. Gün içinde sürekli atıştırma halinde olursa bu asit ortam hiç nötralize olmaz ve dişlerimiz hızla çürür. Bu nedenle gün içinde sıkça yemek yemeniz gerekiyorsa, tercihinizi şekerli ve nişastalı besinlerden çok meyve, sebzeler; asitli içeceklerden ziyade süt ürünleri ve su yönünde kullanmanız daha uygun olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Diş eti sorunları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Hamileliğe bağlı olarak değişen hormon seviyeleriniz, diş eti sorunlarınızı doğrudan ve diş çürüklerinizi dolaylı olarak etkileyecektir. Bu durum kendini dişetlerinde kırmızılık, şişlik, büyüme ve kanama olarak gösterebilir. Bu diş eti hastalığına ‘hamilelik gingivitisi’ denir ve ilerlemesi halinde dişlerinizin kaybına neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Bebek için de önemli&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Ağız bakımınıza dikkat etmeniz sadece sizin için değil, bebeğiniz için de son derece önemlidir. Yapılan çalışmalarda şiddetli diş eti iltihabı sorunu olan annelerin erken doğum yapma ihtimallerinin yüksek olduğu bildirilmiştir. Çünkü diş eti iltihabının bazı ürünleri kan dolaşımınıza karışarak erken doğumu başlatabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Önlemek için&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Diş çürüklerini ve diş eti hastalıklarını önlemek için yapmanız gereken günde 2 kez, 3 dakika süre ile dişlerinizi fluorid içeren bir diş macunu ile fırçalamak, dişlerinizin arasını diş ipi ile temizlemek ve fluoridli bir gargara ile çalkalamaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız-diş sağlığınızı korumak için yapmanız gereken bir diğer şey ise diş hekimi kontrolünde olmaktır. Hamileliğiniz diş tedavisi yaptırmanıza engel değildir. Düzenli olarak kontrollerinize gitmeniz ve diş temizliği yaptırmanız, hamileliğiniz süresince acil bir durumla karşılaşma ihtimalinizi azaltacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Hamilelikte diş tedavisi&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Hamileliğiniz süresince her türlü diş tedavisini yaptırabilirsiniz. Ancak eğer daha önceden düşük hikayeniz varsa veya düşük yapma ihtimaliniz varsa, hamileliğinizin ilk üç ayında çok acil olmayan tedavileriniz yapılmayacaktır. Diş tedavisi sırasında ağrı duymamanız için anestezik maddeler ve sonrasında gerekli görülen bazı ilaçlar kullanılmaktadır. Kullanılan anestezik maddelerin size ve bebeğinize zararı yoktur. Aynı şekilde ağrı kesici veya antibiyotik kullanılması gereken hallerde diş hekiminiz kadın doğum doktorunuz ile irtibata geçecek ve en güvenli ilaçları size reçete edecektir. Hamileliğiniz süresince çok gerekmeyen durumlarda diş filmleriniz alınmayacaktır. Ancak diş film çektirmeniz gerektiği hallerde koruyucu kurşun yelekler giyilerek ve çok düşük dozlarda röntgen ışını kullanan cihazlarla bu sorun giderilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Beslenme&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Dengeli beslenmeniz hayatınızın her döneminde olduğu gibi hamilelik döneminizde de çok önemlidir. Ayrıca hamileliğiniz süresince yedikleriniz bebeğinizin gelişimini de doğrudan etkiler. Diş gelişimi de bu süreçte etkilenebilir. A,C,D vitaminlerini, kalsiyumu, proteini ve fosforu yeterli miktarda almanız çocuğunuzun sağlıklı dişleri olmasını sağlar. Çocuğunuzun dişleri için gerekli olan kalsiyumun kaynağı sizin dişleriniz değil, beslenmenizde aldığınız kalsiyumdur. Eğer yeterli miktarda kalsiyum almazsanız, vücudunuz kemiklerinizden kalsiyum alacaktır. Süt ve süt ürünleri, beslenmenizdeki kalsiyum kaynaklarınızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetle; hamile olmanız, ekstra bir diş bakımı yapmanızı gerektirmez. Ama diş bakımınızı aksattığınızda bunun sonuçlarını hamileliğiniz süresince daha vurgulanmış olarak yaşarsınız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-8039545815085856344?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/8039545815085856344/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=8039545815085856344' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/8039545815085856344'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/8039545815085856344'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/hamilelikte-dis-saglg.html' title='Hamilelikte Diş Sağlığı'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-5657399238416056870</id><published>2009-11-14T02:59:00.000-08:00</published><updated>2009-11-14T03:03:33.847-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş ipi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş fırçalama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş fırçası seçerken'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş macunu seçerken'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term=': ağız bakımı'/><title type='text'>Diş Fıırçalamak  Deyip Geçmeyin</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Diş fırçalamak deyip geçmeyin...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sağlıklı dişler için diş fırçası ve macunu seçimi önemli, ip kullanmak şart!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş ve ağız bakımı hem sağlık, hem görüntü açısından çok önemli. Sadece günde iki kez diş fırçalamak değil; iyi diş fırçası ve macununu seçmek, doğru fırçalamak, diş ipi kullanmak sağlıklı bir diş bakımı sağlıyor. İşte detaylar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Diş fırçanızı dikkatli seçin&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;İdeal bir diş fırçası diş etinize zarar vermeyecek şekilde orta yumuşaklıkta, en az 3 sıra halinde, yuvarlatılmış naylon kıllardan yapılmış olandır. Küçük başlı fırçalarla ise daha detaylı ve iyi bir fırçalama yapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca fırçanın ağzınızın ulaşılması zor yüzeylerine erişebilecek şekilde tasarlanmış kıllara sahip olmasına dikkat edin. Fırçanın sapının ise rahatça kavranabilmesi ve ıslakken elinizden kaymayacak şekilde yapılmış olması önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş fırçalarının 3 ayda bir değiştirilmesi gerektiğini de hatırlatalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Diş macununun içeriğine bakın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Diş macunlarının özelliği sadece dişleri temizlemek değildir. Aynı zamanda plak ve diş taşı oluşumun azaltır, dişleri beyazlatır, dişeti sağlığını korur. Bu nedenle seçim yaparken mutlaka içeriklerini okumalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinci dikkat etmemiz gereken şey içeriğinde çürük oluşumunu engelleyen veya durduran ‘florid’ olması. İkinci konu ise içeriğinde dişleri aşındırabilecek maddeler olmaması. Örneğin toz halindeki beyazlatıcı macunlar, normal bir macuna göre 10 kat fazla zarar verir. Bu nedenle tercih edilmemelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş macununu fırçanın orta kısmına bir damla şeklinde sürülmesi gerektiğini unutmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Fırçalamaya dikkat&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Diş fırçalama süresi ‘tam iki dakika’, kuralı ise ‘yukarı aşağı’dır. Yani dişetlerinden dişe doğru süpürme gibi fırçalanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alt ve üst çenedeki dişler ayrı ayrı fırçalanmalıdır. Dişler sırasıyla önce ön, sonra iç ve sonra çiğneyici yüzeyleri olmak üzere fırçalanır. En arka dişlerin arka bölgeleri ve dil yüzeyi de fırçalamaya dahil edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fırçalarken aşırı kuvvet uygulanması, dişlerde aşınmaya neden olacağından dikkat edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Ekstra bakım: diş ipi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Diş ipi, diş fırçasının ulaşamadığı noktaların temizlenmesini sağlar. Diş çürükleri ve diş eti hastalıkları diş aralarında oluşur ve bu bölgede oluşan bakteri plağını ve yemek artıklarını iyi temizlemek gerekir. Diş ipi burada devreye girer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşık 45 cm uzunluğunda diş ipini kopartıp uçlarını orta parmaklarınıza dolayın. Diş ipini üst dişler arasından geçirmek için başparmaklarınızı kullanın. Bunu yumuşak ve yavaş hareketlerle, diş etlerinizi zedelemeden yapın. Alt dişlerinizi temizlerken, diş ipini dişler arasından geçirmek için işaret parmaklarınızı kullanın. Her dişin çevresinde eğim vererek yukarı aşağı hareket ettirip bakteri plağını temizleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş fırçası ile beraber düzenli diş ipi kullanımı, diş fırçalamaya oranla iki kat etkiliymiş!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-5657399238416056870?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/5657399238416056870/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=5657399238416056870' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5657399238416056870'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5657399238416056870'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/dis-frcalamak-deyip-gecmeyin.html' title='Diş Fıırçalamak  Deyip Geçmeyin'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-6632883635379147260</id><published>2009-11-13T09:58:00.000-08:00</published><updated>2009-11-13T10:01:31.359-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız yaralanması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız tedavisi'/><title type='text'>Ağız Ve Ağız Hastlıkları</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Ağız Ve Ağız Hastlıkları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sindirim borusunun ilk boşluğu olan ağız, mukoza dediğimiz ince bir epitel tabakası ile kaplıdır. Mandibula denilen alt çene kemiği ve maksilla denilen üst çene kemiği üzerinde sıralanmış dişler ve yanak ile çevrili olan ağız boşluğu önde dudaklarla kapanır, arkada sindirim ve solunum borusuna açılır. Ağzın içinde birçok kasların birleşmesinden oluşan, çiğneme ve konuşma işlevinde yardımcı, cok hareketli bir organımız olan dil bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yediğimiz ve içtiklerimizden zevk almamızı sağlayan tat alma duyusunun organı olarak dil bu işlevini üzerinde bulunan tat alma tomurcukları aracılığıyla yapar, besin ve cisimlerden aldığı kimyasal değişiklikleri beyine iletir. Bu tomurcuklar başlıca 4 temel tadı (tatlı, ekşi, acı, tuzlu) ve dokunma duyusunu hissederler. İnce tat farklılıklarında koku alma duyusunun da ortak rolü vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dilin kuruması ve paslanması (kızıl, tifo, pnömoni gibi) bazı ateşli hastalıklarda, dizanteride, üremide, akut karaciğer hastalıklarında görülür ve teşhiste hekime yardımcı belirtilerin başında gelir. Ağız kokusu (halitosis) denilen, çevreyi ve kişiyi rahatsız eden koku da bazı hastalıkların (asidoz, üremi ve karaciğer koması) belirtisi olabileceği gibi, ağız bakımı ve sağlığına önem vermeyen kişilerde dişeti iltihaplarından (piyore) veya çürük dişlerden de ileri gelebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dil üzerinde ortaya çıkan ve aft denilen herpetik yaralarla dil iltihapları dilde ağrılı yanma duyusuna (glossodynia) neden olabilir ve hastanın nekime baş vurmasını gerektirir, Bozuk dişler, protezler, bazı enfeksiyon etkenleri (virüsler, mantarlar) ve beslenme bozuklukları da dil iltihabına yol açabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-6632883635379147260?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/6632883635379147260/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=6632883635379147260' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/6632883635379147260'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/6632883635379147260'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/agz-ve-agz-hastlklar.html' title='Ağız Ve Ağız Hastlıkları'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-436688771499793863</id><published>2009-11-13T09:53:00.000-08:00</published><updated>2009-11-13T09:56:22.696-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş fırçalamak'/><title type='text'>Dişlerinizi Fırçalarken Dikkat Etmelisiniz</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Dişlerinizi Fırçalarken Dikkat Etmelisiniz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişler florürlü macunlar ile fırçalanmalı,&lt;br /&gt;- Diş ipi ile diş araları temizlenmeli,&lt;br /&gt;- Diş hekiminizi en az altı ayda bir ziyaret ederek komple ağız muayenesi yaptırılmalı,&lt;br /&gt;- Dengeli beslenmeye önem verilmeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş fırçası, diş macunu ve ağız temzliyicileri almadan önce mutlaka doktorunuza danışmalı, doktorunuzun tavsiye edeceği ürünleri kullanmalısınız. Her insanın ağız ve diş yapısı birbirinden farklı olması nedeniyle tüm ürünler herkses uygun olmayabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş fırçası seçiminde sert kıllı fırçalar dişlere zarar verir, bu yüzden çok fazla tercih edilmemelidir. Diş fırçanızı üç-dört ay süreyle rahatlıkla kullanabilirsiniz. Diş fırçası üzerindeki kıllar birbirinden ayrılmaya başladığında fırçanızın değiştirilmesi gerektiğini anlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanlış diş fırçalama teknikleri minelere ve diş etlerine zarar vereceğinden zamanla diş çürümelerine ve diş eti çekilmelerine sebep olmaktadır. Bunun için dişlerinizi fırçalarken fırçayı dişlerinize 45 derecelik bir açı ile yaklaştırmalı, dişlerinizin eni doğrultusunda ileri – geri uygulamayla fırçalamalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş fırçalama işleminden sonra diş etleri süpürme tekniği denilen biçimde fırçalanarak temizlenmelidir. Dişlerimizin iç kısımları daha dar olduğundan fırçalar dik şekilde tutularak yukarı – aşağı usulde fırçalanarak temizlenebilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-436688771499793863?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/436688771499793863/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=436688771499793863' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/436688771499793863'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/436688771499793863'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/dislerinizi-frcalarken-dikkat.html' title='Dişlerinizi Fırçalarken Dikkat Etmelisiniz'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-217239668449163582</id><published>2009-11-12T01:47:00.000-08:00</published><updated>2009-11-12T01:50:25.037-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><title type='text'>Diş Çürüklerinden Koruyucu Öneriler</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Diş Çürüklerinden Koruyucu Öneriler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeklerinizin özellikle süt dişlerinin çıktığı dönemden sonra biberonla uyutulma ve emzirmeye devam edilmemesi erken dönemdeki çürüklerden bebeğimizi koruyacak bir yöntem olarak bilinmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biberon kullanımının çocuk doktorunuzun da önerileri doğrultusunda belli bir dönemden sonra bırakılması gerekmektedir. Diş sağlığı açısından belirlenen prosedürde bu dönem 12-14 ay olarak bildirilmesine rağmen daha doğru değerlendirmeyi çocuk doktorunuz yapacaktır. Biberonla beslenen bebeklerde alışkanlık yapmaktadır. Bu yüzden bebeğinizin doğru beslenme şekli ile ilgili önerileri çocuk doktorunuzdan almanız en doğru işlem olacaktır. Daha sonrasında çocukların bu alışkanlıktan uzun yıllar vazgeçemediğini göz önüne alırsak bu değerlendirmenin yapılması önem taşımaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biberon ile beslenme dönemlerinde bebeğe biberonla meyve suyu, pekmezli süt, ballı süt, bisküvili süt veya genel olarak karbonhidrat içeren herhangi bir sıvı verilmemesi (özellikle uyku sırasında) yine bebeğimizin o dönemde biberon çürüklerinden korunmasını sağlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak uykudan önce dişlerin anne yardımı ile fırçalanması en azından teniz bir tülbent veya gazlı bez ile diş yüzeylerinin temizlenmesi, o da yapılamıyor ise en son olarak su verilmesi gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne yardımı ile çocuğun dişlerinin fırçalanması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle bebeği besleyen kişinin ağzındaki çürük yapıcı bakterileri bebeğe geçişini önlemek amacı ile bu kişilerin de ağız-diş sağlıklarının iyi düzeyde olması gerekmektedir. (Bkz. Anneden bebeğe bakteri geçişi olur mu?)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğimizin ilk süt dişi ortalama olarak 6. ayda belirecektir. Bu dişin sürmesinden sonra bebeğimizi bir pedodontiste (çocuk diş hekimine) götürerek en doğru yaklaşımları öğrenmek uygun olacaktır. Ben sizlere buradan elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağım ama dişlenme dönemi ile beraber klinik bir muayene ile gereken öneriler almak her zaman daha etkin olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmayın ki süt dişlenmesi döneminde çekim yapmak zorunda kaldığımız pek çok hasta var ve bu dönemde çocuklarınızın sağlıklı gülümsemesini sağlamak bizim elimizde!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca bu konu ile ilgili olarak takip edebileceğiniz bilgilendirme yazılarım için,&lt;br /&gt;Bakınız:&lt;br /&gt;Süt dişleri neden önemlidir?&lt;br /&gt;Çocuklarda beslenme-çürük ilişkisi ve beslenme önerileri&lt;br /&gt;Anneden bebeğe bakteri geçişi olur mu?&lt;br /&gt;Bebeklik döneminde diş çürüklerinden koruyucu öneriler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepinize çok sevgiler, sağlıklı günler ve pırıl pırıl gülümseyen çocuklar diliyorum..:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-217239668449163582?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/217239668449163582/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=217239668449163582' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/217239668449163582'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/217239668449163582'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/dis-curuklerinden-koruyucu-oneriler.html' title='Diş Çürüklerinden Koruyucu Öneriler'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-9173819841125526268</id><published>2009-11-12T01:17:00.000-08:00</published><updated>2009-11-12T01:19:21.324-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Sağlığı diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş  beyazlatma'/><title type='text'>Sağlıkla Gülümseyin!</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Sağlıkla Gülümseyin!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Dişlerinizin sağlığı için günde iki kez fırçalamanız gerektiğini, aşırı sıcak ya da aşırı soğuk içecekler tüketmemeniz gerektiğini biliyorsunuzdur. Peki ya diş sağlığını koruyan yiyeceklere beslenme planınızda yer veriyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş Sağlığı&lt;br /&gt;Peynir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peynir; içerdiği kalsiyum ve fosfor etkisiyle dişlerinizin çürümesini önler, diş minelerini korur. Yemekten sonra bir parça peynir yemek diş sağlığınızı koruduğu gibi vücudunuz ihtiyaç duyduğu kalsiyumu da karşılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuru Üzüm&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuru üzüm; diş etlerinde bakteri oluşumunu önler. Yemeklerden sonra birkaç adet kuru üzüm yemek dişlerinizi bakterilere karşı korur. Doğal şeker içerdiği için kilo almadan tok hissetmenizi sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çilek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çilek yıkayıcı özelliği olan bir meyvedir. İçerdiği maddeler ve su sayesinde dişlerinizdeki yemek artıklarını temizler. Diş minelerini güçlendirir. Dişlerinize doğal beyazlık kazandırmak istiyorsanız çileği ezip püre haline getirin. Püreyi diş fırçasının üzerine alıp dişlerinizi fırçalayın. Birkaç denemeden sonra farkı göreceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabuklu elma yemek dişlerinizi temizlerken diş etlerinde bakteri oluşumunu önler. Sabahları aç karna bir elma yemek hem diş sağlığınızı korur hem de kabızlığa karşı boşaltım sisteminizi korur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil Çay&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil çay diş eti kanamalarını azaltır, diş minelerinin korunmasına yardımcı olur ve asitlerin dişleri eritmesini önler. Sağlığımız faydalı içeceklerden biri olan yeşil çayı sık sık tüketmek diş sağlığı için de yararlıdır. Yeşil çay aynı zamanda yorgun gözleri dinlendirmek için etkilidir. Bir poşet yeşil çayı sıcak suda 5 dakika demleyin. Yeşil çay poşeti soğuduktan sonra gözlerinizin üzerine koyup 10 dakika bekletin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şekersiz Sakız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sakız çiğnemek tükürük salgılamasını artırır. Bu sayede ağız kuruluğunun önlenmesini, dişlerde asit oluşumunu önler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-9173819841125526268?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/9173819841125526268/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=9173819841125526268' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/9173819841125526268'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/9173819841125526268'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/saglkla-gulumseyin.html' title='Sağlıkla Gülümseyin!'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-4767428756103867986</id><published>2009-11-11T09:29:00.000-08:00</published><updated>2009-11-11T09:33:00.475-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız sağlığı'/><title type='text'>Diş Çekimi Ve Cerrahi Müdahale Sonrası</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Diş çekimi ve cerrahi müdahale sonrası&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Operasyondan sonra ödem (şişme) ve morarma görülmesi normaldir. Ödemin kontrolü için ilk 48 saat on dakika aralarla ağız dışından uygulayacağınız soğuk kompres önemli bir etkendir. Oluşan ödemin tamamen geçmesi 4-5 gün sürebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yara bölgesinden sızıntı şeklinde kanama olması ve tükürüldüğünde pembe bir tükürük görülmesi normaldir. Bu durum iki gün kadar devam edebilir. Kanamanın olmaması için sıcak yiyecek-içecekler almamanız, ameliyatlı bölgenin olduğu tarafı dikişler alınana kadar kullanmamanız önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ameliyat sonrası ağrı için, verilen ağrı kesicileri tarif edildiği gibi kulanınız. Ağrınız başlamadan, zamanında alacağınız ilacınızın etkisi daha güçlü olacaktır. Verilen ağrı kesiciler aynı zamanda ödem kontrolü için de gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Operasyon sonrasında yara bölgesine konulan tamponu 30 dakika sonra atabilirsiniz, yerine tekrar tampon koymanıza gerek yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sık tükürmeyiniz, yara bölgesini emmemeniz çok önemlidir. Emerek tükürme hem kanamayı arttırır hem de yarada oluşan pıhtıyı bozarak iyileşmeyi engeller.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* İlk yemeğinizi operasyondan iki saat sonra yiyebilirsiniz. Yemeklerinizde ılık, sıvı ve yumuşak gıdaları tercih ediniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Operasyon bölgesini ilk beş gün fırçalamayınız; daha sonra nazikçe fırçalayabilirsiniz. İlk günler gargara ile hijyenin sağlanması gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dikişler size aksi söylenmediyse yedi gün sonra alınmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dişetinin tamamen iyileşmesi dikişler alındıktan sonra 9-10 gün daha sürebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Apikal rezeksiyon operasyonlarından sonraki sekiz hafta boyunca bu dişlerin üzerine aşırı basınç uygulanmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Beş gün sigara içilmemelidir.&lt;br /&gt;* Üçüncü günden daha uzun süren veya sonraki günlerde daha da şiddetlenen ağrınız olduğunda; ikinci günden sonra devam eden kanamanız olduğunda veya kanamanın tekrar başlaması durumunda lütfen doktorunuzu arayınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Operasyondan sonra ödem (şişme) ve morarma görülmesi normaldir. Ödemin kontrolü için ilk 48 saat on dakika aralarla ağız dışından uygulayacağınız soğuk kompres önemli bir etkendir. Oluşan ödemin tamamen geçmesi 4-5 gün sürebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yara bölgesinden sızıntı şeklinde kanama olması ve tükürüldüğünde pembe bir tükürük görülmesi normaldir. Bu durum iki gün kadar devam edebilir. Kanamanın olmaması için sıcak yiyecek-içecekler almamanız, ameliyatlı bölgenin olduğu tarafı dikişler alınana kadar kullanmamanız önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ameliyat sonrası ağrı için, verilen ağrı kesicileri tarif edildiği gibi kulanınız. Ağrınız başlamadan, zamanında alacağınız ilacınızın etkisi daha güçlü olacaktır. Verilen ağrı kesiciler aynı zamanda ödem kontrolü için de gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Operasyon sonrasında yara bölgesine konulan tamponu 30 dakika sonra atabilirsiniz, yerine tekrar tampon koymanıza gerek yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sık tükürmeyiniz, yara bölgesini emmemeniz çok önemlidir. Emerek tükürme hem kanamayı arttırır hem de yarada oluşan pıhtıyı bozarak iyileşmeyi engeller.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* İlk yemeğinizi operasyondan iki saat sonra yiyebilirsiniz. Yemeklerinizde ılık, sıvı ve yumuşak gıdaları tercih ediniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Operasyon bölgesini ilk beş gün fırçalamayınız; daha sonra nazikçe fırçalayabilirsiniz. İlk günler gargara ile hijyenin sağlanması gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dikişler size aksi söylenmediyse yedi gün sonra alınmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dişetinin tamamen iyileşmesi dikişler alındıktan sonra 9-10 gün daha sürebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Apikal rezeksiyon operasyonlarından sonraki sekiz hafta boyunca bu dişlerin üzerine aşırı basınç uygulanmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Beş gün sigara içilmemelidir.&lt;br /&gt;* Üçüncü günden daha uzun süren veya sonraki günlerde daha da şiddetlenen ağrınız olduğunda; ikinci günden sonra devam eden kanamanız olduğunda veya kanamanın tekrar başlaması durumunda lütfen doktorunuzu arayınız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-4767428756103867986?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/4767428756103867986/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=4767428756103867986' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/4767428756103867986'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/4767428756103867986'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/dis-cekimi-ve-cerrahi-mudahale-sonras.html' title='Diş Çekimi Ve Cerrahi Müdahale Sonrası'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-987487593864721745</id><published>2009-11-11T09:25:00.000-08:00</published><updated>2009-11-11T09:26:42.340-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><title type='text'>Diş Hassasiyeti Ne  Demektir</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Dişlerde hassasiyet ne demektir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıcak, soğuk, şeker veya ekşi yiyecek-içecekler ağza alındığında dişlerde ani bir tepki ve sızlama oluşur; ağrı-sızı başlar. Bu diş sızlaması keskin, ani ve derindir (bu durum halk arasında diş kamaşması olarak da adlandırılır).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çürük ve eski dolgular dışında hassasiyet en çok dişeti çekilmesi ile açığa çıkan kök yüzeylerinden kaynaklanır. Normal olarak, dentin (dişin ikinci ve önemli bir tabakası) mine ve sement (kök yüzeyini kaplayan özel tabaka) ile çepeçevre kuşatılmıştır. Diş hassasiyetinin sebebi tam olarak anlaşılamamışsa da hassasiyetin dişin sinirine mikron düzeyindeki kanalcıklar aracılığı ile iletildiği üzerinde duruluyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-987487593864721745?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/987487593864721745/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=987487593864721745' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/987487593864721745'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/987487593864721745'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/dis-hassasiyeti-ne-demektir.html' title='Diş Hassasiyeti Ne  Demektir'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-1264022218714628901</id><published>2009-11-10T09:41:00.000-08:00</published><updated>2009-11-10T09:44:46.843-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş koruması'/><title type='text'>Ağız Ve Diş Sağlığı</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Ağız Ve Diş Sağlığı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş ve diş eti hastalıkları ülkemizde ve dünyada en önemli sağlık sorunları arasındadır. Ancak hayatı doğrudan tehdit etmediği için gereken önem verilmemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız sindirim kanalının girişidir. Ağızdaki olumsuzluklar diş sağlığının bozulmasına, sindirimin olumsuz etkilenmesine yol açar. Ağızla aldığımız yiyecekler çiğnenip, tükürükle karıştırılarak yutulmaya ve sindirime hazır hale getirilirler. Ağız aynı zamanda konuşmaya yardım eder. Tat alma organı olan dilin; çiğneme, yutma, konuşma gibi çok önemli yan görevleri de bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişlerin besinlerin parçalanması, öğütülmesi görevlerinin yanı sıra konuşmada ve görünümümüzde önemli etkileri vardır. Dişleri eksilmiş kişilerin bazı sesleri çıkarabilmeleri zorlaşır, çiğnemede ve/veya ısırmada da zorluk olur. Dişlerin gelişim süreci içerisinde ilk çıkan süt dişleri, daha sonra yerlerini kalıcı dişlere bırakır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız ve diş sağlığında en önemli iki hastalık diş çürükleri ve diş eti iltihaplanmalarıdır. Diş eti hastalıkları kimi zaman diş yuvasının bulunduğu çene kemiğinin erimesine kadar ilerleyen bir etki yapabilir. Diş sağlığının bozulması vücuttaki diğer organları da etkileyebilir. Dişler neredeyse bütün sistemleri olumsuz etkileyen sürekli enfeksiyon odağı haline gelebilir ve kalp, böbrek, eklemler vb. yapılarda önemli sağlık sorunlarına yol açabilen enfeksiyonlara kaynaklık edebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağızda ve dişlerde yapısal ve işlevsel herhangi bir bozukluğun olmaması, ağız ve dişlerin görevlerini tam olarak yapabilmeleri durumu “ağız ve diş sağlığı”nın varlığını gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Diş Çürümesi&lt;br /&gt;Diş çürüklerinin oluşmasında üç temel etmen bulunmaktadır: Duyarlı bir diş yüzeyi, mikroorganizmalar için elverişli yiyecek artıkları, bunların parçalanmasına ve asit oluşumuna yol açacak mikroorganizmaların varlığı. Besinler içinde diş çürümesine en çok neden olanlar karbonhidratlar, yani kabaca, şekerli gıdalardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişler düzenli olarak fırçalanır ve bakımlarına özen gösterilirse, mikroplar onlara zarar veremezler. Diş çürüğü, dişte oyuklar yaparak dişin yapısını bozan ve kendi kendine iyileşmeyen bir hastalıktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişler iyi temizlenmeyecek olursa, üzerinde besin artıkları ve mikroplar birikir. Ağız içerisindeki bakteriler yiyecek artıklarındaki şekerli maddeleri kullanarak onu saydam, yapışkan bir madde haline getirir ve dişler üzerine yapışmasını sağlar. Bu birikintilere plak denir. Bu plaklar bakterilerin diş üzerinde tutunmalarını da kolaylaştırırlar. Besinlerin tatlandırılması için kullanılan şekerli maddelerin içinde bulunan asit, dişlere zarar verebilir, ancak bakterilerin kendileri de asit oluşturabilmektedir. Asit diş minesinin erimesine neden olur. Böylece oluşan erime bölgelerinden giren mikroplar kolayca alttaki yumuşak dokuya ulaşabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asitler dişin koruyucu tabakası olan diş minesi üzerinde küçük delikçikler oluşturur. Bu delikler giderek genişler ve küçük oyuklar haline gelir. Diş minesinin erimesinden sonra çürük hızla ilerler, alttaki tabakada geniş ve derin bir oyuk meydana getirir. Diş çürüğü diş özüne doğru ilerledikçe dişler ağrımaya başlar. Çürük daha da ilerlerse diş özü bölgesinde ve çene kemiği içerisinde cerahat oluşmaya ve birikmeye başlar. Buna diş apsesi denir. Eğer diş hekimi tarafından daha başlangıcında tedavi edilmeyecek olursa çürük diş için daha zor, karmaşık ve pahalı tedaviler gerekebilir. Diş plağı, diş etlerinin önemli hastalık nedenlerinden biridir. Yemeklerden sonra dişlerin fırçalanması ve diş ipi kullanarak yemek artıklarının çıkarılması dişlerin çürümesini, diş eti hastalıklarının oluşumunu ve ilerlemesini önler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişlerin ağrımaması sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Diş ağrısının olması için diş çürüğünün çok ilerlemiş olması gerekir. Diş çürüklerinin tedavi edilebilir dönemde belirlenmesi için ağrı oluşmasını beklemeden senede en az iki kez diş hekimine giderek dişlerin muayene ettirilmesi gerekir. Diş hekimleri gerektiğinde dişlerin filmini çekerek gözle görünmeyen diş oyuklarını da belirleyebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş çürüklerinin erken dönemde tanınması dişlerin kaybedilmesini engelleyebilir veya en azından geciktirebilir. Bu hem sağlık açısından, hem de sosyal ve ekonomik açıdan önemli katkılar sağlar. Ağza takma diş takılmasına olan ihtiyacı azaltır. Hiçbir şey kendi doğal dişlerimizin yerini tutamaz. Kalıcı dişlerin erken dökülmesi beslenme sorunlarına neden olur. Doğal dişlerin uzun süre dayanmasında ağız ve diş bakımının önemi çok büyüktür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş sağlığı açısından sularla aldığımız flor da çok önemlidir. Sularında flor eksikliği olan yerleşim yerlerinde diş çürüklerinin oranı çok artar. Bu nedenle florla ilgili olarak sağlık kuruluşlarının önerilerine uyulmalıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-1264022218714628901?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/1264022218714628901/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=1264022218714628901' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1264022218714628901'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1264022218714628901'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/agz-ve-dis-saglg.html' title='Ağız Ve Diş Sağlığı'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-7628204370440284653</id><published>2009-11-10T09:00:00.000-08:00</published><updated>2009-11-10T09:06:57.668-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş fırçalamak'/><title type='text'>Takma Diş</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Takma Diş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Takma dişler hakkında bilmedikleriniz...&lt;br /&gt; Dişleriniz ile ilgili sorunlarınız çözülemez hale geldiğinde takma dişlerle de ağız sağlığınıza kavuşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Takma dişlerin çeşitlerine göre ihtiyacınız olanı belirlemek, hangi dişin size uygun olduğunu doktora gitmeden önce öğrenmek istiyorsanız videolarımızı izleyin.&lt;br /&gt;UZMANTV'de hareketli ve sabit protez ile implant nedir, öğrenin&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-7628204370440284653?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/7628204370440284653/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=7628204370440284653' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/7628204370440284653'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/7628204370440284653'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/takma-dis.html' title='Takma Diş'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-615683198478960077</id><published>2009-11-07T04:00:00.000-08:00</published><updated>2009-11-07T04:04:59.002-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş  beyazlatma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş fırçalamak'/><title type='text'>Diş Beyazlatma</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Diş Beyazlatma&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Diş Beyazlatma Nedir?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Diş minesi ve dentinde oluşan, renklenmeyi temizleyen bir ağartma işlemidir. Sistem, hastaya özel hazırlanan bir diş plağı içine konan jel'in gece uyurken dişe uygulanmasından ibarettir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Diş Renklenmesinin Nedeni Nedir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeşitli nedenleri olabilir. En yaygın olarak yaşlılık, kahve, çay, kola ve sigara gibi leke yapıcı maddelerin kullanılması; çarpma, bazı antibiyotikler (tetrasiklin), fazla florid kullanımı, sinir dejenerasyonu ve eski kaplamalardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Diş Beyazlatma Yönteminden Kimler Yararlanabilir?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Hamile ve loğusalar dışında hemen hemen herkes. Diş doktoru tam bir ağız muayenesi ile işleme uygun olup olmadığınızı belirleyebilir. Diş beyazlatma işlemi sağlıklı, tedavi görmemiş dişlere sahip ve daha beyaz ve parlak bir gülümseme edinmek isteyen kişiler için idealdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Yöntem Güvenlimidir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmalara göre diş doktoru gözetiminde yapılan diş beyazlatma dişler ve dişetleri için zararsızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Sistem Nasıl Etki Ediyor?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jel ağzınıza özel hazırlanmış ince bir diş plağı içine konuyor. Jelin içindeki aktif maddelerin ayrışması sonucu açığa çıkan oksijen, diş minesi ve dentine girerek lekeli bölgeleri ağartır. Dişin yapısı bozulmaz, sadece rengi açılır.Hastaya özel dişlik hazırlanır. Yatmadan önce hasta dişliğe jeli koyar. Dişlik ağıza yerleştirilir. Daha sonra yatılır. Sabah kalkınca dişler fırçalanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Herhangi Bir Yan Etkisi Var mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı kişiler, dişlerinde soğuğa karşı hassasiyet olduğunu belirtmiştir. Diğer bir grup ise, diş ve dişetinde geçici hassasiyetten söz etmiştir. Tüm bu belirtiler tedavinin kesilmesinden veya tamamlanmasından sonraki 1-3 gün içerisinde tamamen ortadan kalkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Uygulama Süresi Ne Kadardır?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kişiye bağlı olarak genellikle sonuç 3 seansta alınmaktadır. Ağır renklenmelerde sonuç daha fazla seansta alınmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Uygulamanın Bitiminden Sonra Beyazlık Ne Kadar Kalıcıdır?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Dişler her zamankinden daha beyaz olacaktır. Ancak bazı ağır lekelen meye maruz kalmaya devam eden hastalar 6 ayda bir, 1-2 gecelik yenilemeye ihtiyaç duyabilirler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-615683198478960077?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/615683198478960077/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=615683198478960077' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/615683198478960077'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/615683198478960077'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/dis-beyazlatma.html' title='Diş Beyazlatma'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-3415115915728134067</id><published>2009-11-07T03:57:00.000-08:00</published><updated>2009-11-07T03:59:40.562-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='önemli bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş beyazlatma'/><title type='text'>Mükemmel Gülüşün Formülü Bulundu!</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Mükemmel gülüşün formülü bulundu!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Loma Linda Üniversitesi Dişçilik Fakültesi'nde yapılan çalışmada, mükemmel bir gülüşte olması gerekenleri sıralandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Araştırmaya göre;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Gülümsemeyi en çok etkileyen unsurlardan biri dişler. Gülerken dişetleri çok az gözükmeli ve dişetleri de pembe renkte olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dişlerin gözün beyazıyla da aynı tonda olması da çok önemli. Gözden daha beyaz dişler hem doğal değilmiş izlenimi verir, hem de dikkati tamamen dişler üzerine çeker.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ayrıca arkadaki dişleri göstermemek ve görünen dişlerde de dikkat çekecek herhangi bir sorun bulunmaması gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bunun dışında simetrik bir yüze sahip olunması, ön dişlerin genişliğinin uzunluğunun yüzde 80 i kadar olması da önemli. Araştırmayı yürüten doktorlardan Nicholas Davis, bu kriterlere en çok uyan gülüşün Jessica Simpson a ait olduğunu söyledi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-3415115915728134067?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/3415115915728134067/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=3415115915728134067' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/3415115915728134067'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/3415115915728134067'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/mukemmel-gulusun-formulu-bulundu.html' title='Mükemmel Gülüşün Formülü Bulundu!'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-5851971997812312950</id><published>2009-11-07T03:45:00.000-08:00</published><updated>2009-11-07T03:54:55.428-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş beyazlatma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş fırçası seçimi'/><title type='text'>Güzel Gülüşler Uzakta Değil</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Güzel gülüşler uzakta değil&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü günümüzde dişçilik çok ilerledi ve kullanılan araçlar, acıyı en aza indirecek cinsten. Bu arada gittiğin dişçinin sağlık ve temizlik kurallarına uyduğundan emin olman şart.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;br /&gt;Diş problemlerine örnekler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt; Problem:&lt;/strong&gt; Çarpık dişler&lt;br /&gt;Dişin yerleşmesi için yeterli bir yer yoksa sorun başlar. Dişler normal düzeninin dışında yerleşir ve ağızda çarpık bir görüntü oluşur.&lt;br /&gt;Çözüm: diş teli bunun için en iyi çözümdür. Fakat burada önemli olan iş telini ne kadar düzenli kullandığındır. Tellerini düzenli kullanırsan dişlerinin de düzene girmesi o adar kolay olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Problem:&lt;/strong&gt; Tavşan dişler&lt;br /&gt;Halk arasında “tavşan diş” diye anılan, normalden fazla önde duran dişler yine düzensiz ve kötü bir görüntü oluşturur.&lt;br /&gt;Çözüm:&lt;br /&gt;Bu sorun için de yine ortodonti tedavisi ve diş telleri önerilir. Bu işlem biraz uzun sürebilir ama etkileri hemen görülecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Problem:&lt;/strong&gt; Küçük dişler&lt;br /&gt;Bazı insanların dişleri normalden küçüktür yada süt dişleri hala dökülmemiştir. Ayrıca yetişkin dişlerin düzenli olarak gelişmezse süt dişlerin çıkmaz ve içerde kalır.&lt;br /&gt;Çözüm:&lt;br /&gt;Eğer süt dişlerin küçük ve güçsüzse ileride problemler yaşayabilirsin. Bunun için mutlaka dişçiye görünmeli ve detaylı bilgi almalısın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Problem:&lt;/strong&gt; Aralık dişler&lt;br /&gt;Bu sorunun oluşmasındaki ilk neden dişlerin ağız yapısına göre küçük olmasıdır.&lt;br /&gt;Çözüm:&lt;br /&gt;Bu sorun içinde en iyi yöntem her zaman ki gibi ortodonti tedavisidir. Bu arada daha önce dişlerini kaybettiysen, tedaviye başlamak için bu aralıkların kapanmasını beklemek zorunda olduğunu unutma.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;br /&gt;Diş telleriyle gelen güzellik&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Eğer tereddütlerin varsa, tel kullandıktan sonra gülüşünün düzeleceğini düşünmelisin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tedavi ağız yapısının incelenmesi ve kalıba alınmasıyla başlıyor. Daha sonra tedavi süresince uygulanacak yöntemler hakkında hasta bilgilendiriliyor.  Telin dişe yapıştırılan kısmı yapıştırıcı yardımı ile sabitleniyor. Bu işlem iki saat kadar sürebiliyor. Ama herhangi bir acı söz konusu değil. Bunlar dişe iyice oturunca, teli üzerine koyup renkli veya renksiz  lastiklerle sabitleniyor. Ortalama olarak bu teller 18-24 ay kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düzenli randevu: tedavi saüresince hastanın 4 yada 6 haftada bir düzenli olarak doktora görünmesi gerekiyor. En fazla 10 yada 20 dakikada aylık işlem bitiyor.&lt;br /&gt;Zorlukları: bu işlem acı veren ve zorlu bir işlem değil. Yine de rahatsızlık veriyorsa doktoruna  şikayetini belirtmelisin. Doktorlar en çok gelen şikayetin telin ilk gününde dudağa çarpması olduğunu söylüyorlar.&lt;br /&gt;Kısıtlamalar: sert ve dişe yapışacak gibi yumuşak yiyecekleri bir süre tüketmemelisin. Çünkü bu telin çıkmasına neden olabilir. Ayrıca tel kullandığın sürece fırçalama düzenini bozmamalısın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü günümüzde dişçilik çok ilerledi ve kullanılan araçlar, acıyı en aza indirecek cinsten. Bu arada gittiğin dişçinin sağlık ve temizlik kurallarına uyduğundan emin olman şart.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Diş problemlerine örnekler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Problem:&lt;/strong&gt; Çarpık dişler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişin yerleşmesi için yeterli bir yer yoksa sorun başlar. Dişler normal düzeninin dışında yerleşir ve ağızda çarpık bir görüntü oluşur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt; diş teli bunun için en iyi çözümdür. Fakat burada önemli olan iş telini ne kadar düzenli kullandığındır. Tellerini düzenli kullanırsan dişlerinin de düzene girmesi o adar kolay olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Problem:&lt;/strong&gt; Tavşan dişler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halk arasında “tavşan diş” diye anılan, normalden fazla önde duran dişler yine düzensiz ve kötü bir görüntü oluşturur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sorun için de yine ortodonti tedavisi ve diş telleri önerilir. Bu işlem biraz uzun sürebilir ama etkileri hemen görülecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Problem:&lt;/strong&gt; Küçük dişler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı insanların dişleri normalden küçüktür yada süt dişleri hala dökülmemiştir. Ayrıca yetişkin dişlerin düzenli olarak gelişmezse süt dişlerin çıkmaz ve içerde kalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer süt dişlerin küçük ve güçsüzse ileride problemler yaşayabilirsin. Bunun için mutlaka dişçiye görünmeli ve detaylı bilgi almalısın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Problem:&lt;/strong&gt; Aralık dişler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sorunun oluşmasındaki ilk neden dişlerin ağız yapısına göre küçük olmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Çözüm:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bu sorun içinde en iyi yöntem her zaman ki gibi ortodonti tedavisidir. Bu arada daha önce dişlerini kaybettiysen, tedaviye başlamak için bu aralıkların kapanmasını beklemek zorunda olduğunu unutma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Diş telleriyle gelen güzellik&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Eğer tereddütlerin varsa, tel kullandıktan sonra gülüşünün düzeleceğini düşünmelisin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tedavi ağız yapısının incelenmesi ve kalıba alınmasıyla başlıyor. Daha sonra tedavi süresince uygulanacak yöntemler hakkında hasta bilgilendiriliyor. Telin dişe yapıştırılan kısmı yapıştırıcı yardımı ile sabitleniyor. Bu işlem iki saat kadar sürebiliyor. Ama herhangi bir acı söz konusu değil. Bunlar dişe iyice oturunca, teli üzerine koyup renkli veya renksiz lastiklerle sabitleniyor. Ortalama olarak bu teller 18-24 ay kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Düzenli randevu:&lt;/strong&gt; tedavi saüresince hastanın 4 yada 6 haftada bir düzenli olarak doktora görünmesi gerekiyor. En fazla 10 yada 20 dakikada aylık işlem bitiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zorlukları:&lt;/strong&gt; bu işlem acı veren ve zorlu bir işlem değil. Yine de rahatsızlık veriyorsa doktoruna şikayetini belirtmelisin. Doktorlar en çok gelen şikayetin telin ilk gününde dudağa çarpması olduğunu söylüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kısıtlamalar:&lt;/strong&gt; sert ve dişe yapışacak gibi yumuşak yiyecekleri bir süre tüketmemelisin. Çünkü bu telin çıkmasına neden olabilir. Ayrıca tel kullandığın sürece fırçalama düzenini bozmamalısın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-5851971997812312950?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/5851971997812312950/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=5851971997812312950' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5851971997812312950'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5851971997812312950'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/guzel-gulusler-uzakta-degil.html' title='Güzel Gülüşler Uzakta Değil'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-1065126521251996666</id><published>2009-11-07T03:39:00.000-08:00</published><updated>2009-11-07T03:45:15.219-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='agız sağlığının'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='önemli bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dişleri fırcalamak'/><title type='text'>9 Adımda Ağız ve Diş Sağlığı</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;9 adımda ağız ve diş sağlığı &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız kokusu ve diş çürükleri günlük hayatımızı zorlaştıran en önemli sağlık problemleri arasında. Ancak hayatı doğrudan etkilemediği için gereken önem verilmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Mehmet Kazandı kişilerin farkında olmadan yaptıkları hatalardan kurtularak daha sağlıklı dişlere sahip olabileceklerini söylüyor ve bu hataları şöyle sıralıyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Sürekli kahve molası:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Çoğunlukla ofis çalışanlarının sahip olduğu bütün gün kahve, çay vs içme ve atıştırma alışkanlığı, ağızda asit salgılayan bakterileri aktive ederek bu bakterilerin diş yüzeyinde yaşamasına ve dişleri çürütmesine neden olur. Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Mehmet Kazandı çay ve kahveyi şekersiz tüketilmesini ya da bu içeceklerin yerine süt ve süt ürünlerini tercih edilmesi gerektiğini ve yanında atıştırılan yiyeceklerden kaçınılması gerektiğini belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Sigara kullanımı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara içmek ağız kuruluğundan, ağız kokusuna, dişlerin sararmasına ve hatta ağız kanserine kadar birçok hastalığa sebep olabilir. Sadece sağlıklı dişler için değil aynı zamanda sağlıklı bir yaşam için sigarayı bırakmak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Diş ipinin önemi:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sadece diş fırçalamak dişlerin birbirine bakan diş ara yüzleri, kuron köprü ve implant restorasyonlarının altları ve ortodontik tedavisi gören kişilerin ağız temizliğinde tek başına yeterli değildir. Diş fırçasının ulaşamadığı diş araları diş ipi kullanılarak temizlenebilir. Diş ipi diş eti hastalıklarından korunmak için de ideal bir temizlik yöntemidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Ağız sağlığının en önemli bakımı dişleri fırçalamaktır:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişler her yaşta, günde en az iki kez fırçalanmalıdır. Hekim tavsiyesiyle alınan diş fırçası 3 aylık periyotlarla yenilenmelidir. Yaygın olarak bilinenin aksine dişler fırçalanırken diş fırçası kuru olmalıdır, fırça ıslatılarak yapılan işlemde, fırça kılları yumuşadığı için temizlik tam olarak gerçekleşmemektedir. Ayrıca macunun içinde bulunan flor suyla temas ettiği zaman etkinliğini kaybeder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Yemek dışında tüketilen tatlı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok insan yemekten bir kaç saat sonra tatlı yemeği tercih eder. Ancak ana yemekten hemen sonra yenilen tatlı ana yemeğin bir parçasıdır ve çürümeye yol açan bakteriler hala çalışırken yenildiği için onları tekrar aktif hale getirmez, onun yerine aktivitelerini yemek saatleriyle sınırlandırmış olur. Bu nedenle tatlıların yemek öğünleri içerisinde tüketilmesi diş sağlığı için önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Su ihtiyacı:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yemek yedikten sonra diş için yapılacak en iyi şey su veya süt içmektir. Yemekten sonra içilen bir bardak su, yemek parçalarını ağızdan uzaklaştırır ve ağızdaki asidik ortamı nötrler. Ayrıca süt içmek dişte kalsiyum oluşumuna neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Çiğnenemeyen tatlılara dikkat:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sakız, yapışkanlı tatlılar ve kuruyemiş ağzın içinde temizlenmesi zor alanlarda bakterilere ve hatta diş kırıklarına neden olabilir. Mümkün olduğunca bu tür gıdalardan uzak durmak gerekir.Bu yiyecekler yenildiği takdirde ise diş lerden arınıdırma işlemi büyük bir titizlikle yapılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Meyve ve sebzelerden kaçmayın:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Meyve ve sebze yememenin ağız içerisinde kötü sonuçları vardır. Bilindiği gibi meyve ve sebzeler vitamin içerirler. Bunlar dişetleri için çok önemlidirler. Ayrıca sert meyve ve sebzelerin tüketimi dişlerde mekanik temizliğede neden olur.Örneğin elmanın ısırılarak tüketilmesi ön dişlerde mekanik temizliğe neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Şekersiz sakızı tercih edin:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Eğer sakız çiğnemek gibi bir alışkanlığınız varsa şekersiz sakızları tercih etmelisiniz. Şekersiz sakız çiğnemek ağzın tükürük akışını hızlandırıp, ağzın temizlenmesine ve ağız içi asidin dengelenmesine yardımcı olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-1065126521251996666?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/1065126521251996666/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=1065126521251996666' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1065126521251996666'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1065126521251996666'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/9-admda-agz-ve-dis-saglg.html' title='9 Adımda Ağız ve Diş Sağlığı'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-8030965448232051480</id><published>2009-11-07T03:35:00.000-08:00</published><updated>2009-11-07T03:39:51.488-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş etini güçlenmesi'/><title type='text'>Dişleriniz için portakal yiyin</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Dişleriniz için portakal yiyin&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bolu Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi Mehmet Baysal, florun dişin sert tabakasının gelişimini sağladığını belirterek, içerisinde flor bulunan limon, portakal, mandalina ve greyfurtun diş sağlığı için yararlı olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Dengeli beslenme önemli&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sağlıklı dişlere sahip olabilmek için düzenli fırçalamanın yanı sıra yeterli ve dengeli beslenmenin de önemli olduğunu söyleyen Baysal, "Özellikle gelişme döneminde alınan flor, kemik gelişimi ve diş sağlığı için önemli bir maddedir. Küçük yaşlardan itibaren düzenli olarak alınan flor, dişlerin çürümesini engelleyeceği gibi, sağlıklı dişlere de sahip olunmasını sağlar" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Asitlere karşı koruyor&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Florun, dişin sert tabakasının yapısını geliştirerek, dişleri ağız içinde oluşan asitlere karşı koruduğunu belirten Baysal, şöyle konuştu;&lt;br /&gt;"Floru, balık ve deniz ürünleriyle et ve sütün yanı sıra limon, portakal, mandalina ve greyfurt gibi meyvelerden de temin edebiliriz. Kış aylarında portakal, mandalina ve greyfurtu bol miktarda yemek, dişlerin yanısıra gribal hastalıklardan da korur."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-8030965448232051480?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/8030965448232051480/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=8030965448232051480' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/8030965448232051480'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/8030965448232051480'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/disleriniz-icin-portakal-yiyin.html' title='Dişleriniz için portakal yiyin'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-3275072305627571556</id><published>2009-11-07T03:32:00.000-08:00</published><updated>2009-11-07T03:35:51.761-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş fırçalamak'/><title type='text'>Cercon'la, Geçmişe Mazi Denecek!</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Cercon'la, geçmişe mazi denecek!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merkezde, diş hekimleri ve diş laboratuvarlarından gelen diş protez ölçüleri üzerine, lazer okuyucuya sahip bilgisayar destekli cihazlar ile kaplama dişler üretiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel distribütör firma Sönmez Medikal'in Yönetim Kurulu Başkam Diş hekimi Dr. Namık Kemal Sönmez şöyle diyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; "Zirkonyumun diş hekimliğinde kullanılmasına yeni bir devir diyoruz, Çünkü zirkonyum alt yapılı porselen kaplamalarda, diş eti problemi, koku ve alerji olmuyor. Ayrıca ısı yalıtım özelliği nedeni ile, sıcak ve soğukta hassasiyet, sızlama yapmıyor. Bunun yanında ışık geçirme özelliği olan zirkonyum, bize gerçek doğal dişler gibi, 'estetik kaplama köprü' yapma imkanı da sağlıyor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;En kaliteli ürün&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Sönmez’e göre cercon, modern diş hekimliğinin temel gereksinimleri olan estetik, sağlamlık, doku uyumu ve doğallık konularında bugüne kadar ulaşılan en yüksek kaliteye sahip ürün.&lt;br /&gt;Zirkonyum, başta kalça eklem protezleri olmak üzere, çeşitli bölgelerde kullanılmış ve bugüne kadar yan etkisi veya zararının olmadığı, alerji yapmadığı saptanmış...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-3275072305627571556?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/3275072305627571556/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=3275072305627571556' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/3275072305627571556'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/3275072305627571556'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/cerconla-gecmise-mazi-denecek.html' title='Cercon&apos;la, Geçmişe Mazi Denecek!'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-5797607295631964097</id><published>2009-11-07T03:30:00.000-08:00</published><updated>2009-11-07T03:32:50.623-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş koruması'/><title type='text'>Diş Koltuğu Korkusuna Son</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Diş koltuğu korkusuna son&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Diş hekimi koltuğuna artık korkmadan oturup koltuktan yüzünüz gülerek , ağzınız uyuşmadan , konuşarak kalkabileceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Waterlase lazer teknolojisi ile anestezi yapılmadan diş çürükleri yok ediliyor.Operasyonlarda kullanılan cihaz sayesinde hasta , hiçbir ağrı ve acı hissetmeden tedavi oluyor.Ülkemizde ilk defa uygulanan bu yöntem yumuşak dokuda kanamasız , ağrısız bir şekilde tedavi seçeneği sunuyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-5797607295631964097?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/5797607295631964097/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=5797607295631964097' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5797607295631964097'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5797607295631964097'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/dis-koltugu-korkusuna-son.html' title='Diş Koltuğu Korkusuna Son'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-7596941575349259276</id><published>2009-11-04T05:32:00.000-08:00</published><updated>2009-11-04T05:37:10.578-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusu'/><title type='text'>Ağız kokusunun Sebepleri Ağız kokması</title><content type='html'>Vücudumuzdan veya ağzımızdan gelen kötü kokular kişinin hem psikolojisini bozar hem de çevredekilere rahatsızlık verir. Özellikle kötü kokular sosyal ilişkileri, insanlar arası iletişimi bile olumsuz etkiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ağız kokusunun adı HALİTOSİZ&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Diş çürükleri, diş eti ve çene kemik dokusundaki hastalıklar, ağızda bulunan dolgu ve kaplamaların altındaki çürükler istenmeyen kokulara neden olabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ciddi enfeksiyonlardan kaynaklanmayan ağız kokuları genellikle diş ve dişeti hastalıklarına bağlı oluşur. Dişler düzenli fırçalanmadığı zaman ağızda oluşan bakteri tabakaları diş yüzeyi temizlenmediğinde bakteriler bu bölgeye yerleşir. Bakteri atıklarındaki sülfürlü bileşikler kötü kokuya yol açar. Aynı şekilde dil köküne yerleşen bakterilerin artıkları ağızda kötü kokunun oluşmasına neden olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-7596941575349259276?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/7596941575349259276/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=7596941575349259276' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/7596941575349259276'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/7596941575349259276'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/agz-kokusunun-sebepleri-agz-kokmas.html' title='Ağız kokusunun Sebepleri Ağız kokması'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-5366469556873495110</id><published>2009-11-02T10:37:00.000-08:00</published><updated>2009-11-02T10:43:46.187-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş koruması'/><title type='text'>Ağız Ve Diş Sağlığını Korumak İçin Ne Yapmalıyız</title><content type='html'>&lt;strong&gt;AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN NE YAPMALIDIR&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Bir çok diş çürüğünün oluşumu aylar sürer. Diş hekimine gitmek için dişlerin ağrıması beklenmemelidir. Yılda iki kez diş hekimine gidilmelidir .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Çocukluk dönemindeki beslenme diş sağlığı yönünden çok önemlidir. Kalsiyum, fosfor ve flor mineralleri yeterince alınmalıdır. Dişeti diş sağlığı ve sağlamlığı için gerekli C, A ve D vitamini eksikliği olmamalıdır. Süt, süt ürünleri ve taze meyvalar özellikle yararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Sürekli yumuşak besinlerle beslenmekten kaçınmalıdır. Havuç, elma gibi yiyecekleri ısırarak yemek diş sağlığı için gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Öğün aralarında rasgele yemekten ve şekerlemelerden kaçınmalı, her tatlı yiyecekten sonra ağız suyla çalkalanmalıdır. Asit, kola, gazoz gibi içeceklerden kaçınmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Her akşam yatmadan önce ve yemeklerden sonra dişler tekniğine uygun olarak fırçalanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Dişler kürdan dahil hiç bir şeyle karıştırılmamalıdır. Diş araları temizliğinde dip ipliği kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Sigara ve alkol diş sağlığı için çok zararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Fındık, ceviz gibi şeyler dişlerle kırılmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Sakız çiğneme, ağıza kalem, parmak sokma, tırnak yeme, dudak, parmak, yanak ısırma, özellikle ilk okul sıralarında çeneye el dayama gibi alışkanlıkların dişler ve çene için zararlı olduğu unutulmamalı, bunlardan kaçınmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. Çok soğuk ve çok sıcak yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11. Diş hekimi gerekli görmedikçe diş çektirmemeli, özellikle bilgisiz kişilere diş çektirmekten kaçınılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12. Çocuklara 2 yaşından sonra yalancı meme, biberon kullandırtmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13. Ağzı açık uyuma dişlere zararlı olduğundan burunda böyle uyumaya sebep olan tıkanıklık nedenleri araştırılıp ortadan kaldırılmalıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-5366469556873495110?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/5366469556873495110/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=5366469556873495110' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5366469556873495110'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5366469556873495110'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/agz-ve-dis-saglgn-korumak-icin-ne.html' title='Ağız Ve Diş Sağlığını Korumak İçin Ne Yapmalıyız'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-145047040323366696</id><published>2009-11-02T10:13:00.000-08:00</published><updated>2009-11-02T10:21:47.181-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş koruması'/><title type='text'>Diş Sağlığı İçin Neler Yapılmalıdır</title><content type='html'>Diş ve diş eti hastalıkları ülkemizde ve dünyada en önemli sağlık sorunları arasındadır. Ancak hayatı doğrudan tehdit etmediği için gereken önem verilmemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız sindirim kanalının girişidir. Ağızdaki olumsuzluklar diş sağlığının bozulmasına, sindirimin olumsuz etkilenmesine yol açar. Ağızla aldığımız yiyecekler çiğnenip, tükürükle karıştırılarak yutulmaya ve sindirime hazır hale getirilirler. Ağız aynı zamanda konuşmaya yardım eder. Tat alma organı olan dilin; çiğneme, yutma, konuşma gibi çok önemli yan görevleri de bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişlerin besinlerin parçalanması, öğütülmesi görevlerinin yanı sıra konuşmada ve görünümümüzde önemli etkileri vardır. Dişleri eksilmiş kişilerin bazı sesleri çıkarabilmeleri zorlaşır, çiğnemede ve/veya ısırmada da zorluk olur. Dişlerin gelişim süreci içerisinde ilk çıkan süt dişleri, daha sonra yerlerini kalıcı dişlere bırakır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız ve diş sağlığında en önemli iki hastalık diş çürükleri ve diş eti iltihaplanmalarıdır. Diş eti hastalıkları kimi zaman diş yuvasının bulunduğu çene kemiğinin erimesine kadar ilerleyen bir etki yapabilir. Diş sağlığının bozulması vücuttaki diğer organları da etkileyebilir. Dişler neredeyse bütün sistemleri olumsuz etkileyen sürekli enfeksiyon odağı haline gelebilir ve kalp, böbrek, eklemler vb. yapılarda önemli sağlık sorunlarına yol açabilen enfeksiyonlara kaynaklık edebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağızda ve dişlerde yapısal ve işlevsel herhangi bir bozukluğun olmaması, ağız ve dişlerin görevlerini tam olarak yapabilmeleri durumu “ağız ve diş sağlığı”nın varlığını gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;1. Diş Çürümesi&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş çürüklerinin oluşmasında üç temel etmen bulunmaktadır: Duyarlı bir diş yüzeyi, mikroorganizmalar için elverişli yiyecek artıkları, bunların parçalanmasına ve asit oluşumuna yol açacak mikroorganizmaların varlığı. Besinler içinde diş çürümesine en çok neden olanlar karbonhidratlar, yani kabaca, şekerli gıdalardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişler düzenli olarak fırçalanır ve bakımlarına özen gösterilirse, mikroplar onlara zarar veremezler. Diş çürüğü, dişte oyuklar yaparak dişin yapısını bozan ve kendi kendine iyileşmeyen bir hastalıktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişler iyi temizlenmeyecek olursa, üzerinde besin artıkları ve mikroplar birikir. Ağız içerisindeki bakteriler yiyecek artıklarındaki şekerli maddeleri kullanarak onu saydam, yapışkan bir madde haline getirir ve dişler üzerine yapışmasını sağlar. Bu birikintilere plak denir. Bu plaklar bakterilerin diş üzerinde tutunmalarını da kolaylaştırırlar. Besinlerin tatlandırılması için kullanılan şekerli maddelerin içinde bulunan asit, dişlere zarar verebilir, ancak bakterilerin kendileri de asit oluşturabilmektedir. Asit diş minesinin erimesine neden olur. Böylece oluşan erime bölgelerinden giren mikroplar kolayca alttaki yumuşak dokuya ulaşabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asitler dişin koruyucu tabakası olan diş minesi üzerinde küçük delikçikler oluşturur. Bu delikler giderek genişler ve küçük oyuklar haline gelir. Diş minesinin erimesinden sonra çürük hızla ilerler, alttaki tabakada geniş ve derin bir oyuk meydana getirir. Diş çürüğü diş özüne doğru ilerledikçe dişler ağrımaya başlar. Çürük daha da ilerlerse diş özü bölgesinde ve çene kemiği içerisinde cerahat oluşmaya ve birikmeye başlar. Buna diş apsesi denir. Eğer diş hekimi tarafından daha başlangıcında tedavi edilmeyecek olursa çürük diş için daha zor, karmaşık ve pahalı tedaviler gerekebilir. Diş plağı, diş etlerinin önemli hastalık nedenlerinden biridir. Yemeklerden sonra dişlerin fırçalanması ve diş ipi kullanarak yemek artıklarının çıkarılması dişlerin çürümesini, diş eti hastalıklarının oluşumunu ve ilerlemesini önler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişlerin ağrımaması sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Diş ağrısının olması için diş çürüğünün çok ilerlemiş olması gerekir. Diş çürüklerinin tedavi edilebilir dönemde belirlenmesi için ağrı oluşmasını beklemeden senede en az iki kez diş hekimine giderek dişlerin muayene ettirilmesi gerekir. Diş hekimleri gerektiğinde dişlerin filmini çekerek gözle görünmeyen diş oyuklarını da belirleyebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş çürüklerinin erken dönemde tanınması dişlerin kaybedilmesini engelleyebilir veya en azından geciktirebilir. Bu hem sağlık açısından, hem de sosyal ve ekonomik açıdan önemli katkılar sağlar. Ağza takma diş takılmasına olan ihtiyacı azaltır. Hiçbir şey kendi doğal dişlerimizin yerini tutamaz. Kalıcı dişlerin erken dökülmesi beslenme sorunlarına neden olur. Doğal dişlerin uzun süre dayanmasında ağız ve diş bakımının önemi çok büyüktür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş sağlığı açısından sularla aldığımız flor da çok önemlidir. Sularında flor eksikliği olan yerleşim yerlerinde diş çürüklerinin oranı çok artar. Bu nedenle florla ilgili olarak sağlık kuruluşlarının önerilerine uyulmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;2. Diş Eti Hastalıkları&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Dişin diş eti dışında görünen bölümü diş minesi denilen sert bir tabaka ile kaplanmıştır. Bunun altında daha yumuşak bir yapı vardır. En içte ise diş özü vardır. Burada bol miktarda damar ve sinir bulunur. Diş gövdesi diş etine ve onun altındaki kemiğe girdiği bölümde daralır. Bu bölüme dişin boyun bölümü denir. Çene kemiği içinde kalan bölümüne ise dişin kök bölümü adı verilir. Diş kökü diş yuvasında çene kemiğine özel doku uzantıları ile sıkıca bağlanmıştır. Diş eti hastalıkları, diş çürükleri ağız kokusuna neden olabilir. Ağız kokusu olduğunda nedeni araştırılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş eti hastalıkları en önemli diş sağlığı sorunları arasındadır. Ağız hijyeninin bozukluğu ile yakından ilişkilidir. Başlangıç döneminden itibaren diş etleri kolay kanar. Diş eti kanamalarında diş hekimi muayenesi zorunludur. Diş etleri, diş yuvaları ve ağız tabanındaki iltihaplanmalar genel olarak diş eti hastalığı olarak bilinmektedir. Diş üzerindeki plaklar bunun en önemli nedenidir. Tedavi edilmeyen diş eti iltihapları çene kemiğinin de iltihaplanmasına ve zarar görmesine yol açabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş çürüğü, diş eti hastalıkları, sinüzit, bademcik iltihabı, solunum sistemi hastalıkları, sindirim sorunları, ağız bakım yetersizliği ağız kokusuna neden olabilir. Bu hal, sosyal ilişkileri de etkiler. Bazı metabolizma hastalıkları da ağızda kendine özgü kokular yapabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;3. Dişlerin Gelişim Bozuklukları&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağızda kapanma bozukluklarına neden olan diş düzensizlikleri dişlerin çürümesini kolaylaştırır ve daha erken dönemde dökülmesine yol açar. Düzensiz dişler, alt ve üst çene arasındaki ilişkinin bozulmasına neden olabilir. Çiğneme ve temizleme güçlüğü yaratırlar, kötü ağız kokusuna yol açarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düzensiz dişlerin en önemli nedeni süt dişlerinin zamanından önce yitirilmesi olabilir. Bunun sonucunda çıkan kalıcı dişler birbiri üzerine gelecek biçimde yerleşebilirler. Düzensiz dişler konuşma bozukluklarına ve görünüm bozukluklarına neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara dişlerde renk değişikliği yapar. Sigara içenlerin dişleri kahverengimsi bir renk alır. Canlılığını kaybetmiş olan dişler gri renkte görünür. Çocuklarda hatalı olarak kullanılan bazı ilaçlar da dişlerde renk değişikliğine neden olabilir. Aşırı derecede flor dişlerin sararmasına neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelikte ve süt çocukluğu döneminde kullanılan antibiyotik vb. bazı ilaçlar dişlerde kalıcı renk değişikliklerine neden olabilir. Bu nedenle hekim önerisi olmaksızın ilaç kullanılmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;4. Ağız ve Diş Sağlığı Nasıl Korunur?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş hastalıkları ve diş sağlığının korunması açısından erken tanı çok önemlidir. Bu nedenle yılda en az iki kez diş hekimine muayene olunması önerilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş çürümelerinin önlenmesinde sularda yeterli flor olması, düzenli olarak dişlerin fırçalanması, diş ipi kullanılması, aşırı tatlı ve şekerli yiyeceklerden olabildiğince kaçınma bunlar yendiğinde mutlaka dişlerin fırçalanması, diş hekimi kontrollerine gidilmesi temel uygulamalardır. Diş eti hastalıklarının önlenmesinde de diş fırçalama ve düzenli diş hekimi kontrolleri önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişlerde gelişim bozuklukları varsa erken dönemde özel diş hekimliği dallarında uzmanlaşmış birimlere başvurularak gerekli tedavi sağlanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşırı asitli ve şekerli yiyecekler mikroorganizmaların etkisini artırır. Dişler sert cisimlerle karıştırılmamalı, fındık, ceviz vb. kabuklu yiyecekler dişlerle kırılmamalıdır. Bunlar diş minesinin çatlamasına ve bakterilerin etkisinin artmasına neden olur. Diş minesinin koruyucu etkisi ortadan kalkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;5. Diş Fırçalama Tekniği&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişlerimizi korumanın en etkili yolu düzenli olarak fırçalamaktır. Diş fırçalamanın ilk adımı doğru fırça seçimidir. En uygun fırça naylon ve orta sertlikteki fırçalardır. Ağız içinde kolay hareket ettirilmesi ve arka dişlere rahat ulaşabilme açısından fırçanın kafasının fazla büyük olmaması tercih edilir. Uygun fırça seçildikten sonra dişler en az günde iki kere düzenli olarak fırçalanır. Diş macunu ağza verdiği hoşa giden koku ve his nedeniyle diş fırçalanmasını kolaylaştırır. Diş parlatma tozları diş hekimi önerisi olmadıkça kullanılmamalıdır. Aşırı kullanımlar diş sağlığı açısından zararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş fırçalanmasında fırçanın duruşu dışındaki temel hareket aynıdır: Fırça diş eti çizgisine eğimli olarak yerleştirilir. Bu durum bozulmadan küçük dairesel hareketlerle dişler fırçalanır. Daha sonra fırça, bir fırça boyu kadar kaydırılarak fırçalama sürdürülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Diş fırçası 45 derecelik açı yapacak biçimde tutulur ve diş eti hizasından başlanarak ağız boşluğuna doğru fırçalamaya başlanır. Dış yüzeylerden başlayan fırçalama sert darbeler halinde değil, yumuşak ve daireler çizecek biçimde, ön dişlerden arka dişlere doğru yapılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Daha sonra dişlerin iç yüzeyleri aynı şekilde fırçalanır. Bu işlemde fırça eğik tutularak, diş etinden ağız boşluğuna doğru hareket ettirilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Daha sonra dişlerin çiğneme yüzeyleri fırça düz olarak ileri geri hareket ettirilerek fırçalanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fırçalama işleminin en az iki-üç dakika sürmesi gerekir. Sağlıklı diş etleri fırçalama sırasında kanamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş fırçası kişiye ait bir araçtır, başkalarıyla paylaşılmaz. Diş fırçaları birkaç ayda bir, en geç altı ayda değiştirilmelidir. Gerektiğinde ara yüzlerin etkin olarak fırçalanmasını sağlamak üzere ara yüz fırçaları kullanılır. Bunlarla ilgili önerilerini almak üzere diş hekimine başvurmak gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;6. Diş İpi Kullanımı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş ipi, diş aralarında kalan yiyecek artıklarının uzaklaştırılması açısından çok yararlı bir araçtır. Çok küçük yaşlardan başlanarak uygun diş fırçalama ve diş ipi kullanma tekniklerinin öğrenilmesi gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişler fırçalandıktan sonra diş ve diş eti çizgisi ile dişler arasında kalan yemek artıklarının temizlenmesi için diş ipi kullanılır. Bu artıklar en önemli çürük nedenlerindendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Otuz santimetre kadar diş ipi alınır. Diş ipinin bir bölümü bir elin orta parmağına diğer ucu da diğer elin orta parmağına dolanır. İpin bir bölümü ortada kalmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Ortada kalan ip bölümü işaret parmağı ile geriye doğru itilir.İp, dişler arasından geçirilir. Bu hareket sırasında sert olunmamalıdır. İp diş etine kadar indirildikten sonra ağız boşluğuna doğru diş aralarını sıyıracak biçimde indirilir. Bu sırada diş etinin kesilmemesine özen gösterilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Aynı uygulama diğer bir parça ip alınarak alt dişler için de tekrarlanır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-145047040323366696?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/145047040323366696/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=145047040323366696' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/145047040323366696'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/145047040323366696'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2009/11/dis-saglg-icin-neler-yaplmaldr.html' title='Diş Sağlığı İçin Neler Yapılmalıdır'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-5515407978387121794</id><published>2008-03-05T11:26:00.000-08:00</published><updated>2008-03-05T11:30:41.622-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti hastalıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlığı'/><title type='text'>Diş Eti Hastalıkları</title><content type='html'>Dişin diş eti dışında görünen bölümü diş minesi denilen sert bir tabaka ile kaplanmıştır. Bunun altında daha yumuşak bir yapı vardır. En içte ise diş özü vardır. Burada bol miktarda damar ve sinir bulunur. Diş gövdesi diş etine ve onun altındaki kemiğe girdiği bölümde daralır. Bu bölüme dişin boyun bölümü denir. Çene kemiği içinde kalan bölümüne ise dişin kök bölümü adı verilir. Diş kökü diş yuvasında çene kemiğine özel doku uzantıları ile sıkıca bağlanmıştır. Diş eti hastalıkları, diş çürükleri ağız kokusuna neden olabilir. Ağız kokusu olduğunda nedeni araştırılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş eti hastalıkları en önemli diş sağlığı sorunları arasındadır. Ağız hijyeninin bozukluğu ile yakından ilişkilidir. Başlangıç döneminden itibaren diş etleri kolay kanar. Diş eti kanamalarında diş hekimi muayenesi zorunludur. Diş etleri, diş yuvaları ve ağız tabanındaki iltihaplanmalar genel olarak diş eti hastalığı olarak bilinmektedir. Diş üzerindeki plaklar bunun en önemli nedenidir. Tedavi edilmeyen diş eti iltihapları çene kemiğinin de iltihaplanmasına ve zarar görmesine yol açabilir.&lt;br /&gt;Diş çürüğü, diş eti hastalıkları, sinüzit, bademcik iltihabı, solunum sistemi hastalıkları, sindirim sorunları, ağız bakım yetersizliği ağız kokusuna neden olabilir. Bu hal, sosyal ilişkileri de etkiler. Bazı metabolizma hastalıkları da ağızda kendine özgü kokular yapabilir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-5515407978387121794?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/5515407978387121794/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=5515407978387121794' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5515407978387121794'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5515407978387121794'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2008/03/di-eti-hastalklar.html' title='Diş Eti Hastalıkları'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-2943619610170526934</id><published>2008-03-05T11:25:00.000-08:00</published><updated>2008-03-05T11:26:33.793-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş çürükleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş çürümesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş beyazlatma'/><title type='text'>Diş Çürümesi</title><content type='html'>Diş çürüklerinin oluşmasında üç temel etmen bulunmaktadır: Duyarlı bir diş yüzeyi, mikroorganizmalar için elverişli yiyecek artıkları, bunların parçalanmasına ve asit oluşumuna yol açacak mikroorganizmaların varlığı. Besinler içinde diş çürümesine en çok neden olanlar karbonhidratlar, yani kabaca, şekerli gıdalardır.&lt;br /&gt;Dişler düzenli olarak fırçalanır ve bakımlarına özen gösterilirse, mikroplar onlara zarar veremezler. Diş çürüğü, dişte oyuklar yaparak dişin yapısını bozan ve kendi kendine iyileşmeyen bir hastalıktır.&lt;br /&gt;Dişler iyi temizlenmeyecek olursa, üzerinde besin artıkları ve mikroplar birikir. Ağız içerisindeki bakteriler yiyecek artıklarındaki şekerli maddeleri kullanarak onu saydam, yapışkan bir madde haline getirir ve dişler üzerine yapışmasını sağlar. Bu birikintilere plak denir. Bu plaklar bakterilerin diş üzerinde tutunmalarını da kolaylaştırırlar. Besinlerin tatlandırılması için kullanılan şekerli maddelerin içinde bulunan asit, dişlere zarar verebilir, ancak bakterilerin kendileri de asit oluşturabilmektedir. Asit diş minesinin erimesine neden olur. Böylece oluşan erime bölgelerinden giren mikroplar kolayca alttaki yumuşak dokuya ulaşabilirler.&lt;br /&gt;Asitler dişin koruyucu tabakası olan diş minesi üzerinde küçük delikçikler oluşturur. Bu delikler giderek genişler ve küçük oyuklar haline gelir. Diş minesinin erimesinden sonra çürük hızla ilerler, alttaki tabakada geniş ve derin bir oyuk meydana getirir. Diş çürüğü diş özüne doğru ilerledikçe dişler ağrımaya başlar. Çürük daha da ilerlerse diş özü bölgesinde ve çene kemiği içerisinde cerahat oluşmaya ve birikmeye başlar. Buna diş apsesi denir. Eğer diş hekimi tarafından daha başlangıcında tedavi edilmeyecek olursa çürük diş için daha zor, karmaşık ve pahalı tedaviler gerekebilir. Diş plağı, diş etlerinin önemli hastalık nedenlerinden biridir. Yemeklerden sonra dişlerin fırçalanması ve diş ipi kullanarak yemek artıklarının çıkarılması dişlerin çürümesini, diş eti hastalıklarının oluşumunu ve ilerlemesini önler.&lt;br /&gt;Dişlerin ağrımaması sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Diş ağrısının olması için diş çürüğünün çok ilerlemiş olması gerekir. Diş çürüklerinin tedavi edilebilir dönemde belirlenmesi için ağrı oluşmasını beklemeden senede en az iki kez diş hekimine giderek dişlerin muayene ettirilmesi gerekir. Diş hekimleri gerektiğinde dişlerin filmini çekerek gözle görünmeyen diş oyuklarını da belirleyebilirler.&lt;br /&gt;Diş çürüklerinin erken dönemde tanınması dişlerin kaybedilmesini engelleyebilir veya en azından geciktirebilir. Bu hem sağlık açısından, hem de sosyal ve ekonomik açıdan önemli katkılar sağlar. Ağza takma diş takılmasına olan ihtiyacı azaltır. Hiçbir şey kendi doğal dişlerimizin yerini tutamaz. Kalıcı dişlerin erken dökülmesi beslenme sorunlarına neden olur. Doğal dişlerin uzun süre dayanmasında ağız ve diş bakımının önemi çok büyüktür.&lt;br /&gt;Diş sağlığı açısından sularla aldığımız flor da çok önemlidir. Sularında flor eksikliği olan yerleşim yerlerinde diş çürüklerinin oranı çok artar. Bu nedenle florla ilgili olarak sağlık kuruluşlarının önerilerine uyulmalıdır. kaynak:&lt;br /&gt;www.bilkent.edu.tr&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-2943619610170526934?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/2943619610170526934/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=2943619610170526934' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2943619610170526934'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2943619610170526934'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2008/03/di-rmesi.html' title='Diş Çürümesi'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-1510033043904341568</id><published>2008-03-05T11:20:00.000-08:00</published><updated>2008-03-05T11:25:25.748-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='protez'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş dolguları'/><title type='text'>Protez Nedir?</title><content type='html'>Dişlerin ve çevre dokuların çeşitli nedenlerle madde kaybına uğradığı ya da tamamen yok olduğu, yani kaybedildiği durumlarda, onları onarmak ya da yerine konması için kulllanılan, hazırlanmış materyallere protez adı verilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Protezin Amacı Nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Protezde, hastanın kaybolan fonksiyonları tekrar kazandırılmaya çalışılırken, aynı zamanda bozulan konuşmasının da düzeltilmesi ve estetik görünümün de daha iyi olması amaçlanmaktadır. Böylelikle büyük oranda kaybedilen ağız sağlığı düzeltilirken toplum içinde eksik ya da harap olmuş dişlerle yaşamak zorunda kalan bireylerin psikolojik açıdan da desteklenmesi sağlanır. Çünkü bu şekilde yaşamlarını ( bir süre de olsa ) sürdürmek zorunda kalan bireyler, öncelikle gülmeyi unuturlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu da fonksiyonel bozuklukların yanı sıra, insanlarda kendine güven duygusunun zedelenmesine neden olur. Bu tip hastalara yapılan çeşitli protezlerle insanların yaşam kalitesinin yükseltilmesi amaçlanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harap Olmuş Dişler Nasıl Korunur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar boyunca insanların yemek yeme, çiğneme, yutkunma ve geceleri bazı nedenlerle diş gıcırdatmaları sonucunda, dişler farklı oranlarda aşınırlar. Ayrıca çürükler ve kaza sonucunda dişlerin bazı bölümlerinde kırılmalar oluşur. Bu gibi durumlarda, kron adı verilen protezler ile dişlerin kaybolan yapıları, tekrar yerine konur. Bu kronlar porselen, akril ya da dişhekimliği için özel olarak üretilmiş olan metal alaşımları kullanılarak yapılır. Dişhekimliğinde son dönemdeki gelişmeler bu yapıların son derece doğal görünmesini sağlayabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişlerin kaybedilmesi sonucunda yapılan protezler genel anlamda iki türlüdür:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağızda kalan dişlerin üzerine yapılan ve hasta tarafından çıkartılamayan kron , köprü gibi SABİT PROTEZLER&lt;br /&gt;Hasta tarafından istenildiği zaman takılıp çıkartılabilen HAREKETLİ PROTEZLER&lt;br /&gt;Estetik, Protezlerle Düzeltilebilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer gülerken dişlerin görünümü insanları sürekli mutsuz kılıyorsa, o kişinin bir dişhekimine başvurmasında yarar vardır. Kırılmış,renk değiştirmiş ya da şekil bozukluğuna sahip dişler insanların estetiğinde son derece olumsuz bir etki yaratırlar. Bu nedenle psikolojik olarak zarar gören insanlar yapılacak çeşitli protezler yardımıyla kurtulabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmplant Nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmplantlar, dişlerini kaybeden hastaların çene kemiği içine operasyonla yerleştirilen saf titanyum ya da titanyum alaşımlarından yapılmış metal yapılardır. Bunlar, hastaların kaybedilen dişleri yerine kullanılarak üzerlerine yapılan protezlerle daha önce anlatılan amaçlara erişilmeye çalışılır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-1510033043904341568?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/1510033043904341568/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=1510033043904341568' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1510033043904341568'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1510033043904341568'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2008/03/protez-nedir.html' title='Protez Nedir?'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-7462640201342321337</id><published>2008-02-15T05:41:00.000-08:00</published><updated>2008-02-15T05:43:33.522-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş beyazlatma'/><title type='text'>Dişler Neden Renklenir</title><content type='html'>Dış kaynaklı renkleşmede boyar madde rengi ile dişteki renkleşme benzerdir. Yiyeceklerin ve içeceklerin de boyar maddeleri direk olarak diş yüzeyine tutunabilir. Bu durumda ağıza alınan yiyecek ile renkleşme benzer renktedir. Bu gıdaların içindeki boyarmadde çoğunlukla tannindir. Burada iyon yer değişimi mekanizması işlemektedir. Buna N1 tip renkleşme denir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dış kaynaklı renkleşmede boyar madde rengi ile dişteki renkleşme benzerdir. Yiyeceklerin ve içeceklerin de boyar maddeleri direk olarak diş yüzeyine tutunabilir. Bu durumda ağıza alınan yiyecek ile renkleşme benzer renktedir. Bu gıdaların içindeki boyarmadde çoğunlukla tannindir. Burada iyon yer değişimi mekanizması işlemektedir. Buna N1 tip renkleşme denir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renksiz maddelerin diş yüzeyine bağlanması ve buradaki kimyasal değişim sonucu renkleşmeye neden olması N3 tip renkleşmeleri oluşturmaktadır. Klorheksidin gargara renkleşmesi, kalay fluorid renkleşmesi bu grup içindedir. Yüksek miktarda karbohidrat ve şeker içeren elma, patates gibi yiyecekler bu şekilde kahverengi renkleşme yaparlar.&lt;br /&gt;N1 tip renkleşmeler profesyonel temizlikle (dişhekimi tarafından yapılan diştaşı temizliğiyle) giderilebilir ve ağız hijyeni sağlanarak önlenebilir. N2 tip renkleşmeleri çıkarmak daha zordur. Ancak bunlarda klinikte profesyonel temizlikle giderilebilirler. N3 tip renkleşmeler için çoğunlukla karbamid peroksit gibi bir oksidasyon maddesi ile (diş beyazlatma ile)çıkarılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dış kaynaklı renkleşmelerin en önemli nedeni, boyar madde içeren yiyecek ve çay, kahve, kola gibi içeceklerin sık alınmasıdır. Bu şekilde mine yüzeyinde açık kahverengi-siyah renkleşmeler görülür. Sigara, sigar, pipo kullanımı ile daha çok servikal bölgelerde sarımsı kahverengiden siyaha kadar oluşabilen renkleşmeler oluşabilir. Tütün çignenmesi ise minedeki mikro çatlaklarda koyu renk oluşumuna ve yumuşak doku hasarlarına neden olur. Mikroçatlaklarda oluşan renkleşmelerin giderilmesi hemen hemen imkansızdır.&lt;br /&gt;Bazen dişer sürmeden önce renkleşebilirler. Boyar maddeler diş yapısını etkilemişlerdir, ve bu renkleşmeler iç renkleşmelerdir. İç renkleşmeler dişlerin gelişimi sırasında alınan tetrasiklin, fluorür gibi bazı ilaçlardan, diş gelişimi döneminde geçirilen ateşli çocuk hastalıkları, eritroblastosis fötalis, porfiria gibi yogun pigment oluşumuna yol açan hastalıklardan yada genetik hastalıklardan kaynaklanabilir.&lt;br /&gt;Tetrasiklin renkleşmesi. İntra uterin yaşamın ikinci trimestrinden başlayarak 8 yaşına kadar olan dönemde, yani dişlerin formasyonu döneminde alınan tetrasiklin,(ANTİBİYOTİK) dentin mineralizasyonu sırasında Ca ile şelasyon yapar ve tetrasiklin ortofosfat oluşur. Renkleşme, böyle etkilenmiş dişlerin güneş ışınları alması sonucu tetrasiklin salınımı ile oluşur. Bu nedenle genellikle kesici dişlerin vestibül yüzeylerinde koyu gri veya morumsu kahverengi renkleşme olurken daha az ışık alan azı dişlerinde sarı renkleşme görülür. Renkleşmenin ağırlığı ve yaygınlığı ilacın kulanılma süresine ve kullanım zamanına bağlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Endemik fluoroz renkleşmesi. İçme sularında 1-2 ppm den yüksek miktarda F bulunması, ameloblast metabolizmasının etkilenmesine dolayısı ile defektli mine organik matrisi oluşumuna ve yetersiz mineralizasyona neden olur. Diş macunu, ağız gargarası gibi fluorür içeren ürünlerin aşırı kullanılmının da fluoroza neden olduğu bildirilmiştir.. Böyle dişlerin yüzeyinde beyaz, tebeşirimsi opak alanlar ve sarı kahverengi yada siyahımsı bölgeler örülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastalıklardan kaynaklanan renkleşmeler. Bebeklik döneminde agır bir sarılık geçiren çocukların dişlerinde mavi gri veya kahverengi renkleşmeler, eritroblastosis fötaliste çok sayıda eritrosit yıkımına bağlı karekteristik kahverengi dişler, porfiriaya da ağır pigmentasyona bağlı parlak kahverengi dişler görülür. Bebeklik döneminde, mine oluşumu sırasında geçirilen ateşli hastalıklar, cerbral paralisi, travmaya bağlı nörolojik hasarlar, C ve D avitaminozu, kalsiyum ve fosfor eksiklikleri mine organik matrisinin salgılanma yada matrisin kireçlenme mekanizmasında bozukluğa neden olur. Bu durumlarda hipoplastik veya hipokalsifiye mine oluşumu görülür. Böyle dişler ilk sürdüklerinde normal renktedir, ancak daha sonra dış etkenlerin kalitesiz mineye yerleşmeleri kolay olduğu için kısa sürede dişlerde renkleşmeler oluşur. Hipoplaziler bir veya birkaç dişte birden görülebilir. Amelogenezis imperfekta, dentinogenezis imperfecta gibi kalıtsal hastalıklarda da mine hipoplaziktir ve tüm dişlerde renkleşmeler görülür.&lt;br /&gt;Ne şekilde olursa olsun renkleşen minenin beyazlatılması bazı yöntemlerle yapılır. Beyazlatma yöntemleri genel olarak canlı dişlerde beyazlatma ve cansız dişlerde beyazlatma yöntemleri olarak sınıflandırılabilir. Canlı dişlerde beyazlatma yöntemleri, kullanılan beyazlatma maddelerine göre hidrojen peroksit beyazlatması ve aşındırma beyazlatması olarak ikiye ayrılır. Ancak bazı durumlarda her iki yönteminde sakıncaları vardır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:&lt;br /&gt;1. Geniş pulpalı dişlerde&lt;br /&gt;2. Dişeti çekilmesi&lt;br /&gt;3. Ortodontik hareket sonucu aşırı hassasiyet&lt;br /&gt;4. Ağır mine kaybı&lt;br /&gt;5. Ağızda porselen kuron gibi pahalı restorasyonlar&lt;br /&gt;6. Hamilelik ve emzirme dönemindeki kadınlarda&lt;br /&gt;7. Hidrojen peroksit alerjisi olan kişilerde&lt;br /&gt;Bunlardan birine sahip olup olmadığınız ve bunların diş beyazlatması için size engel olup olmadığını muayene sonucu dişhekiminiz belirleyecektir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-7462640201342321337?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/7462640201342321337/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=7462640201342321337' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/7462640201342321337'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/7462640201342321337'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2008/02/diler-neden-renklenir.html' title='Dişler Neden Renklenir'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-2590985122850606731</id><published>2008-02-14T08:53:00.000-08:00</published><updated>2008-02-14T08:55:11.575-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş çürükleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çürük tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş çürümesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş dolgusu'/><title type='text'>DİŞ ÇÜRÜMESİNİN TEDAVİSİ</title><content type='html'>Oyukların (çürükler) çoğunun farkına bir diş muayenesi sırasında varılır, çünkü çürümenin erken evreleri ağrısızdır. Diş çürümesini erken saptamak ve tedavi etmek ağrıyı, masrafı önler ve en önemlisi size dişinizi kazandırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir oyuk keşfedilir keşfedilmez, durum daha ağrısız gibidir, çünkü dişin dış bölümleri, diş minesi ve dentin ağrıya karşı diş özüne nazaran daha az hassastırlar. Çürüğünüz olup olmadığını saptamanın bir yolu diş röntgeni çekmektir. Diş hekiminiz, diş öykünüz ve dişlerinizin durumu temelinde röntgenin gerekli olup olmadığını ya da kaç röntgen çekilmesi gerektiğine karar verecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişinizde çok ciddi bir çürük varsa, modern diş hekimliği, tedavi sürecinin rahatsızlığını gidermek için donanmıştır ve genellikle diş dolgusu (onarılma) ya da kanal tedavisi (dişin hastalıklı bölümünün alındığı ve etkilenmemiş kök ve dişlerin yerinde bırakıldığı) gibi işlemlerle diş kurtarılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş Dolguları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu kez, belirtileri fark etmişsinizdir. ancak düzenli muayeneniz için diş hekiminize gittiğinizde, diş hekiminiz çürüğü bulur. Ancak, bazı durumlarda: tatlı, çok sıcak ya da çok soğuk bir şey yediğinizde dişinizde hafif bir ağrı hissedebilirsiniz. Bu, diş çürümesinin en erken belirtisidir. Eğer, tatlı, sıcak ya da soğuk yiyecekler yerken keskin bir ağrı duyuyorsanız, bu daha ciddi bir çürümenin işaretidir. Bu durumların her birinde, çürüme süreci, dişin çürüyen kısmı temizlenerek (oyularak) ve bunun yerine dolgu konularak durdurulabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer çürüme yaygınlaşmış ise ya da siz özellikle çok hassassanız, ağrıyı kesmek için lokal anestezi (diş etlerine yapılan iğne yoluyla) uygulanabilir. Duruma göre bazı diş hekimleri rahatsızlık ve endişeyi azaltmak için diazot monoksit verebilirler. Eğer, ilaçla tedavi görüyor iseniz, herhangi bir anestezik almadan önce bunu mutlaka diş hekiminize söyleyin.çünkü, birlikte alınan belirli ilaçlar ve anestezikler ters reaksiyonlar doğurabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etkilenmiş bölüm bir kez temizlendiğinde, diş hekiminiz artık dişinizi iyileştirmeye hazırlanacaktır. Kullanılan dolgu tipi dişin konumuna ve işlevine bağlıdır çiğneme işlevinin çoğunu yapan azı dişleri daha fazla basınca maruz kalırlar ve ön dişlerden daha dayanıklı bir maddeye gereksinimleri vardır. Buna ek olarak, eğer mümkünse ön dişdeki bir dolgu, dişin kendi rengiyle uyumlu olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen, çürüme yaygın olduğunda, dişinizin tedaviye reaksiyonu ve hassasiyetinin gözlemlenmesini sağlamak için geçici bir dolgu yapılabilir. Birkaç hafta sonra, ters belirti ya da şikayetler yoksa, diş hekiminiz dolguyu çıkarır ve yerine kalıcı dolguyu koyar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En yaygın onancı malzeme gümüş amalgamdır ve arka dişlerde kullanılır. Bu tür dolgular aslında civa, gümüş ve diğer metal alaşımlarıdır. Standart alaşıma yakın bir zamanda eklenen bakır, günümüzün gümüş dolgularını birkaç yıl öncekinden daha dayanıklı bir hale getirmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha pahalı bir onarım olan altın dolgu, daha fazla kuvvet ve destek gerektiğinde amalgamın yerine kullanılır. Böyle bir dolgu kararmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ön dişlerdeki dolguların mümkün olduğu kadar görünmemesi gerekmektedir. Porselen sementin bir biçimi olan ve diş minesine benzeyen asit silisit tuzu, yakın geçmişe kadar standart bir seçimdi. Artık, daha sıklıkla plastik reçine kullanılmaktadır. Her iki biçim de doldurulan dişin rengiyle uyum sağlayacak biçimde renklendirilebilir Gelecekte, bileşik malzemeler azı dişleri ve köpek dişlerinin çiğneme yüzeylerinde kullanılabilecek kadar güçlü yapılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ara sıra, ön dişlerdeki küçük oyuklar için onarım malzemesi olarak altın kaplama kullanılmaktadır. Porselen ya da plastik bileşik malzemelerden daha pahalı ancak daha dayanıklıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer dişiniz, birkaç dolguyu ya da bir büyük dolguyu kırma tehlikesi olmadan destekleyemeyecek kadar çürümüşse, diş hekiminiz çürüğü temizleyebilir, boşluğu sement ya da amalgama doldurabilir ve bir porselen kaplama, metal bir kron ya da bir birleşik metal ve porselen kron ile doldurabilir. Kalıp genellikle dişinize göre yapılır ve kron laboratuvarda imal edilir. Daha sonra bu kron yerine oturtulur, şekil verilir ve son olarak dişinizden geriye kalan parça üzerine yapıştırılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanal (diş kökü kanalı) Tedavisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer şiddetli biçimde çürümüş bir dişiniz varsa ya da kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya gelecek kadar iltihaplanmışsa, diş hekiminiz ya da endodontist bir kanal tedavisi uygulayabilir. Bu işlem, sinir ve damar dokusunun (diş özü), kökten ve diş özü yuvasından ve ilişkili herhangi bir çürümüş diş yapısından temizlenmesini içerir. Kök ve dişin temelinin yerinde kalmasına izin verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanal tedavisi, bir muayenehane işlemidir ve lokal anestezi gerektirir. Bu çok aşamalı işlemde, diş özü temizlenir, yaratılan oyuk sterilize edilir ve hareketsiz bir malzeme (guttapercha) ve sement ile doldurulur. Diş yapısı artık öncekinden daha kolay kınlabiıir bir yapıdadır. Bu nedenle, genellikle kron gibi kalıcı bir onarım gerektirir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-2590985122850606731?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/2590985122850606731/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=2590985122850606731' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2590985122850606731'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/2590985122850606731'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2008/02/di-rmesinin-tedavisi.html' title='DİŞ ÇÜRÜMESİNİN TEDAVİSİ'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-6751708846945203492</id><published>2008-02-14T08:52:00.002-08:00</published><updated>2008-02-14T08:53:30.167-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş fırçalamak'/><title type='text'>Diş fırçalamak diş etlerini güçlendiriyor</title><content type='html'>Diş fırçalamak diş etlerini güçlendiriyor&lt;br /&gt;Diş fırçalarken hücrelerin zarar görmesinin dişetinin sağlıklı kalmasına yardımcı olabileceği belirtildi. ABD’deki Georgia Tıp Fakültesi’nden bilimadamları diş fırçasındaki kılların dişetleri ve diller üzerindeki epitelyal hücrelerde delikler oluşturduğu bildirildi. Araştırmacılar yaptıkları deneyde, öncelikle farelerin kan dolaşımına florasan bir boya maddesi enjekte etti. Ardından farelerin dişleri, dişetleri ve dilleri fırçalandı. Fırçalamanın ardından hücrelerin içine ilerleyen kalsiyumun, deliklerin kapanması için iç dokuyu faaliyete geçirdiği gözlendi. Bu onarım işleminin birkaç saniye sürdüğü kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmayla ilgili bilgi veren hücre biyoloğu Dr. Paul L. McNeil, diş fırçalamanın bakterileri yok ettiğini vurgulayarak, "Ancak diş fırçalamanın başka olumlu etkileri de olduğunu düşünüyoruz. Kaslar gibi, vücudumuzdaki birçok doku mekanik strese daha güçlenerek karşılık verir. Bizler de dişetlerinin bu mekanik strese daha kalınlaşarak ve daha sağlıklı hale gelerek cevap verdiğini düşünüyoruz" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14.08.2007&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak : İHA&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-6751708846945203492?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/6751708846945203492/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=6751708846945203492' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/6751708846945203492'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/6751708846945203492'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2008/02/di-fralamak-di-etlerini-glendiriyor.html' title='Diş fırçalamak diş etlerini güçlendiriyor'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-4043425021235535553</id><published>2008-02-14T08:52:00.001-08:00</published><updated>2008-02-14T08:52:37.968-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş eti kanamaları'/><title type='text'>Dişeti Kanamaları</title><content type='html'>Dişeti Kanamaları&lt;br /&gt;Nedenleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişeti İltihabı: Diş etleriniz kızardı, yumuşadı, parlıyor ve şiş. Hafif fırçalamayla bile kolayca kanıyor. Dişeti iltihabı, diş temizliğiyle önlenebilir. Ancak bir kere başladı mı, tedavi edilmezse, ciddi dişeti ve çene kemiği hastalıklarına yol açabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş Hastalıkları: Dişeti iltihabınız tedavi edilmedi. Dişleriniz kolayca kanıyor. Şişmiş diş etlerinizle dişlerinizin arasında bakteriler ve yemek artıkları birikmiş. Ağzınızda tuhaf bir tat var ve nefesiniz kokuyor. Diş etleriniz, diş diplerinden çekiliyor; bu bölge sıcağı, soğuğa ve tatlı yiyecek ve içeceklere hassas. Bazen dişeti torbalarında apseler oluşuyor. Diş kökünüzdeki kemik hasar gördü ve bir ya da birkaç dişinizi kaybettiniz. Bu, ciddi bir durumdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anemi veya Lösemi: Diş etleriniz kolayca kanıyor ve aynı zamanda burun kanaması, yorgunluk ve güçsüzlük, nefes darlığı, çabuk çürüme eğilimi söz konusuysa, ciddi bir aneminiz olabilir. Bu belirtilere ek olarak kemik ağrısı (özellikle bacaklarınızda) karında ağrı ve şişme, mide bulantısı, ateş, gece terlemesi, iştahsızlık ve kilo kaybı görülüyorsa, bir tür lösemi söz konusu olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vincent Enfeksiyonu: Kızarmış, şişmiş, ağrıyan ve kanayan diş etleriniz, gri bir zarla kaplanmış. Konuşurken ya da nefes alırken acıyor ve nefesiniz kötü kokuyor, ağzınızda kötü bir tat var. Aşırı tükürük oluşuyor. Bu durum, diş temizliğine dikkat etmemekten, fiziksel ve duygusal stresten, yetersiz beslenmeden ve çok sigara içmekten kaynaklanan ve bulaşıcı olmayan bir enfeksiyondur. Tedavi edilmesi gerekir ve tahrişe yol açan nesnelerden (sigara ya da baharatlı yiyecekler) uzak durulmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne Yapmalı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş etlerinizi fluorürlü bir diş macunuyla günde en az iki kere veya mümkünse her yemekten sonra fırçalayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günde en az bir kere diş ipliği kullanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişlerinizi iyi temizleyin; temizlediğinizi renk veren tabletlerle kontrol edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yediklerinize dikkat edin. Aşırı rafine şeker içeren, özellikle de dişlerinize yapışan yiyeceklerden kaçının. Yeşil sebze ve elma gibi kaba maddeli yiyecekleri seçin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asiti almak için yemeğin sonunda ağzınıza peynir atın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A ve C vitaminini eksik etmeyin. Bunlar kavun, brokoli, ıspanak, ciğer, güçlendirilmiş süt ürünleri, portakal, greyfurt, domates, patates ve yeşil biberde vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılda iki kere dişlerinizi diş doktoruna temizletin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-4043425021235535553?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/4043425021235535553/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=4043425021235535553' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/4043425021235535553'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/4043425021235535553'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2008/02/dieti-kanamalar.html' title='Dişeti Kanamaları'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-6579670860430625334</id><published>2008-02-14T08:51:00.001-08:00</published><updated>2008-02-14T08:51:49.728-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusu tedavisi'/><title type='text'>Ağızda Kötü Koku</title><content type='html'>Ağızda kötü koku (HALİTOZİS); kişinin yediklerine (sarımsak, soğan, baharat gibi), içtiklerine (rakı, şarap, sigara, bira gibi) veya aldığı ilaçlara bağlı olarak gelişebilir. Hastalığından dolayı sadece sıvı tüketenlerde mekanik olarak besinlerin temizlenmesi mümkün olmayacağından ağız kokusu olabilir.&lt;br /&gt;Bazı psikiyatrik rahatsızlıklarda da kişi her şeyin kötü koktuğunu sanır (dysosmia).&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ağız boşluğundan kaynaklanan kötü kokular&lt;br /&gt;       - Kötü ağız hijyeni : Dişler arasında kalmış olan besin artıkları, çürük dişler, temiz tutulmayan protezler, paslı dil&lt;br /&gt;       - Piyore : &lt;br /&gt;       - Ağız içi iltihapları : aftlarda, ağız içi yaralarında (özellikle vincent stomatiti), agranülostoz hastalığında ve akut lösemiye bağlı gelişen ağız içi iltihaplarında&lt;br /&gt;       - Bazı tonsillitler (bademcik iltihabı) &lt;br /&gt;       - Bazı kanserler : dil, bademcik, damak, ağız tabanı, arka duvar (farinks) kanserleri ülserleşince fena kokuya neden olurlar.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ağız arka duvarından (farinks) kaynaklanan kötü kokular&lt;br /&gt;       - Burnun iç yüzeyini döşeyen derinin hastalıkları &lt;br /&gt;       - Burun orta duvarında iltihabi harabiyet : sifilise bağlı olabilir.&lt;br /&gt;       - Sinüzitler : özellikle kronikleşmiş maksiller sinüzütler&lt;br /&gt;       - Nazofarinks kanseri&lt;br /&gt;       - Burun polipleri, eğrilik (septum deviasyonu) : &lt;br /&gt;       - Adenoid hiperplazi : küçük çocuklarda sık rastlanır, burunla ağız arka duvarının kesişim yerindeki lenf düğümlerinin büyümesidir.&lt;br /&gt;       - Nazofaringeal kist (Thornwaldt kisti): enfekte olursa koku yapar. &lt;br /&gt;       - Burunda yabancı cisim : özellikle küçük çocuk, akıl hastaları ve ileri yaştakilerde göz ardı edilmemelidir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bronş ve Akciğer Hastalıklarından kaynaklanan kötü kokular&lt;br /&gt;       - Bronşektazi &lt;br /&gt;       - Akciğer absesi ve özellikle gangreni (tüm odada duyulur).&lt;br /&gt;       - Üzerine enfeksiyon binmiş verem (tüberküloz) kaviteleri&lt;br /&gt;       - Bronş kanserinin ileri aşaması&lt;br /&gt;       - Bronşlara açılan abse veya ampiyem&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Sindirim Sistemi Hastalıklarından kaynaklanan kötü kokular&lt;br /&gt;       - yemek borusu kanseri&lt;br /&gt;       - yemek borusu darlığı, mide ilk bölümünde genişleme bozukluğu&lt;br /&gt;       - yemek borusu ve ağız arka duvarında keseler (divertiküller)&lt;br /&gt;       - diyafragma fıtıkları&lt;br /&gt;       - mide kanseri&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Diğer Hastalıklarından kaynaklanan kötü kokular&lt;br /&gt;       - Asidozis : şeker hastalığı ve diğer bazı hastalıklarda görülebilen ve komaya kadar gidebilen acil durumlar. Aseton (ekşi elma) kokusu&lt;br /&gt;       - Üremi : böbrek yetmezliğine bağlı gelişen bir durum. Amonyak kokusu&lt;br /&gt;       - Karaciğer yetmezliğinde : fare idrarı kokusu&lt;br /&gt;       - Alkol koması &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;YUKARIDA SIRALANA NEDENLERİN HİÇ BİRİ SAPTANAMADIĞI HALDE YİNE DE AĞZI KÖTÜ KOKAN KİŞİLER BULUNABİLİR. DİŞ DOKTORU, KBB UZMANI, GÖĞÜS HASTALIKLARI UZMANI, GASTROENTEROLOJİ UZMANI TARAFINDAN İNCELENMEDEN KESİN TANI KONMAMALIDIR.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-6579670860430625334?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/6579670860430625334/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=6579670860430625334' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/6579670860430625334'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/6579670860430625334'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2008/02/azda-kt-koku.html' title='Ağızda Kötü Koku'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-5659092895295010189</id><published>2008-02-14T08:50:00.000-08:00</published><updated>2008-02-14T08:51:17.256-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusu tedavisi'/><title type='text'>Ağız Kokusunu Gideren Besinler</title><content type='html'>Ağız Kokusunu Gideren Besinler&lt;br /&gt;İsrail de yayımlanan Yediot Aharonot gazetesinin haberine göre, C vitamini bakımından zengin meyve veya yoğurt yemek ağız kokusunu ortadan kaldırıyor. Elma, çilek, limon ve portakal gibi meyveler ile kereviz, havuç gibi sebzelerin ve yoğurdun içinde bulunan bir tür aktif bakterinin, ağızda kötü koku yaratan sülfürü azalttığı bildirildi. Araştırmacılar, özellikle yoğurdun sülfür seviyesini yüzde 80 azalttığını saptadı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-5659092895295010189?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/5659092895295010189/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=5659092895295010189' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5659092895295010189'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5659092895295010189'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2008/02/az-kokusunu-gideren-besinler.html' title='Ağız Kokusunu Gideren Besinler'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-5135655096810730530</id><published>2008-02-14T08:49:00.000-08:00</published><updated>2008-02-14T08:50:25.130-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş çürükleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş fırçası seçimi'/><title type='text'>Diş Fırçası Seçimi</title><content type='html'>Diş Fırçası Seçimi&lt;br /&gt;Dişlerinizin ve diş etlerinizin temizliği için en iyi diş fırçası yumuşak, ucu yuvarlatılmış ya da parlatılmış kılları olanlardır. Sıkı ya da sert diş fırçaları diş eti dokularınızı zedeleyebilir. &lt;br /&gt;Diş fırçasının büyüklüğü ve biçimi, her dişe ulaşabilecek şekilde olmalıdır. Çocuklar ve erişkenler için çeşitli büyüklükte diş fırçaları olduğu gibi, çeşitli kıl şekilleri olan diş fırçaları da bulunmaktadır. Unutmayın, diş fırçasındaki kılların yalnızca uç kısımları temizlik işlemi yapar, bu nedenle diş fırçasını büyük bir kuvvetle bastırmaya gerek yoktur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş fırçanızı her 3-4 ayda bir ya da fırçanın kılları büküldüyse daha önce yenileyin. Böylece, her zaman, dişlerinizin ve diş etlerinizin yüzeyinden plağı (bakteri ve şeker) daha iyi temizleyen kılları olan bir diş fırçası kullanıyor olursunuz. Dışa doğru eğilen kıllar, diş fırçanızı yenileme zamanının çoktan geçtiğine işaret eder. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin ve aileniz için en uygun diş fırçasının hangisi olduğu konusunda şüpheleriniz varsa, diş hekiminizden size uygun diş fırçasını önermesini rica edin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-5135655096810730530?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/5135655096810730530/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=5135655096810730530' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5135655096810730530'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/5135655096810730530'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2008/02/di-fras-seimi.html' title='Diş Fırçası Seçimi'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5266163508290341256.post-1650118441281509436</id><published>2008-02-14T08:48:00.000-08:00</published><updated>2008-02-14T08:49:34.767-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş çürümesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='flor'/><title type='text'>Diş Çürümesi Ve Flor</title><content type='html'>Bundan on, yirmi sene önce, bilim adamları floru eksik içme suyuna flor ekleyerek, bu suyu içen çocuk ve ergenlerde çürük sayısının azaldığını buldular. Günümüzde, bilim adamlarının delili ise kesin: içme suyuna ve diş macununa flor eklenmesi, özellikle çocuklar arasında çürükleri önlüyor. Özellikle çocukluk dönemi başlangıcında flor almak dişlerin gelişimine yarar sağlar. Flor, mine yapısı içine girer ve sürekli koruma sağlar.&lt;br /&gt;Siz ve aileniz her zaman flor içeren diş macunu ile dişlerinizi fırçalamalısmız.&lt;br /&gt;Çocuklara cazip kılmak için özel olarak tatlandırılmış olanlar da dahil çeşitli florlu diş macunları vardır.&lt;br /&gt;Flor kullanımının sonuçları öyle etkileyicidir ki, günümüzde sadece diş macunları değil bazı içme suyu kaynaklan da florid içerir. Flor ucuz, güvenilir ve etkilidir. Yine de, insanların çok azı florlu su içmektedir. Eğer çocuğunuz varsa ve içme suyu şebekesi böyle bir işlem görmemişse, okullarınızda içme suyu için florlama isteyin. Buna ek olarak, florlu su içemeyen her yaştaki kişi, diş hekimi ya da doktor reçetesiyle elde edebileceği flor damlaları ya da tabletleri kullanarak yarar sağlayabilir.&lt;br /&gt;Büyük yaştaki çocuklar, ergenler ve erişkinler diş çürümesine en duyarlı olanlardır. Bunlar için, diş hekimi tarafından uygulanacak flor tedavisi kadar, florlu ağız çalkalama sulan (diş suyu) da yararlı olabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5266163508290341256-1650118441281509436?l=dis-bakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/feeds/1650118441281509436/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5266163508290341256&amp;postID=1650118441281509436' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1650118441281509436'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5266163508290341256/posts/default/1650118441281509436'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dis-bakimi.blogspot.com/2008/02/di-rmesi-ve-flor.html' title='Diş Çürümesi Ve Flor'/><author><name>Dk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
